İÇ HABERLER

 

BAYRAĞA SARILDI!

 

 

 

 

*

 

 

 

 

 

 

Sitemizin hazırladığı ve İzmir Bilboardlarını dolduran AKP afişlerini yorumsuz veriyoruz. MEB tabelalarından (Türkiye Cumhuriyeti) ibaresini kaldıran, Kürt açılımı altında, tüm yurdu barut fıçısına çeviren AKP'nin ve AKP başının  sırt sırta nasıl da 360derece çark ettiğini, bu Müslüman Necip Türk Milleti elbette idrak etti. Şimdi hem AKP'yi ve hem de başını siyaset mezarlığına gömmenin tam zamanı. Ama kim gömecek? Zaman ola, hayır ola!..

Psikolojik savaşa devam!...

HORTLADILAR

TC Hükümetini devirmeye, İktidardaki, Ak Partiyi kapatmaya yönelik; İnternet yoluyla, Psikolojik savaş tam hızıyla sürdürülüyor. Yayınlarımız ve 2. ihbar mektubundan sonra paniğe kapılan bazı siteler ve arkadaşlık grupları, sahip ve isim değiştirerek tekrar yayına başladılar. Gazetecilik terimiyle; Hortladılar...

HER GÜN 10 MİLYON KİŞİYE HABER VE YORUM SERVİS EDİLİYOR

DARBENİN POSTAL SESLERİ DUYULUYOR!..

Yaklaşık üç yıldır internet imkanları ve kaynakları kullanılarak: Cumhuriyetimize, Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, ailesine, nesebine, silah arkadaşlarına, Türk ırkına, Türk büyüklerine ve Türk tarihine, CHP'ye, Kızılbaş-Alevi ve Kürt vatandaşlarımıza yönelik olarak sürdürülen saldırıları ve Ergenekoncu-Ümraniyeci sunumuyla tanınan, İşçi Partisi yandaşı grupların arkasında Odaların, Kamu Kurumu niteliğindeki birliklerin, Federasyon ve derneklerin olduğunu ilk kez sitemiz belgelemeyi başarmıştı. İzmir'de faaliyet gösteren EBSO üyesi bir A.Ş. nin kanunsuz olarak kurup işlettiği www.gizlibelge.com sitesini yine sitemiz tamamen susturmayı başarmıştı. 2. ihbar mektubunun gönderilmesinin ardından, sayıları 60'ı bulan internet sitesi ve 500'ün üzerinde mail grubu yayınlarını durdurmuşlardı. Deşifre olan gruplar, kendilerini derleyip toplayarak, isim ve sahip değiştirerek saldırı yayınlarını tekrar başlattılar. Her gün yaklaşık 10 milyon kişiye, mail yoluyla ulaşılarak, sayısız makaleler ve haberler servis ediliyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Sitemiz sahibi, Başyazarı ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı Hakkı DEDELER şunları söyledi: "Bugüne kadar sayısız kez darbeye şahit oldum. Her darbe öncesinde, anormal gelişmeler oldu. 1 Mayıs olayları, Sivas ve Kahraman Maraş olayları, Kıbrıs ve Cumhuriyet mitinglerinde yaklaşan darbelerin postal seslerini duyup hissettim. Yaklaşık üç yıldır, İşçi Partisi güdümlü sivil ve muvazzafların, Odaların, birliklerin, federasyon ve derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının şer faaliyetlerini yakından izliyorum. 2. İhbar Mektubuyla deşifre olan siteler ve mail grupları, benim de gayretlerimle sus pus oldular. Yaklaşık iki-üç aydır suskun kaldılar. Kendilerine bu suskun kaldıkları dönemde, bazı hakim ve savcılar, emniyet mensupları, muvazzaf askerler destek verdiler. Bilhassa Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ve bazı savcılar suç delillerini karartıp, yok etmeye çalıştılar. Deliller karartıldı. Şimdi tekrar hortladılar. Bir kısmı sahip değiştirdi, isim değiştirdi ve yollarına devam ediyorlar. Eski TBMM'i başkanı Sayın Bülent Arınç'a yönelik ortaya çıkartılan olay suikasta yönelik değil, bana göre;darbe sırasında tutuklanabileceği adreslerin tespitine yöneliktir. Cumhuriyetimize ve Kurucusu Gazi Paşamıza saygılı, bağlı olan sitemin ve şahsımın  yaklaşık olarak 5 yıldır dinlenmesi ve izlenmesi bizi yıldırmadı. Biz tek tek bu şer yuvalarını tespit edip, yargıya yeterli belgeleri verdik" 

DTP KAPATILDI

Ahmet TÜRK ve Aysel Tuğluk'un milletvekilliği düşürüldü...

Anayasa Mahkememiz DTP'nin kapatılmasına, Milletvekilleri Ahmet Türk ve Aysel TUĞLUK'un milletvekilliklerinin düşürülmesine karar verdi.

İşte Kılıç'ın açıklamasıyla yasaklı 37 isim:
- Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz Yeşilyurt,i Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hatice Adıbelli, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İzzet Belge, Kemal Aktaş, Leyla Zana, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa Farisoğlulları, Necdet Atalayı, Nurettin Demirtaş ve Selim Sadak’ın Anayasa’nın 69. maddesinin 9. fıkrası gereğinde, gerekçeli kararın Remi
5 yıl süreyle, bir başka partinin kurucusu, yönetici denetçisi olamayacaklarına.
– Beyan ve eylemlerle partinin kapatılmasına neden olan Mardin Mile Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerinin, gerekçeli kararın resmi gazete’de yayınlanmasından sonra, sona ermesine. Parti tüzel kişiliğinin kapatma kararı verildiği tarihte son verilmesine gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin Başbakanlığa ve Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiştir.

Arbedeyi İzmir İl Emniyet Müdürü ve MHP İl başkanı önledi

İZMİR EMNİYET MÜDÜRÜ: "Her şey vatan için" diye slogan atan vatandaşlara, "Lütfen vatan için dağılın" dedi.

MHP İL BAŞKANI: "Türkiye çok büyüktür, ucuz ve küçük adamların tezgahına düşmeyecektir"

AKP'nin Kürt açılımı projesine, tüm yurtta olduğu gibi, İzmir'de de tepkiler artarak patlama noktasına geldi. Zafer kazanmış halk edasıyla; PKK ve Bölücü başı pankartları, posterleri açarak, konvoy yapan DTP denilen bölücü şer partiye; İzmirli öfkesini münferit olarak göstermek amacıyla, konvoya müdahale etti. MHP'den gelecek bir işaret veya  provakatif bir işaret İzmir'i kana bulayabilirdi. Ama sağ duyu galip geldi ve bu ucuz gruba daha fazla engel olunmadan arbede önlenmiş oldu. Peki ama; bu güne kadar 86 yıldır polisine ve askerine kurşun sıkmayan, çalışmalarına engel olmayan, hep destek veren Müslüman Türk Milleti ne oldu da polisini yaralayıp aracının taşla camlarını kırdı? Sağ duyuyla düşünenler, bunu yapanın Müslüman Necip Türk Milleti olmadığını görmüştür her halde...  Mahalli bir gazetenin konuyla ilgili haberi:

İzmir'de meydan savaşı yaşandı
Üçyol'da DTP'lilerle halk arasında taşlı ve sopalı çıkan olayda, dördü polis 11 kişi yaralandı. Çok sayıda otomobil ve belediye otobüsünün de camı kırıldı
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün İzmir'de partililerle buluşmasına Üçyol semtinde çıkan olaylar damgasını vurdu. Çeşitli ilçelerden konvoylar halinde gelen DTP'liler ile vatandaşlar arasında taşlı ve sopalı kavga çıktı. Emniyet yetkililerinin müdahale ettiği olaylarda, dördü polis memuru 11 kişi yaralandı, çok sayıda araç da hasar gördü. Yaralananlar arasında Yeni Asır muhabiri Tolga Tekin de bulunuyor. Ayağına atılan taştan yaralanan Tekin, hastanede ayakta tedavi edildi, ayrıca başına taş gelen bir kişinin de hastanede müşaade altında tutulduğu belirtildi.
Çıkan olaylarda çok sayıda otomobil ve belediye otobüsünün de camları karıldı.
SLOGAN ATTILAR
Üçyol Kavşağı'nda toplanan vatandaşlar, konvoydakilere tepki göstererek, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" şeklinde slogan attı ve İstiklal Marşı okudu. Bu sırada bazı vatandaşların konvoydakilerin üzerine yürümesi üzerine, polis havaya ateş açtı. Olay yerine gelen İl Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, "Herşey vatan için" diye slogan atan vatandaşlara, "Lütfen vatan için dağılın" dedi.
Bu arada olayların olduğu yere MHP Karabağlar İlçe Teşkilatı'nın üyeleri de gelerek slogan attı. Olay yerine gelen MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise, "Partimiz bu provakasyonlara alet olmayacaktır ve problemlerin çaresini TBMM'de iktidar olarak arayacaktır. Kimse faydacı, fırsatçı bakış açısıyla teşkilat mensuplarımızı kışkırtmaya kalkmasın. Bu olay sözde açılımın İzmir'de yarattığı krizdir. Herkes ders almalı. Türkiye çok büyüktür, ucuz ve küçük adamların tezgahına düşmeyecektir" diye konuştu. Bu arada apartmanlara dev Türk bayrakları asılırken, vatandaşlar bir süre yolu trafiğe kapattı. Öte yandan, olayları yatıştırmaya çalışan emniyet yetkilileri, Halilrıfatpaşa yolundan sahile doğru yürümek isteyen vatandaşlara izin vermedi.
CHP'YE TEPKİ
Bu arada Çankaya'ya gelen Ahmet Türk, Üçyol'daki olayları eleştirerek başladığı konuşmasında, CHP'nin Türkiye'de seçkin ve elit kesimi temsil ettiğini belirtti. Türk, "CHP bugün Dersim katliamını savunacak bir pozisyon göstermektedir" dedi. Dersim'in bir isyan değil, insanların haksızlığa ve zulme karşı duruşları olduğunu kaydeden Türk, "1935 ile başlayan süreçte, o onurlu halk nasıl susturulur, bunun hesabını yaptılar ve olayları bir katliama dönüştürdüler. Seçkin ve elit kesimi temsil eden CHP, o katliamı savunacak bir pozisyon göstermektedir." diye konuştu. (Y.Asır)

Sitemizin sahibi, yazı işleri müdürü ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı Hakkı DEDELER:

"TSK'mizin bizi izlemesinden ve Türkiye'nin tek; Büyük Turancı ve Milliyetçi sitesi olmaktan şeref duyduk. Atatürk'e ve Cumhuriyete hakaret eden siteyi TSK içerisindeki cuntanın organize ettiğini tahmin ediyorum"

Genel Kurmay Başkanlığı, internet sitelerini izlediklerini kabul etti. Bu izlenen siteler arasında Bozkurt sitemiz www.asilkan.org ' da var. Konuyla ilgili olarak, sitemizin sahibi, yazı işleri müdürü ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı Hakkı DEDELER şunları söyledi: "Kürt açılımı yapılarak, bölücülere, bebek katili teröristlere adeta madalya verildiği bir dönemde, Atatürk'e, Türkiye Cumhuriyeti'ne hakaretler yapıldığı, memur savcılarının olayın üzerine gitmekten imtina ettiği günümüzde, bölücü, yıkıcı, Fethullahçı, irticacı sitelerin yanı sıra, Dünyanın en büyük ve tek, Büyük Turan sevdalısı Bozkurt sitemizin TSK tarafından izlenmesi bize şeref vermiştir. Biz vatanımızı, Müslüman Necip Türk Milleti'ni, Türkiye Cumhuriyeti'ni, kurum ve kuruluşlarını canımız kadar çok seviyoruz. Toz kondurtmadık, kondurtmayız da... Ama, EBSO davamıza konu olan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyeti'ne saldıran şer odaklı sitelerin TSK'li tarafından desteklendiğini tahmin ediyorum. Şanlı ordumuza sızan bir kısım Marksist, Leninist ve Materyalist eğitim almış, beyinleri yıkanmış subaylarımız olabilir.

Bu subayların TSK'lerden atılması gerekiyor. Bu hassasiyetle yapılmalıdır. Çürük yumurtalar ayıklanmak istenirken, Kümes yakılmamalıdır. Şanlı ordumuza halel getirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri, 86 yıldır Müslüman Necip Türk Milleti daima ordusunun yanında olmuştur. Bu güne kadar kendisini Müslüman Türk hisseden tek bir kişinin polisimize ve askerimize kurşun sıktığı vaki değildir. Ne yazık ki; kendisine Marksist, Leninist, Materyalist ve Komünist eğitim verilen, beyni yıkanan bir takım cunta heveslisi subaylar şanlı ordumuz içerisine yabancı desteğiyle sızmayı başarmışlardır. Bunların yaptığı zelil davranışları ordumuza mal edemeyiz. "Oğlum terhis ol" dediğimiz gün, kışlalar boşalır. Bu tip yabancı güdümlü üç-beş haddini bilmez subay kabak gibi içtima alanında dikili kalır. Şanlı ordumuzun bel kemiği Müslüman Necip milletimizdir. Şanlı ordumuz her dakika inisiyatifimiz altındadır. Türkiye'de Türk vardır, Türkiyeliliği kabul etmiyoruz. Tekrar söylüyorum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyetimize küfür ettiren sivil ve askeri şahsiyetler derhal ortaya çıkartılmalı, Atatürk suçlarını araştıran "memur" savcılarımız görevlerini savsaklamadan yapmalıdır. Aksi halde, biz soramasak bile, bizden sonrakiler bunun hesabını mutlaka soracaktır. Geçtiğimiz senelerde İstiklal Madalyası taşıyan gazilerimiz dilenirken zabıtalarca yakalanıp, dövüldüler. Açlıktan ölen gazimiz vardı. Şimdi bugün okuduğum bir haberde, Kore gazimizin açlık ve sefaletten öldüğünü esefle karşıladım. Şehidine ve gazisine sahip çıkmayarak, terörist isyancılara adeta madalya üstüne madalya vermek isteyenleri biz Türkiyeli olarak kabul etsek bile, kanı düzgün bir asilkan Türk olarak göremeyiz. Bugüne kadar şehid edilen her polisi ve askeri kalbimize kazıdık. Onların aile fertleriyle birlikte ağladık, öfkelendik ve diş biledik. Ben tekrar söylüyorum TSK'nin bizi izlemesinden şeref duydum. Aksi amaçlı takip edenleri de yakından biliyoruz. Henüz kanatlanamadık. Kanatlarımız çıktığında, tepesine ineceğimiz tek grup Müslüman Necip Türk Milleti'ne ihanet eden soysuzlar olacaktır. Hesap mutlaka asilkan'la sorulacaktır" Değerli okuyucularımız, bu satırları güncellediğimiz saatlerde EBSO'nun sitemizi susturmak için 12. davasını açtığını öğrendik. Bozkurt sitemizi tamamen susturmayı amaçlayan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyeti'ne küfredenlere 26 Mayıs'tan bu yana işlem yapmayanların tutum ve davranışlarını kınıyoruz. Gün ola, devran döne, harman ola!...

ADALET BAKANINI CEVAP VERMEYE DAVET EDİYORUZ!

Adalet yine yerine getirilmedi...

ŞOK ŞOKÇU yine korunup kollandı!...

ŞOK ŞOKÇUYA VERİLEN CEZAYI TÜRK MİLLETİ ADINA TAKDİRLERİNİZE BIRAKIYORUZ:

BU İŞTE CIA'NİN PARMAĞI VAR MI?

EBSO Üyesi A.Ş. tarafından organize bir şekilde, Türkiye Cumhuriyetine, Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına, aile fertlerine, Kızılbaş ve Kürt vatandaşlarımıza, CHP'ye ve Türk büyüklerine yaklaşık 5 yıldır hakaret ve küfürler içeren saldırılar yapıldı. Askeri savcılık ve sitemiz tarafından, bu saldırıların İzmir'de faaliyet gösteren Aytaş Tarım Ürünleri A.Ş. tarafından yapıldığını belgeleriyle sivil savcılara iletildiği halde, tamı tamına 2 milyon kez yapılan saldırıların cezası yine şahsa kesildi. Şahıs korunup kollanarak suçla orantılı olmayan bir şekilde sözüm ona cezalandırıldı. 13 yaşındaki bir çocuk kazaen bir Atatürk büstünü kırsaydı 2 yıl ceza alacaktı. Ama; gelin görün ki; 2 milyon kez saldırı yapan şirkete ve yöneticilerine hemen hemen hiç bir ceza verilmedi.

EBSO ve adı geçen şirket hakkında İzmir Cum. Savcılığına 26 Mayıs 2009 tarihinde TÜRK MİLLETİ adına verdiğimiz dilekçe,  bu güne kadar neticelendirilmedi. Buna karşılık yayınlarımızı EBSO Y.Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar jet hızıyla tek taraflı, savunma bile alınmadan durdurtabildi.  Yine, Hakkı DEDELER'e karşı jet hızıyla davalar açıp, ifadeleri korkutup yıldırmak gayesiyle Gasp Masası Büro Amirliği marifetiyle yaptırdı. Tam 22 kez DEDELER'e ait işyerine maliyecileri göndertti. Ve son yargılamada da adı geçen A.Ş. korunup kollanarak, yargılama dışında bıraktırıldı. Adalet yanıldı mı, yanıltıldı mı? HSYK'na yaptığımız şikayetimizden de bu güne kadar bir sonuç alamadık. Bu kurumun başkanı AKP'li Adalet Bakanı. Bakın mahalli gazetede yargılamayla ilgili haberin verilişi ve sanığa verilen ceza:

İzmir siyaset ve iş dünyasının da yakından tanıdığı Ege Bölgesi Sanayi Odası eski Başkanı ve halen EBSO Meclis üyesi Kani Aydoğdu'nun oğlu Gökten Mert Aydoğdu,  İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde sanık olarak hakim karşısına çıktı. Gökten Mert Aydoğdu hakkında hazırlanan iddianamede, kendisine ait olan internet sitesinde, Atatürk'e karşı hakaret içeren sözlerin olduğunu belirtilerek, sanığın cezalandırılması istendi. Duruşmada avukatıyla birlikte savunma yapan Aydoğdu, suçlamaları kabul etmeyip, savcının internette olduğu iddia edilen yazılarının altında kendi yazılarının olduğunu ve eleştiri boyutunda baktığını belirterek beraatini istedi. Aydoğdu, daha önce davada yaptığı savunmalarda suçlandığı yazıları başka yerlerden alıntı yaptığını ve kendisinin sadece bu alıntıların altında kendi yorumlarına yer verdiğini söylemiş ve bu yorumlarında da bir suç unsuru olmadığını savunmuştu.
Yargıç, duruşma sonunda Gökten Mert Aydoğdu'nu, Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar kapsamında suçlu bularak öncek 18 ay hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra sanığın pişmanlık duymasından dolayı hapis cezasını 15 aya indiren yargıç, hükmün açıklanmasının sonraya bırakılmasına karar verdiği gibi, Aydoğdu'nun 5 yıl süreyle denetim altında tutulmasına karar verdi.
Daha önce de ceza almıştı
Gökten Mert Aydoğdu, daha önce de yine internet sitesinde yayınladığı yazılar nedeniyle, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni, devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını aşağılamak" suçundan 6 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Aydoğdu, yine aynı davada ayrıca "Halkı askerlikten soğutmak" suçlamasıyla da yargılanmış ve bu davadan ise 9 ay 10 gün hapis cezası almıştı. Ancak, bu hapis cezaları, para cezasına çevrilmişti. Oğul Aydoğdu, geçtiğimiz günlerde babası Kani Aydoğdu'yu da kendisini silahla tehdit ettiği iddasıyla karakola şikayet etmişti.(Yeni Asır İZMİR)

NOT: BU TÜR HABERLERİ DİNLİSİYLE, DONSUZUYLA KANI BOZUK TÜRKİYE BASININDAN OKUYAMAZSINIZ. ONLAR KENDİLERİNİ 79 REKLAM VEREN ERMENİ VE YAHUDİ ŞİRKETLERE SATTILAR. ONLAR BİRER MÜTEVEFFA... TEK MASA ÜRÜNÜDÜRLER...

EBSO Yönetim Kurulu dava üstüne dava yağdırıyor!

Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı, 41 Bozkurt sitemizin sahibi, Yazı İşleri Müdürü ve Başyazarı
Hakkı DEDELER: “Ender Yorgancılar’ın, açtığı davalarda, TÜRK MİLLETİ adına davalı olarak yargılanmaktan şeref duyuyorum” dedi.

(Bu bir haber yayınıdır.  Yayınlanma tarihi: 23/08/2009)

Hiç alakası olmayan mahkemelerden, yayın durdurma kararını jet hızıyla çıkartan, Cumhuriyetimizin temeline dinamit koyan üyesi yerine, TÜRK MİLLETİ adına yayın yapan Bozkurt sitelerimize saldıran EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender YORGANCILAR, bu kez sadece haber yayını yapan,  www.ahiskaninsesi.com Bozkurt sitemizi hedef aldı.  Ayrıca, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde Hakkı DEDELER aleyhine 20 bin TL’lik tazminat davası açarak, www.asilkan.org sitemizin süreli olarak yayınının durdurulması talebinde bulundu.

Kendisiyle konuştuğumuz Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkan, 41 Bozkurt sitemizin sahibi,  yazı işleri müdürü ve Bozkurt sitelerimizin başyazarı Hakkı DEDELER konuyla ilgili olarak şunları söyledi:  “Biz EBSO Başkanı Ender Yorgancılar’dan sadece ve sadece; Cumhuriyetimizin temellerine dinamit koymak isteyen, Cumhuriyetimizin 85 yıllı kazanımı olan değerlere saldıran üyesi şirket yöneticileri hakkında, bağlı bulunduğu  5174 Sayılı yasaya göre işlem yapmasını talep ettik. Büyük bir organize saldırı şebekesinin EBSO tarafından korunup kollanmaması konusunda şikayet ve ihbarda bulunduk. Ama,  Ender Yorgancılar  tarafını Cumhuriyetten yana değil, aynı zamanda saldırıları yapan Şirketin Yönetim Kurulu Başkanının EBSO Meclis üyesi olması nedeniyle, bize saldırılar yapmayı, yargıda nüfus ve gücünü kullanarak,  bizi sindirmeyi,  yıldırmayı, korkutmayı, yok etmeyi hedefledi. Hızını alamayan Ender Yorgancılar, sadece şahsıma yönelmedi. Bozkurt sitelerimizi de susturmayı kafasına koydu. Ele aldığım bu dosya basit bir dosya değil. Ucunda Ümraniye – Ergenekon adıyla tanınan dosya kadar teferruatlı bir yapılanma var. Ama, ne yazık ki; 26 Mayıs tarihinde İzmir Cumhuriyet Savcılığına verdiğim A:Ş Yönetim Kurulu ve EBSO Yönetim Kurulu üyeleri hakkındaki suç duyuruma henüz savcı bile tayin edilemezken,  EBSO Yönetim Kurulu, nüfusunu kullanarak mahkemelerden ve noterlerden tebligat üstüne tebligat yağdırıyor.

Şimdi EBSO üyelerine soruyorum:  EBSO Meclisi sadece adı geçen A.Ş.nin ve Kani AYDOĞDU’nun babasının malımıdır? EBSO Yönetim Kurulu; Cumhuriyetimize ve Cumhuriyetimizin değerlerine saldıranların yanında mıdır?  Yoksa, bu değerlere saldıranları ifşa edenlerin yanında mıdır? Ender Yorgancılar yanlış tarafı seçti. 41 Bozkurt sitemiz kapatılsa bile, müebbet hapse mahkum olsam bile, bu dosyayı kapatmayacağım. Yüce Türk adaletine güveniyorum. Bu suç şebekesi EBSO’ya rağmen, Ender Yorgancılar’a rağmen mutlaka çökertilecektir. Türk adaleti birkaç savcı, hakim ve mahkemeden ibaret değildir. Gereken adalet mutlaka tecelli edecektir. Güvenim sonsuzdur. İzmir’de yayın yapan iki adet yumuşak mahalli gazete vardır. İsimlerini vermek istemiyorum. Bu Yumuşak gazeteciler, para karşılığı haber yaparak susturulmuşlardır. Onlar için Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyetimizin değerleri bir şey ifade etmemektedir. Kendilerini haberdar ettiğim halde, susmayı, sessiz kalmayı tercih ederek, hangi tarafta olduklarını göstermişlerdir.  Yine, Alevi-Kızılbaş dernekleri ve İzmir CHP de kendilerine yapılan saldırılar karşısında bile  suskun kalarak, Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyetimizin değerlerine yapılan saldırıları bile görmezden gelmişlerdir. Ben şahsen; Ender Yorgancılar’ın, açtığı davalarda, TÜRK MİLLETİ adına davalı olarak yargılanmaktan şeref duyuyorum. Suç örgütünün kalemşoru olan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı; ‘Bana bu saldırı görevlerini devletim verdi, benim bir suçum yok’ diyor. Simdi ben soruyorum: ‘Kim bu devlet dedikleri, hangi savcımız bu ‘devlet’ denen adamları bulacak? Devletimize yapılan saldırıları ortaya çıkartabilecek? Zaman bize mutlaka gösterecek ve gerçek adalet yerini bulacak!... EBSO Meclisi mutlaka sesimize kulak vererek, bizlere de kutsal bir görevi yerine getirdiğimiz için, teşekkürde bulunacaktır.  EBSO üyeleri üzerlerine düşen kutsal vatandaşlık görevlerini mutlaka ve mutlaka yapacaklardır. Ben Egeli ve İzmirli  sanayici ve fabrikatörlerimize güveniyorum”  Hakkı DEDELER daha sonra, EBSO’nun ve Ender Yorgancılar’ın iddialarına cevap vermek üzere, ilgili mahkemeye müracaatta bulundu.  (Not: Bu bir haber yayınıdır. Haber yayınlarımız  şimdilik www.ahiskaninsesi.com  Bozkurt sitemizde de yapıl maktadır.  Basın hukukundan anlamayanlara veya anlamak istemeyen art niyetlilere  itham olunur…)

www.asilkan.org

Yazı İşleri Müdürlüğü'nden

DUYURU
YAYINLANMA TARİHİ: 13 Ağustos 2009 Saat: 18,30

Değerli okuyucularımız;

Atatürk’e, silah arkadaşlarına,  Sevgili eşi Latife Hanım’a, Türk Büyüklerine, Türkiye Cumhuriyetine, Cumhuriyetimizin kurum ve kuruluşlarına saldıran üyesi hakkında gerekli soruşturmaları yapmaktan imtina  eden EBSO Yönetim Kurulu  ve EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender YORGANCILAR,  Mahkeme marifetiyle yayınlarımızı tek taraflı olarak durdurtma kararı aldırttı… Daha öncesinde, saldırıyı yapan A.Ş. Yönetim Kurulu ve EBSO Yönetim Kurulu hakkında, 26 Mayıs 2009 tarihinde, İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na, 2009/50946 sayılı müracaatımızla, suç duyurusunda bulunduk. Şimdi ise, yayınlarımızı tek taraflı olarak durduran mahkemeye, yayınımızın durdurulmasıyla ilgili itirazımızı yaptık. Tüm bu gelişmeler olurken, 'Özgür yayıncılığa zincir vurmak isteyen EBSO Yönetim Kurulu, Noterden protesto çekerek, 'Yayınlarımızı durdurmadığımız" iddiasıyla çok gülünç bir ihtarda daha bulundu. Halen 41 yıldır İzmir'de, yaşayan ve görev başında olan tek gazeteci, Sitemizin Başyazarı, sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Hakkı DEDELER'dir. Dolayısıyla, Tekzip, Açıklama veya Yayın Durdurma konularında olsun, Basın Ahlak İlkeleri konularında olsun, en tecrübeli bir "ağabey" ile birlikte çalışmaktan www.asilkan.org sitesi yazı ailesi olarak şeref duyarız.  EBSO  yayınımızı durdurma kararını alır almaz, yarım saat içerisinde,  yürürlüğe koyduk. Aynı sayfamızda, aynı sütunumuzda, aynı puntolarla ve aynı fotoğrafla yayınımızı durdurma gerekçelerini okuyucularımıza haber olarak verdik. Şu anda da aynı zamanı işleterek Ender Yorgancılar'ın fotoğrafını yayınlamaya devam ediyoruz. Bu fotoğraf, zorbalıkla değil, kin ve nefretle değil, 15 gün daha sitemizin bu sütununda, basın ahlak ilkeleri gereğince yayınlanacaktır. Biz utanılacak, şerefsizlik duyacak, memlekete ve millete ihanet edecek hiç bir yalan ve yanlış habercilik hareketinin altına imza atmayız. Sütunlarımızda, Cumhuriyetimize,  Cumhuriyetimizin 85 yıllık kazanımı olan kurum ve kuruluşlarına, Kurucusu Cennet Mekan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan elleri ve dilleri de, kıracak - kesecek yayınları yapmaya devam ederiz. Bunu şaşaayla, tantanayla değil, ülkümüz ve inancımız gereği gerçekten yaparız. Ülkemiz kanunları ve yargı organları nezdinde, Kamu Kurumu niteliğindekilerle; "Türk Milleti" adına çalışanlar eşit değilse; hangi şart ve koşullarda mücadele verileceğini kestirmek için müneccim olmaya gerek yoktur!..

Değerli okuyucularımız Yayın grubumuza ait diğer Bozkurt Sitelerimizde konuyla ilgili yayınlarımızı devam ettireceğiz. İlk olarak www.ahiskaninsesi.com sitemiz gelişmeleri okuyucularımıza duyurmaya devam ediyor.

Konya'nı nın Sesi ve Serdişehir Haber gazetelerinden G. Mert Aydoğdu'ya;

Dallamanın Birisi bizim Hakkı İle Ortakaraviranlı Hakkı’yı birbirine karıştırdı.

Kime nasıl ve ne şekilde saldıracağını bilmeyen, 'Şok Şokçu' Şarlatan Gökten Mert AYDOĞDU,  geçtiğimiz günlerde duvara çarptı. Aytaş A.Ş.nin tüm imkanlarını kullanarak; babasının ve EBSO'nun göz yummasıyla, abuk sabuk saldırını sürdüren Şarlatan'a Konya'nın Sesi ve Seydişehir Haber gazetelerinden aydınlatma var: (.... Belki Konyalı ve Seydişehirli Hemşehrilerimiz Bilmiyorlar ama bizim Seydişehir’li (Ortakaraviranlı) bir başka Hakkımız var. Onun adı. Hakkı DEDELER. Bizim Hakkı ise Hakkı BALCI.
www.gizlibelge.com adlı bir site ise bizim Hakkı ile Ortakaraviranlı Hakkı’yı İsrail Sazanı yazısından dolayı karıştırınca olay mahkemede bitti ve sitesi mahkeme kararıyla kapandı. Bakınız: http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
Oysa Ortakarivarinlı Hakkı ile Bizim Hakkı Kesinlikle aynı kişi değil.
Bizim Hakkı Tek de çalışır ve yıllardır Seydişehirde Gazetecilik, Televizyonculuk, köşe yazarlığı yapar. Bütün Seydişehir yakından tanır.
Ortakaraviranlı Hakkı İse Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı ve http://www.asilkan.org/ sitesi Başyazarı . (Hakkı Balcı (SOLDA) Hakkı Dedeler (Sağda) gözleri deliye dönmüş, seçmekte zorlanan Gökten Mert Aydoğdu (altta)

Bugün Konya'nın Sesi ve Seydişehir Haber gazetelerinde çıkan haberlerin tam metni;

İsrail Sazanı Hakkı’larıda Karıştırdı! Bizim Hakkı Bu Kardeşim!
Kısa süre önce Seydişehir Haber Sitesinde, ve Sitemizde İşgalci Faşist Robot Balık İsrail Sazanı hakkında bir köşe yazısı kaleme alan Hakkı Balcı bu yazı sonrasında ortalığı karıştırdı. Pek Çok Yetkilinin bu balığı bilmediği ortaya çıktı. Ama bundan çok daha ilginç bir karıştırma yaşandı. Dallamanın Birisi bizim Hakkı İle Ortakaraviranlı Hakkı’yı birbirine karıştırdı. Belki Konyalı ve Seydişehirli Hemşehrilerimiz Bilmiyorlar ama bizim Seydişehir’li (Ortakaraviranlı) bir başka Hakkımız var. Onun adı. Hakkı DEDELER. Bizim Hakkı ise Hakkı BALCI.
www.gizlibelge.com adlı bir site ise bizim Hakkı ile Ortakaraviranlı Hakkı’yı İsrail Sazanı yazısından dolayı karıştırınca olay mahkemede bitti ve sitesi mahkeme kararıyla kapandı. Bakınız: http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
Oysa Ortakarivarinlı Hakkı ile Bizim Hakkı Kesinlikle aynı kişi değil.
Bizim Hakkı Tek de çalışır ve yıllardır Seydişehirde Gazetecilik, Televizyonculuk, köşe yazarlığı yapar. Bütün Seydişehir yakından tanır.
Ortakaraviranlı Hakkı İse Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı ve http://www.asilkan.org/ sitesi Başyazarı .
Bu Komik Olayla İlgili Linkler Ve Yazılar:
http://www.asilkan.org/ichaber.htm
http://groups.yahoo.com/group/SiyasetMeydani/message/63020
http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
MAHKEME KARARIYLA KAPANAN SİTEDE BU HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ !
Resimlerle ispatlarızki bizim Hakkı Bu:
Evet Hemen Alt Resimlerdeki Hakkı Bizim Hakkı.. Daha Aşağıdaki Resimlerdeki Hakkı İse Diğer Hakkı.. Lütfen! İsrail herşeyimizi karıştırıyor! Bari Hakkılarımızı Karıştırmasına müsade etmeyelim. Hakkımıza sahip çıkalım.
BUDA Büyük Turan Partisi Kucusu Ortakaraviranlı Diğer Hakkı:
Evet Yukarıdaki Hakkı Bizim Hakkı.. Aşağıdaki Hakkı Diğer Hakkı.. Lütfen! İsrail herşeyimizi karıştırıyor! Bari Hakkılarımızı Karıştırmasına müsade etmeyelim. Hakkımıza sahip çıkalım.
http://www.konyaninsesi.com/israil-sazani-hakkilarida-karistirdi-bizim-hakki-bu-kardesim/
İsrail Sazanı Hakkı’ları da Karıştırdı!
Kısa süre önce sitemizde İsrail Sazanı hakkında bir köşe yazısı kaleme alan Hakkı Balcı bu yazı sonrasında ortalığı karıştırdı.
Pek Çok Yetkilinin bu balığı bilmediği ortaya çıktı. Ama geçen zamanda daha ilginç bir karıştırma yaşandı. Bir köşe yazarı bizim Hakkı ile Ortakaraviranlı Hakkı’yı birbirine karıştırdı.
www.gizlibelge.com adlı internet sitesi bizim Hakkı ile Ortakaraviranlı Hakkı’yı İsrail Sazanı yazısından dolayı karıştırınca olay mahkemede bitti ve site mahkeme kararıyla kapandı. http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
Oysa Ortakarivarinlı Hakkı Dedeler ile köşe yazarımız Hakkı Balcı kesinlikle aynı kişi değil.
Köşe yazarımız Hakkı Medaş ta çalışır ve yıllardır Seydişehir de Gazetecilik, Televizyonculuk, köşe yazarlığı yapar. Bütün Seydişehir yakından tanır.
Ortakaraviranlı Hakkı İse Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı ve http://www.asilkan.org/ sitesi Başyazarı.
Bu Komik Olayla İlgili Linkler Ve Yazılar:
http://www.asilkan.org/ichaber.htm
http://groups.yahoo.com/group/SiyasetMeydani/message/63020
http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
MAHKEME KARARIYLA KAPANAN SİTEDE BU HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ !
Evet Alt Resimdeki Hakkı Bizim Hakkı..
Aşağıdaki Resimdeki Hakkı İse Diğer Hakkı..
Lütfen! İsrail her şeyimizi karıştırıyor! Bari Hakkılarımızı Karıştırmasına müsaade etmeyelim. Hakkımıza sahip çıkalım.
http://www.seydisehirhaber.com/2815_Israil-Sazani-Hakki’lari-da-Karistirdi!-.html

EBSO ÜYESİ, AYTAŞ/AYTASH A.Ş. FİRMASININ ŞARLATANI BU KEZ SEYDİŞEHİR'İN KURUCUSU VE SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (SAV)'IN YÜCE TORUNU SEYYİD-İ HARUN VELİ HZ. NE HAKARET ETTİ.

ŞARLATANI FİNANSE EDEN AYTAŞ/AYTASH AŞ VE 2006'DAN BU YANA BU ÜYESİNE GÖZ YUMAN EBSO YÖNETİM KURULU HAKKINDA SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK...

AYTAŞ/AYTASH AŞ'NİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI, DEMİREL'İN İZMİR'DEKİ SAĞ KOLU VE DP GENEL BAŞKAN ADAYI KANİ AYDOĞDU...

SON SEÇİMLERDE BOZKURT YUVASI OLDUĞUNU KANITLAYAN SEYDİŞEHİR'E VE SEYDİŞEHİRLİLERE ŞARLATANDAN İFTİRALAR:

"4. IYI OKUYUN! SEYDISEHIR KGB'NIN YUVASI! KGB SEYDISEHIR'DE KIZILBAS KEMALSIT ALKURT YETISTIRIYOR! O KADAR KI! BU HABER GIBI!" 

Dikkat: Sevgili okuyucularımız, basit bir saldırı olarak görmeyin. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e, Silah Arkadaşlarına, Genelkurmay Başkanlarımıza "Yahudi, Ermeni, Sabetaist yakıştırması yapan şarlatanın arkasında kimler var iyi okuyun... Bugün Cumhuriyet Savcılığına Aytaş/Aytash Aş, Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri, ERSO ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında suş duyurusu yaptık.  SİTEMİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN, HABERİN DEVAMI GELİYOR...

4 yıldır Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) üyesi Aytaş/Aytash A.Ş.  tarafından finanse edilerek, hakaretlerini sistematik bir şekilde sürdüren, Aytaş/Aytash A.Ş. Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökten Mert Aydoğdu hakkında, Başyazarımız Hakkı DEDELER sayısız kez yazılar yazdı. EBSO Yönetim Kurulunu uyardı. Ama nafile şu dakika itibariyle, "Uyarılacak" şeklinde verilen hiç bir söz yerine gelmedi" İşte daha önce yayınlanan Hakkı DEDELER makaleleri:

CIA BU KADAR AYAĞA MI DÜŞTÜ?

"Susturun bu şok- şokçuyu" (1)

"Susturun bu şok- şokçuyu" (2)

Atatürk kadar yakışıklı bir Yahudi gördünüz mü?

Yeniçağ Gazetesi Yeniçağ   /  Arslan Bulut

EBSO (Ege Bölgesi Sanayi Odası) destekli

Atatürk'e, Silah Arkadaşlarına ve Türk büyüklerine saldıran ŞOK ŞOK'çu pusulasını şaşırdı

Hakkı DEDELER ile Hakkı Balcı'yı birbirine karıştırdı!..

Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı ve Sitemiz Başyazarı Hakkı DEDELER'e sayısız kez saldıran, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına ve Türk büyüklerine Yahudi, Ermeni yakıştırması yapan, hakkında sayısız kez davalar açılan ve siteleri mahkeme kararıyla kapatılan, yaydığı yazılarda kullandığı fragmanlar yüzünden adı;"Şok şokçu"ya çıkan  G. Mert Aydoğdu'yu, EBSO eski başkanı babası: Kani Aydoğdu ve EBSO yönetimi koruyup kollamaya devam ediyor. Hakkı DEDELER'in ele aldığı "ERGENEKON 6" adlı dosyanın kendisini ilgilendirdiği duyumunu alan G. Mert Aydoğdu, gönderdiği e-iletilerde; "SOK IDDA! HAKKI DEDELER, HAKKI BALCI MI?" gibi yalan ver iftiradan ibaret bir sadırıda bulundu. Bu saldırısını binlerce kişiye gönderdi.

EBSO üyesi Aytash Firmasının finanse ettiği,Kurduğu internet siteleri ve mail gruplarıyla, sistematik bir şekilde Gazi Mustafa Kemal'e, Silah arkadaşlarına, Türk büyüklerine Yahudi, Mason, Ermeni yakıştırmaları yapan, bu gayelerle şer sitelerde yayınlanan haberleri derleyip yayan, hakkında sayısız kez davalar açılan ve siteleri kapanan "Melek yüzlü ŞOK ŞOKÇU bu kez pusulasını şaşırarak Hakkı DEDELER'e bir kez daha saldırdı.

Bugün (25 Mayıs 2009 tarihinde, "Seydişehir Haber gazetesinde yayınlanan "İsrail Sazanı Seydişehir’i ve göllerimizi İşgal Etti" adındaki iktibas haberimizde adı geçen Hakkı Balcı ile Başyazarımız Hakkı Dedeler'i bir birine karıştırdı. Halbuki Hakkı DEDELER ile Hakkı Balcı arasında hiç bir benzerlik yok. Ama Şok Şokçunun işini kolaylaştıralım: Hakkı DEDELER Seydişehir'e Bağlı Ortakaraviran Kasabasında doğdu. Ana tarafı Hatıbın Omar'ın torunudur. Baba tarafı Seyyid-i Harun Veli'ye dayanmaktadır. Seydişehir halkı, Hakkı DEDELER'in babası Durmuş DEDELER'i (Allah Uzun Ömürler versin 86 yaşında) "Solak Efe veya Seydişehir meydanındaki eski Hapishaneyi satın alan Solak Efe" olarak tanır. Yani, tüm Seydişehir havalesi, Aşağı, Yukarı ve Ortakaraviran halkı Hakkı DEDELER'in soyunu sopunu yakından tanır. Hakkı Blcı'da Seydişehir halkının yakından tanıdığı bir mahalli yazardır. Şok şokçu her zaman olduğu gibi, yalan, iftira veya araştırmacılıktan uzak bir şekilde görevini icra etmiştir. Ama, EBSO destekli iftira kampanyalarının hiç birisinin doğru olmadığını Müslüman Türk evlatları yakından görüyorlar. Hakkı DEDELER'in "ERGENEKON-6" konusunun aktörü EBSO'nun Şokşokçusu bu hafta sitemizde yayınlanacak.İşte şokşokçunun bir birine karıştırdığı resim ve Hakkı'lar:

İLK İKİ RESİMDE Seydişehir Haber Yazarı Hakkı BALCI, son üç resim Sitemiz Başyazarı Hakkı DEDELER

İzmir'in Kumru ve güvercinleri yok oluyor!

Atsinekleri kumruların kanlarını emip, ölümlerine yol açıyor...

Naylon ipten yapılan kömür çuvallarına takılan kumrular ya ölüyor, ya da ayaklarını kaybediyor...

Hayatta kalabilen kumruların ve güvercinlerin tek bacak perdeleri kopuk...

Günün önemli saatlerinde, "guguk, guguk" sesleriyle ahenkli bir şekilde zikir yapan İzmir'in sevimli kuşları kumruların  ilgisizlik ve duyarsızlık nedeniyle nesli tükeniyor. Her halde, CHP'li yerel yöneticiler onları da irticacı olarak cezalandırıyorlar!... Ah be kumrucuklar, günde bir tek şarap atsanız mesele kalmaz, hayatta kalırdınız!...

www.asilkan.org sitemizin yaptığı bir araştırmaya göre: İzmir'de sayıları gittikçe azalan kumru kuşlarının, kanatları altına yerleşen at sineklerinin kanlarını emerek, bir kaç ay içerisinde ölümlerine neden olduğunu saptadık.

Halen İzmir semalarında uçan, her kumru kuşunun veya güvercinin iki kanatları altında at sineği bulunuyor. Ayrıca, balkonlara ve çatılara konulan naylon kömür çuvallarının liflerine takılan kumrular, hayatta kalabilmek için tek bacaklarını feda ederek, kurtulma şansı bulabiliyorlar. Kurtulamayanlar ise ölüyor... Ayrıca sitemizin yaptığı diğer bir araştırmada, şehir içerisindeki çam ağaçlarının kanserli olduğu, kurumamak için şekilden şekillere girdiği ortaya çıktı...

Yaklaşık 35 yıldır, Kürt kedilerini beslemekle iştigal eden İzmir Belediyesi, İzmir'in sembolü kumru kuşlarının kurtarılması için parmağını bile kıpırdatmıyor. Buna karşılık, kokonaların kurduğu Hayvan sever! derneklerine milyonlarca lira yardım ediyor... Ne diyelim? Faaliyet başka, niyet başka...  (HD)

NOT: BU HABERİ MAHREÇ GÖSTERMEDEN İKTİBAS ETMEYİNİZ...

Roj TV Türkiye'den yayın yapacak!..

Uyu Necip Türk Milleti uyu!...

Anders Fogh Rasmussen'e NATO hediyemiz olsun

Bu seçimlerde, özüne dönen Doğu ve Güneydoğulu Kızılbaş Kürtler oylarını DTP'ye ve AKP'ye, büyükşehirlerimize sistematik olarak yerleştirilenler de CHP'ye oylarını verdiler. Gelecek seçimlerde, DTP'ye baraj aştırmak ve CHP'yi işgal etmek gayesiyle bir takım projeler yapılacak. Aldığımız sağlam kaynaklardan gelen duyumlara göre:

1, ROJ TV TÜRKİYE'DEN YAYIN YAPACAK NATO Genel Sekreterlik makamını AKP'nin altın tepside hediye ettiği Anders Fogh Rasmussen, Danimarka Skovlande'de yayın yapan KANAL4 TV ile, Copenhagen'den yayın yapan ROJ TV arasında bir mutabakat sağladı. Mutabakata göre; Roj TV adı tarihe karışacak. DTP yanlısı yayın yapacak olan KANAL4 bir süre sonra, Türkiye'de kendi stüdyolarını kurarak faaliyetlerini sürdürecek. KANAL4 TV Türkçe, Kürtçe ve İngilizce yayın yapacak. AKP, Genel Kurmayın da talebi üzerine, yeni bir eve dönüş yasasını meclisten CHP'nin ve MHP'nin de yardımıyla geçirecek. Hiç bir ceza almadan nöbet değişimi yapan PKK'lı çapulcular evlerine huzur içinde dönecekler. Yeni tertipler Ağustos ayında tekrar eylemlerine başlayarak, askerlerimizi şehid etmeye devam edecekler...

2, CHP İŞGAL EDİLECEK, BAYKAL DEVRİLECEK: CHP içerisinde halen çoğunluğu elinde bulunduran  Kızılbaş Kürt asıllı milletvekilleri, Deniz Baykal'a karşı bir kazan kaldırma hareketi başlatacaklar...

3, DTP FİKR-İ İĞFAL ETTİĞİ KÜRT OLMAYAN SEÇMENLERE YÖNELİK POLİTİKALAR ÜRETECEK %10 Seçim barajını AKP %5'e düşürecek. DTP, fikr-i iğfal politikaları üreterek, Kürt asıllı olmayan seçmenlerin oyunu çalabilmek için politikalar üretecek. Büyük şehirlerde CHP'ye emaneten verilen Kürt oyları sistematik olarak DTP'ye kaydırılacak. AKP'ye en az 200 Kürt asıllı milletvekili adayı sokulacak...

4, AMA, MÜSLÜMAN NECİP TÜRK MİLLETİ UYKUDAN UYANIP, ERBAKAN GİBİ TAYİP'E DE SON SEÇİMLERDE SIFIR ÇEKECEK...

NOT: BU HABERİ İLK KEZ www.asilkan.org SİTEMİZDE OKUYORSUNUZ. LÜTFEN KAYNAK BELİRTMEDEN ALINTI - İKTİBAS YAPMAYINIZ...

Allah bu memlekete bundan sonra Türk asıllı Maliye ve İçişleri bakanı gelmesini nasip etsin!..

ADALETE TÜRK HAKİMLERİNE GÜVENMEK YETERLİ!..

PARTİ KURMAK İSTEDİĞİ İÇİN KOPMLO BASKINLARA UĞRAYAN HAKKI DEDELER  İKİ KEZ BERAAT ETTİ.......

Büyük Turan Partisi’ni kurmaya karar veren Gazeteci ve Yazar Hakkı DEDELER’in başına gelmedik kalmadı. Önce Hırsızlık dosyalarını açtı, hakim değişikliği yapılarak tazminata çarptırıldı. Dava kesinleşmeden, avukat kurnazlık yapıp kendi İstanbul adresine tebligat çıkarttırdı…  18 sene önceki kapatılan firmasına vergi borcu tahakkuk ettirildi… İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın İzmir’e tayin edilmesinden sonra; işyerine komplo baskın düzenlendi. 229 adet cd’ye el kondu. İki ayrı dava açıldı. Baskını yapan polisler yalan beyanda bulundular. Adaleti yanıltıcı ifadeler verdiler. Bilir kişi yalan rapor düzenledi, polis memurları yalan yere mahkemede yemin ettiler,  düzmece belgeleri mahkemeye sundular ve……. Hem Sınayi Haklar Mahkemesinde ve hem de Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davalardan Hakkı DEDELER beraat etti. Adalete güvenmenin semeresini DEDELER bir kez daha gördü. Ancak; İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın vurdumduymazlığı nedeniyle DEDELER 100 bin YTL zarara uğradı, zaman ve itibar kaybetti. Yine de DEDELER kendisini mağdur edenlerden davacı olmayacağını söyledi. Kendisiyle konuştuğumuz DEDELER şunları söyledi: “Gazi Paşamızın kurduğu cumhuriyetimizin kazanımı olan kurum ve kuruluşlara sahip çıkmamız vatan görevidir. Bu kurumlarımızın başındaki kişileri sevsek de sevmesek de o kurumlarımıza zarar verici hareketlerden kaçınmamız gerekir. Ama bana İzmir Emniyeti komplo düzenlemek istemiş bunda da başarılı olamamışlardır. Gerektiği ve ihtiyaç duyulduğu zaman bana komplo düzenleyen kurumlardaki görevliler hakkında siyasi mücadeleyi vereceğim. Ben bana yapılanı 50 sene unutmam Allah bu memlekete bundan sonra Türk asıllı Maliye ve İçişleri bakanı gelmesini nasip etsin”

"a minute" AKP

Kıta-i Gazza'da bebeklerin vur emrini veren İsrail Savunma Bakanıyla, bu samimiyeti gören Müslüman Necip Türk Milleti'nin bir ferdi, Çoban Ali, ilk seçimlerde AKP'ye "a minute" demeyecek kadar zır cahil mi?

Mehmet Akif özünü İslam'dan alan bir münevverdi
İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy vefatının 73. yıldönümünde anılıyor. ESKADER Genel Başkanı Mehmet Nuri Yardım, Akif'in ömrü
boyunca fazilet mücadelesi verdiğini söyleyerek, "O, özünü İslam'dan alan bir münevverdi" dedi.
Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) Genel Başkanı Mehmet Nuri Yardım, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif
Ersoy'un, 'Özünü İslam inanışından alan bir mükemmel münevver olarak hep örnek alınması gereken bir isim olduğunu' bildirdi.
Yardım, Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 73. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada, Akif'in edebiyatın seçkin bir ismi, dürüst bir
aydın ve iyi bir sanatkar olduğunu belirterek, 'Her şeyden önce mükemmel bir şairdir. Aruz veznini en iyi bilen ve uygulayan
bir şair olarak temayüz etmiştir' diye konuştu. İRFAN NUMUNESİ FAZİLET ABİDESİ
Akif'in çok yönlü, çok cepheli bir fikir ve sanat adamı olduğunu dile getiren Yardım, Akif'in dünyasının mükemmelliklerden,
erdemlerden, faziletlerden ve iyiliklerden örülü olduğunu belirtti. Yardım, şunları kaydetti: 'Akif, her şeyden önce bir
fazilet abidesidir. Bir irfan numunesidir ve ahlak timsalidir. Akif, özünü İslam inanışından alan bir mükemmel münevver
olarak zamanında örnekti, bugün de, yarın da örnek alınabilecek bir isimdir. Özü sözü birdir. Büyük bir medeniyetin
mümessiliydi ve o üstün medeniyeti bilen, seven, tanıyan ve yaşayan bir aydındı. Onun üstünlüğü samimiyetinden
kaynaklanıyor.'
Akif'in şaheseri 'Safahat'ın, Türkiye'de en çok okunan ve bilinen şiir kitabı olduğunu belirten Yardım, Safahat'ın bir şiir
kitabından ziyade bir ahlak ve nasihat kitabı gibi algılandığını, o gözle okunduğunu kaydetti.
HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL
'Bir Destan Adam Mehmet Akif Ersoy' adlı biyografi kitabının yazarı Abdurrahman Şen de bazı kavramlar yüzünden ciddi
gerginliklerin yaşandığı bir dönemde Akif'i yeniden okumanın büyük önem taşıdığını söyledi. Şen, Akif'i tanımlarken, 'Bir
Destan Adam' demeyi uygun gördüğünü vurgulayarak, 'Hayatının ve özelliklerinin çok azı günümüz insanları tarafından bilinen
Akif'i, tarihi gerçekler ışığında destan gibi anlatmalı, gelecek kuşaklara da taşımalıyız diye düşünüyorum' dedi.
Edebiyat tarihinin siyasi kamplaşmaların esiri olduğunu öne süren Şen, bu yanlış tercihin sonucu olarak da Akif'İn başta
edebiyat tarihleri olmak üzere birçok kaynakta hak ettiği nispette yerini alamadığını öne sürdü. 'Bugün yitirdiğimiz ve
özlemini çektiğimiz ne kadar haslet varsa üzerinde toplamış Akif. Bilgisi, hoşgörüsü ve tevazusu beni çok etkiledi' diye
konuşan Şen, Akif'in hayatını anlatan bir de film yapmaya karar verdiğini, senaryosu tamamladığı filmin Ocak ayından itibaren
çekimlerine başlanacağını kaydetti.
Soğuk hava dinlemediler
ESDER, Akif için vefatının 73. yılında Tacettin Dergâhı'nda bir anma töreni düzenledi. Tacettin Camii'ndeki program, Kur'an-ı
Kerim ve Mevlid-i Şerif'in ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Anma töreni, soğuğa rağmen geniş
bir katılımla gerçekleştirildi. ESDER'in her yıl düzenlediği anma töreninde bu yılın teması Mehmet Akif'in cömertliği ve
diğerkamlığı üzerineydi. Törende Mehmet Akif'in şiirlerine de yer verildi. Üniversite öğrencisi Mehmet Emek Akif'in "Atiyi
Karanlık Görerek Azmi Bırakmak" ve Ömer Faruk Karaçorlu "Zulmü Alkışlayamam" şiirlerini okurken, ilköğretim 8. sınıf
öğrencisi Nur Bulat da "Necid Çöllerinde" adlı şiire ses verdi.

MEHMET AKİF ERSOY

Bölünme söz konusu olamaz

Genelkurmay Başkanı, Trabzon Valiliği önünde kendisini bekleyen vatandaşlarla sohbet etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, beraberindeki kuvvet komutanlarıyla Trabzon Valisi Recep Kızılcık’a ziyarette bulunduktan sonra, valilik binası önünde bekleyen vatandaşlarla bir süre sohbet etti. Bu sırada bazı vatandaşlar Orgeneral Başbuğ’a görüşlerini aktarırken, bazılarının ona sarıldığı ve ağladığı, bazılarının da alkışladığı gözlendi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, “Size güveniyoruz” diyen vatandaşlara, “Biz sizlere güveniyoruz, bizim güvencemiz de sizlersiniz. Hepimizin birbirine ihtiyacı var. Zor günlerdeyiz. Birlik, bütünlüğümüz, beraberliğimiz olduğu müddetçe her türlü sorun gelir geçer, Türkiye bütün sorunları çözecek. Yeter ki birlik, bütünlük, beraberliğimize zarar vermeyelim. Tahriklere katılmayalım, tahriklere uymayalım. Bazıları tahrik etmek isteyebilirler” şeklinde seslendi.
Siz olduğunuz sürece...
Başbuğ, “Trabzonlulara güvenin, milletimizi böldürtmeyiz” diyen başka bir vatandaşa da, “Kimse bölemez. Öyle bir şey söz konusu değil. Bizim isteğimiz, kardeş kanı dökülmesin” yanıtını verdi. Orgeneral Başbuğ, “Türkiye ne ciddi sorunlarla karşılaşmış. Türkiye bölünmez. Siz olduğunuz, biz olduğumuz müddetçe kimse Türkiye’yi bölemez” diye konuştu.

Bahçeli özüne dönüyor:

Asıl Bölücü hükümette
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bölücüyü dağda aramaya gerek olmadığını belirterek, “Bölücü hükümettedir, iktidardadır. Tehlike ve tehdit budur” diye konuştu. Başbakana inat ülkeyi böldürmeyeceklerini söyleyen Bahçeli, dün Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen, ‘Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat’ mitinginde AK Parti kadrolarından hesap soracaklarını ifade ederek, “Açılımlarını açtıkları gibi kapayacaklar” dedi.
Demokratik açılımı yıkım projesine, açılımı başlatan hükümeti ise taşerona benzeten Bahçeli, özetle şöyle konuştu:
ABD’nin emrinde. * Bu manzara, Türk milletinin dirilişi. Milli davalarımız ver- kurtul anlayışına feda edildi. Çıkarlarımız tehlikeye atıldı. ‘Sıfır sorun’ denilerek onurumuz ayaklar altına alındı. Ülkemiz, yabancı başkentlerin güdümüne, ABD projelerinin emrine sokuldu. AB ile hastalıklı ilişkiler kuruldu. Türkiye, Kıbrıs’ta Rum’un, Irak’ta Barzani’nin, Kafkasya’da Ermenilerin peşinden koştu.
Söğütözü titresin
* Birliğimizi öyle bir inançla haykıralım ki, ders almayanların suratına şamar gibi insin. Washington, Erbil, Erivan, Kandil, İmralı ve Söğütözü (AK Parti Genel Merkezi’nin bulunduğu yer) titresin. Bu vesile ile buradan Başbakan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Ülkenin güvenlik ve esenliğinden sorumlu sensin. Tüyü bitmemiş yetimin hakkından sorumlusun. Dökülen kanın, kırılan gururun sorumlusu sensin. Kefil olman gereken kanlı teröristler değil. Terörle mücadele senin görevin. Başbakansan gereğini yap ve açılım denen yıkımdan vazgeç. Eşkıyayı masaya davet ettin. İmralı ile işbirliği yaptın. Teröristi Habur’da törenle karşıladın. Kimliğimizi sorguladın. Bizi 36’ya bölmeye çabaladın. PKK’nın yapamadığını sen yaptın. Kanlı terörü hoş gördün ve bizi utanmadan, kanla beslenmekle suçladın.
Tahriklere dikkat
* Açılım dedikçe, bölücüler azıyor. Fırsat dedikçe, İmralı canisi ile Başbakan el ele veriyor. Bin yıllık kardeşliğimiz tehdit altında. Elbette ki bozulan kardeşliğin bedelini Başbakan ve kadroları ödeyecek. MHP’nin nefesi enselerinde olacak. Bu milletin adı, Başbakana ve bölmeye uğraşan Avrupa’ya inat ‘Türk milleti’dir. Camileri, okulları, televizyonları ayırmaya hakkınız yok. Van’lıyı İzmir’den, Mardinli’yi İstanbul’dan, kopartmaya hakkınız yok. Bizim gönlümüzde herkese yer var. Biz başkaları sokakta iken, iktidarda olacağız ve terörü devlet gücü ile yeneceğiz. Bizi bu hedeften uzaklaştıracak, bozgunculara fırsat vermeyeceksiniz. İstismarcılara itibar etmeyeceksiniz. Tahrik ve tertiplere dikkat edeceksiniz. Küçük bir kıvılcım, telafisi mümkün olmayan hadiselere neden olur.
Yağmura rağmen Tandoğan
MHP’nin Ankara’nın Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği miting yağmura rağmen ilgi gördü. Mitingde dershaneden çocuklarını alıp gelen anneler, öğrenciler ve gaziler yanında yüzlerine üç hilal çizen genç katıldı. Pankart açılmasının yasaklandığı mitingde Türk bayrakları ve MHP bayrakları yanında şehit aileleri çocuklarının fotoğraflarını taşıdı. Bir partilinin taşıdığı cumhuriyet tapusu göze çarptı. Devlet Bahçeli’nin konuşması sırasında bazı partililer gözyaşlarını tutamadı. Nutuk’un dinletildiği mitingde konser ve tiyatro gösterileri yapıldı. Mitingde Kore Gazisi Kemal Öcalan “80 yaşındayım vatana sahip çıkanların peşindeyim” dedi.
Yeni bayrak

Kara elmas 19 can aldı... Şu ana kadar 10 ceset çıkartıldı...

Bursa'da grizu patlaması
Bursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesi’ndeki kömür madeninde metan gazı sıkışmasından meydana gelen grizu patlamasında toprak altında kalan 19 işçiden 10'unun cesedine ulaşıldı. Mustafakemalpaşa İlçesi’ne 30 kilometre uzaklıktaki Alpagut Köyü yakınlarında bulunan Bükköy Madencilik İşletmesi´ne ait kömür ocağında, dün akşam 19.30’da, 32 işçinin çalıştığı sırada şiddetli bir patlama meydana geldi. Yaklaşık 300 metre derinlikteki patlamanın ardından 19 işçi toprak altında sıkıştı. 13 işçi ise kendi imkanlarıyla dışarı çıktı. Kurtarma amaçlı ocağa giren 5 işçi, içerideki gazdan zehirlenince güçlükle dışarı geri dönebildi. Müdahalede sıkıntı. 1985’den beri faaliyette olan ve daha önce meydana gelen grizu patlamasında 4 işçinin öldüğü ocaktaki patlamadan sonra bölgeye jandarmanın yanı sıra Balıkesir´den 10, Dursunbey Şen Madencilik´ten 10, AKUT Bursa´dan 20, Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı´ndan 20 kişi ile Bursa Sivil Savunma´dan çok sayıda ekip sevk edildi. Bursa Valisi Şahabettin Harput, Zonguldak ve Tunçbilek’ten takviye ekiplerin de bölgeye hareket etmesinin sağlandığını açıkladı. Yoğun gaz kokusu nedeniyle müdahalede güçlük çeken ekipler, ocağa sürekli olarak hava verdi. Ekiplerin sürdürdüğü çalışmalar sırasında 7 kişi yoğun gazdan zehirlenerek olay yerindeki ambulanslarda tedaviye alındı.
Milletvekilinin iddiası
Mahsur kalan işçilerin kurtarılması için Zonguldak´tan gelecek ekiplerin olay yerine ulaşması beklenirken, CHP Bursa Milletvekili Abdullah Özer 19 işçinin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Özer, Zonguldak´tan beklenen ekibin saatlerce beklendiğini belirtti. Zonguldak Valisi Erdal Ata helikopterle yola çıkan ekiplerin hava muhalefeti nedeniyle yarı yoldan döndüklerini açıkladı.
Allah yardım etsin, işleri çok zor
Kömür ocağında çalışan Hüseyin Ayyıldız, ocaktan çıkarılan kömürü yakınlardaki silolara nakletmekle görevli olduğunu belirterek, “Tam ocaktan çıktığımda patlama sesi duydum. İçim acıdı ama yapacak bir şey yoktu. Aşağıya kadar indim. Yakında olan bazı arkadaşlarım kurtuldu. Çok sayıda arkadaşım patlamanın olduğu yerde. Allah yardım etsin, ama işleri çok zor’’
İşçilerin isimleri belirlendi
Alınan bilgilere göre ocakta mahsur kalan 19 işçinin ismi şöyle: Şenol Kurt, Ali Kazan, İzzet Kuşoğlu, Murat Aydın, Emir Ali Turhan, Murat Hanay, Mehmet Banbal, Seyit Ali Akduman, Mehmet Kuşoğlu, Yusuf Karaca, Erol Boran, Yunis Arçiçek, Ramazan Baştepe, Ertuğrul Demiray, Yahya Arabozan, Erol İkiz, Muammer Aktaş, Ahmet Çetin ve Mehmet Çetin.
6 işçinin cesedine ulaşıldı
Şu ana kadar cesedine ulaşılan işçilerden ikisinin ismi Ali Kazan ve İzzet Kuşoğlu... Mahsur kalan 13 işçiye ulaşılmaya çalışılıyor.

PKK'nın eylemlerinde hedef kamu binaları
Bayramın ilk gününden itibaren terör örgütü PKK'nın kuruluş yıldönümünü bahane eden örgüt sempatizanları Diyarbakır, Batman, İstanbul ve Mersin'deki eylemlerinin ardından, dün de Yüksekova'yı karıştırdı. Ateşlerin yakıldığı ve teröristbaşı lehine sloganların atıldığı gösteride, yürüyüşe geçen eylemcilere polis müdahale etti. Emniyet güçlerine karşı taş ve molotofkokteyli ile saldıran örgüt yandaşları, bir polis aracı ve bir banka şubesine de molotofkokteyli attı. Polis, eylemcileri tazyikli su ve gaz bombaları ile dağıtmaya çalıştı. Karakollara ve sivil halka yönelik provokasyonlarda, kamu binaları ve bankaların hedef seçilmesi dikkat çekti.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde terör örgütü PKK'nın kuruluş yıldönümünü bahane ederek yürüyüş yapmak isteyen gruba polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Taş ve molotofkokteyliyle karşılık veren göstericiler, Türk Telekom Yüksekova işletme binasının camlarını kırdıktan sonra ara sokaklara kaçarak dağıldı. Mersin'de önceki akşam saatlerinde Siteler Polis Karakolu'na yönelik eylem yapan terör örgütü yandaşları, dün gündüz saatlerinde aynı karakola ikinci kez saldırdı. Molotofkokteylleri kullanan eylemcilerin attıkları taş ve havai fişeklerden engelli bir çocuk zor kurtuldu. Karakol önünde daha önceden tedbir alan Çevik Kuvvet ekipleri örgüt yandaşlarına gaz bombası atarak karşılık verince mahalle savaş alanına döndü. Panzerler su sıkarak grubu dağıtırken, sonrasında toplanan örgüt yandaşları yine molotofkokteylleri attı.

İstanbul'da Esenyurt, Ataşehir ve Beyoğlu ilçelerinde de izinsiz gösteri yapan gruplara polis müdahale etti. Esenyurt'ta toplanan bir grup, terör örgütü lehine sloganlar attı. Yanlarındaki molotofkokteyllerini bir markete fırlatan saldırganlar, olay yerinden kaçtı. Markette çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Polis, maddi zarara yol açan saldırıyla ilgili soruşturma başlattı. Bu arada, Ataşehir ve Beyoğlu ilçelerinde de terör örgütü lehine sloganlar atan gruplar, kendilerine müdahale eden polis ekiplerine taş ve molotofkokteyli attı. Polisin, basınçlı su ve gaz bombasıyla müdahalesi sonucu göstericiler ara sokaklara dağıldı. Zeytinburnu'nda ise 1 saat içinde 3 ayrı noktada ses bombası patlatıldı.

Türkiye, İsrail'e 50 gün süre verdi
Türkiye'nin 10 adet insansız hava uçağını teslimi için İsrail'e 50 gün mühlet verdiği belirtildi.
Jerusalem Post gazetesinin İsrail Radyosu'na dayandırdığı habere göre Savunma Bakanı Vecdi Gönül tarafından gönderilen mektup, araçları üreten iki İsrail şirketine ulaştı. Habere göre, mektupta İsrail şirketlerinin 10 adet insansız uçağı belirtilen süre içerisinde telsim etmemesi durumunda imzalanan anlaşmanın feshedileceği belirtiliyor.
İsrail şirketlerinin ise teslimatın gecikmesinin Türk tarafının uçakların daha ileri teknolojiyle donatılması talebinden kaynaklandığı ifade ediliyor. Jerusalem Post'a göre, istenen teknoloji uçakların taşıma kapasitesini aşıyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

İhbarcı SUBAY'ın gönderdiği iddia edilen İnternet andacı'nın 17. sırasında biz de varız

TEK SUÇUMUZ VAR O DA:

VATANIMIZI MÜSLÜMAN NECİP TÜRK MİLLETİNİ VE TSK BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM KURUM VE KURULUŞLARIMIZI CANIMIZDAN ÇOK SEVMEK!

EBSO üyesi A.Ş. İle bunların bağlantısı var.

İhbarcı subay mubay değil, Şok Şokçunun ta kendisi

Hakkı DEDELER: "Biz 2005'ten beri takip altındayız"

Albay Dursun Çiçek tarafından yazıldığı iddia edilen 'İrtica ile mücadele eylem planı'nın ıslak imzalı orijinal belgesini gönderen gizemini halen koruyan ihbarcı subayın ikinci bir ihbar belgesi de savcılığa ulaştı. Ulaştırılan belgenin "takibe alınan İnternet siteleri" listesinin 17. sırasında www.asilkan.org Bozkurt Sitemiz de var..

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Sitemiz Başyazarı, sahibi ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı Hakkı DEDELER şunları söyledi: "Biz 2005 yılından bu yana teknik ve görsel takip altındayız. 17 yıl öncesine ait uydurma vergi borcumuz çıkartıldı, tefeciye verdiğimiz seneti araştırmadan hapse attılar, kapımıza hırsızlık masası, cd baskını yapan polisler, gasp masası dedektifleri ve icra memurları gönderildi. Telefonlarımız ve işyerlerimiz dinlendi. Bir işyerine bir ayda 22 kez maliye memurları gönderilir mi? Yılmadık, yılmayacağız. Her şeyimizi kaybettik ama, Ülkücülüğümüzden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz. EBSO ile davamız devam ediyor. Yargımız ikiye bölünmüş durumda, Atatürk'e, Cumhuriyetimize ve Necip Milletimize küfredenleri şikayet ettik. İfademizi Gasp masası aldı. Kapımıza icra memurları gönderildi. Kimi gasp ettik, kimin gırtlağına çöküp gasp ettik. Tek suçumuz var, Vatanımızı, Müslüman Necip Türk Milletini ve TSK başta olmak üzere, Tük kurum ve kuruluşlarımızı canımızdan çok sevmek EBSO davalarımız devam ediyor. ŞOK,ŞOKÇU adını verdiğimiz, EBSO Üyesi AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkan vekili; 'Bize bu görevi devletimiz verdi' diyor Kim bu devlet dedikleri yakında EBSO Başkanı Ender YORGANCILAR'dan öğreneceğiz"

...

İŞTE O OLAY MEKTUP:

www.asilkan.org

Aleyhimize onlarca dava açılmasına, tutuklanmamıza, komplo baskınlar yapılmasına, dinlenmemize rağmen;

Bozkurt postuna bürünen Marksist-Materyalist

ALKURTLARIN ÇAKALLARIN

HEPSİNİ SUSTURDUK!..

SIRADA TUTUKLANMASI GEREKEN DAİRE BAŞKANLARI- SAVCILAR- HAKİMLER- PARTİ İL BAŞKANLARI- GAZETECİLER- ODA VE BİRLİK BAŞKANLARI- EMNİYET MÜDÜRLERİ- POLİSLER MALİYECİLER- FEDERASYON VE DERNEK BAŞKANLARI VAR!..

Islak İmza ile kurulan tüm siteler, arkadaşlık, e-posta grupları, video paylaşım sitelerinin tamamı yayınlarımız sonrasında deşifre olunca; kendi kendilerini lağvettiler.

79 reklam veren Siyonist ve Ermeni şirketin tek masadan yönettiği Siyonist işbirlikçi şer basınımız saptırmaya, yalan haberler vermeye devam ediyor. Bize gelip, telefon edip röportaj yapıyorlar, masalarında oturan Salamonlar, Simonlar ve Zurnikyan'lar çöpe atıyorlar.

www.asilkan.org ve Hakkı DEDELER'den ayrılmayınız... Haber yayınımızın soluk kesen devamı geliyor...

'Perinçek neyse Öcalan da odur, beraber eylem yapmayız'
İşçi Partisi (İP) ve benzeri düşüncedeki kuruluşlar tarafından 'demokratik açılım'a karşı İzmir'de düzenlenecek miting, kan kaybetmeye devam ediyor. Düzenleme komitesinde yer alan İzmir Şehit Aileleri Derneği'nden sonra Türkiye-Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu da eyleme katılmayacaklarını açıkladı. Federasyon Başkanı Cemal Şenel, "Ergenekon sanıklarından İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ve takımının da işin içinde olduğu söylenince mitingden çekilme kararı aldık. Perinçek ve Öcalan, benim nazarımda aynıdır. Bunlar, Türkiye'nin karışmasını isteyen kişiler." şeklinde sert açıklamalar yaptı.
Federasyon'un, 8 Kasım'da yapılacak, "İhanet açılımlarına hayır! Millete birlik, vatana bütünlük" mitingine katılacağı duyurulmuştu. Ancak Cemal Şenel, mitingin şehit aileleri, gaziler ve cumhuriyete destek amacıyla düzenleneceği söylendiği için önce katılacaklarını duyurduklarını belirtti. Daha sonra amacın farklı olduğunu öğrendiklerini ifade eden Şenel, "Bu tür olaylara karışmak istemiyoruz." diyerek, organizasyondan çekildiklerini açıkladı. İzmir Barosu'nda önceki gün yapılan toplantıya katıldığını ve düşüncelerini orada da açıkladığını bildiren Şenel, dernek üyelerinin de kendisini arayarak mitinge yönelik tepkilerini dile getirdiklerini aktardı. "Benim yaşım 50, 1980 öncesini yaşayan biriyim. Neyin ne olduğunu biliyorum." diyen Federasyon Başkanı, "İşin içinde Türkiye'yi bölmeye, parçalamaya yönelik girişim varsa biz yokuz. Federasyon başkanı olarak mitinge imza koymam, destek vermem." vurgusunu yaptı.
"Cumhuriyet İçin Güçbirliği" adı altında toplanan 30'a yakın sivil toplum kuruluşu, Gündoğdu Meydanı'nda, eski cumhuriyet mitinglerine benzer bir organizasyon yapacaklarını duyurmuştu. Organizasyonu İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, İzmir Eczacı Odası, İP, Emekli Subay Eşleri Derneği gibi kuruluşların üstlendiği ilan edildi. Şehit Aileleri Derneği, toplantılarda gündeme getirilmeyen konuların basın bültenine konulduğunu görünce organizasyondan çekildiğini ilan etmişti.

Buca Cezaevinde mahkumlar yerlerde çifter çifter yatıyor!..

AKP HÜKÜMETİ BORCUNU ÖDEYEMEYENİ DAVETİYE BİLE ÇIKARTMADAN HAPSE TIKTIRIYOR!..  SAVCILAR VE POLİSLERE YAKALADIKLARI SANIK BAŞINA PİRİM VERİLİYOR...

AKP Hükümetinin uyguladığı ekonomik politikalar nedeniyle, ekonomik suçlarda patlamalar oldu. Kredi kartı borçları, çek ve senet borçları, taahhüdü ihlal ve icra davaları nedeniyle, borçlular tazyik hapsine mahkum oldular. İşi bozulan, mekanını kaybeden alacaklıların ve çapulcu mafyalarının kucağına itilen, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşen küçük esnafın boğazına ve paçasına önce devlet güçleri yapıştı. Maliyeye mal beyanında bulunmayan, borçlarını beyana rağmen ödemeyenler, icraya taahhütte bulunanlar, çek ve senet davasından yargılananlar, borçlarını ödeyemedikleri için tazyik hapsine mahkum edilerek, davetiye bile gönderilmeden, yaka paça dikta devletlerde olduğu gibi hapishanelere tıkılmaya başladılar. İzmir Buca Ceza evinden çıkan bir tutuklu sitemize şu açıklamalarda bulundu: "tefeciye olan borcum nedeniyle icraya taahhütte bulundum. Ancak işlerimin bozuk gitmesi nedeniyle borcumu zamanında ödeyemediğim için, 90 gün tazyik hapsine çarptırıldım. Ben teslim olmam için mahkemeden davetiye beklerken, polisler tarafından yaka-paça Buca cezaevine sevk edildim. Cezaevi koğuşu 60 kişilik olduğu halde, koğuşlarda 85-90 kişi yerlere serilen tek kişilik yataklarda ikişer ikişer yatıyorlar. Polislere ve savcılara yakalanan sanıklarla ilgili pirim verilmesi sayıyı daha da artırıyor. Davet çıkarılmadan tutuklama yapmak demokratik bir ülkeye yakışmıyor 14.  Koğuşta ben çıkarken, 84 mahkum yatıyordu" dedi.

 

HIRSIZLAR 5 MİLYAR DOLARI DEVLET ve TÜRSAB ELİYLE İÇ ETTİLER...

Bunları TÜRSAB üyesi ve devletimizin yetki verdiği acenteler yaptı!.. Başaran ULUSOY derhal istifa etmelidir...

Umreciler: 'Suudi Arabistan’da dövüldük'

20 GÜNLÜK VİZE İLE 120 GÜN KALINIR MI? BU VİZELERİ DEVLETİMİZDEN BEDAVA ALANLAR 3000-5.000 DOLARDAN SATTILAR

OLAY MAHKEMEDE: SİTEMİZ BAŞYAZARI HAKKI DEDELER BU BİLGİLERİ VERMEYE BAŞLAYINCA, BAŞARAN ULUSOY TARAFINDAN DAVA EDİLDİ. DAVA 1.5 YILDIR DEVAM EDİYOR... DEDELER DİĞER HIRSIZLIK DOSYALARINI YAZMAYA ÇEKİNDİĞİNİ AMA KORKMADIĞINI VE YILMADIĞINI SÖYLÜYOR... İŞTE BELGELER - İŞTE DEVLET ELİYLE İŞLENEN SUÇLAR... BİR ALLAH'IN KULU DURDURAMIYOR BU HIRSIZLARI...

Umre ziyareti için gittikleri Suudi Arabistan’da vize süreleri bittikten sonra dönmeyip, hac görevini de yapmak için beklerken gözaltına alınan Türk vatandaşları günlerce zor şartlarda kaldıkları cezaevinde dövüldüklerini ve eşyalarının çalındığını iddia ettiler. Umreciler ayrıca kendilerini dolandırdıklarını ileri sürdükleri tur şirketi yetkililerinden davacı olacaklarını söylediler.
Vize süreleri bittiği için Suudi Arabistan Hava yolları’nın tarifeli seferiyle dün Cidde’den İstanbul’a gönderilen 84 kişilik kafile, Atatürk Havalimanı’nda, yaşadıkları zor günleri anlattı. Adanalı Hacı Bekir Bolat,şöyle dedi:
"Bütün eşyamız otelde kaldı. Almamıza izin vermediler. Karşı çıkanları dövdüler. 3 gün boyunca bizi kötü şartlarda tuttular. Yanımızda olan eşyamızı da dışarıya bıraktırdılar. Çıktığımızda bütün çantalarımız karıştırılmış ve içindeki değerli eşyalarımız çalınmıştı."

Mevcut Hac ve Umre mevzuatına göre; Umre ve hac vizesi verilecek acenteleri Devlet yetkilileri ve TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) belirliyor. Bu belirlemelerin yapılabilmesi için TÜRSAB tarafından Suudi Arabistan Büyükelçiliği'ne başka acentelere vize verilmemesi, Başka hava yollarına bilet satılmaması, Sınır kapılarına geçiş izni verilmemesi ve Valilik/Emniyet Müdürlükleri birimlerine Anayasamıza aykırı olarak baskılar yapılıyor ve TÜRSAB eliyle yukarıdaki hırsızların cebine 15 yıl içinde 5 milyar dolar giriyor.

Askere sivil yargı’ iptal
Anayasa Mahkemesi, askerlere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi iptal etti. Bu durum siviller tarafından sürdürülen ve askerleri kapsayan soruşturmaları etkileyebilecek.
ANAYASA Mahkemesi, askerlere darbe, cunta gibi “Anayasal düzene karşı suçlar”, “terör” ve “çete” suçlarını işlemeleri halinde sivil yargılama yolunu açan CMK’nın 250. maddesindeki düzenlemeyi oybirliğiyle iptal etti. Anayasa’nın askeri yargının görev alanını belirleyen 145. maddesine aykırı bulunan düzenlemenin yürürlüğü durduruldu.
Balyoz Darbe Planı, Albay Dursun Çiçek hakkındaki “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” gibi soruşturmaları asker kişiler tarafından, askeri mahalde işlendiği ve askeri görevle ilgili olduğu için iptal kararından etkilenebilecek. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiası üzerine başlatılan ve kozmik odadaki aramayla şekillenecek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı önündeki soruşturma da yetki tartışmasına konu olacak. Şüphelileri asker olan kişilerin bu soruşturmasının da iptal kararı çerçevesinde askeri yargıya gönderilmesi gerekebilecek. Sivil savcılık ve mahkemelerin, CMK 250. madde kapsamındaki muvazzaf subaylara ilişkin askerlik göreviyle ilgili, askeri mahalde işlenmiş eylemlere ilişkin soruşturma ve davaları “görevsizlikle” askeri yargıya göndermeleri gerekecek. İptal kararı çerçevesinde Şemdinli davası ve Özel Kuvvetler davasının askeri yargıda görülmesine devam edilecek.
Ergenekon savcıları, darbe teşebbüsü soruşturmasını CMK’daki bu düzenleme öncesinde başlatmışlardı. Ergenekon savcıları iptale rağmen bu dosyalarda yetki iddialarını sürdürürse, anlaşmazlık Yargıtay’a taşınacak. İptal kararının gerekçesi yetki çatışmasına ışık tutacak. Ergenekon davasından yargılanan emekli generallerin dosyası bu iptalden etkilenmeyecek. Askeri Ceza Kanunu hükümleri gereği sivil mahkemede yargılamaları sürecek.
CHP’nin açtığı davada mahkeme gece yarısı CMK’nın 250. maddesine eklenen “halinde” sözcüğü ile askerlere sivil yargı yolunun açılmasını oybirliği ile iptal etti. Mahkeme, “savaş ve sıkıyönetim” hali ibaresini ise Anayasa Mahkemesi Kanunu’na göre “uygulama olanağı” olmadığı için iptal etti. Mahkeme, barış zamanı uygulanmayan bir maddenin savaşta zaten uygulanamayacağı değerlendirmesi yaptı. Geçici 1 maddedeki “ve 250. madde” maddedeki ibaresi ise “usül”e ilişkin olduğu ve esası etkilemediği için iptal talebi oybirliği ile reddedildi. Kararla ilgili ilk değerlendirmeler şöyle:
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay:
Türkiye’de sivilleşmenin önünü tıkamak konusunda eskimiş yapılar elinden geleni ardına koymuyor.
CHP Sözcüsü ve Genel Sayman Mustafa Özyürek:
Anayasa’ya aykırı bir durum iptal edilmiştir. Biz CHP olarak inanarak verdiğimiz bir dilekçenin kabul edilmiş olmasından memnun olduk.
Kayacan: Görünen köy klavuz istemez
ASKERİ Yargıtay Onursal üyesi Ali Fahir Kayacan, kararı şöyle değerlendirdi: “Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından her olayın işleniş şekline bakılacak. Her soruşturma ve davada bu suç askeri hizmet ve göreviyle ilişkili mi asker kişiye karşı mı işlenmiş, askeri mahalde mi işlenmiş bakılacak. Şablon yapılmayacak. Askeri suçsa askeri yargıda değilse, sivilde yargılama yapılacak. Emekli generallerin Ergenekon’dan yargılandıkları davalar sivil yargıda sürecek. Anayasa çok açık. Bu karar da gösteriyor ki, görünen köy klavuz istemez.”

MHP Amblem değişikliği yapacak

MHP, 8 Kasım’daki olağan büyük kurultayında parti programı ve tüzüğünü değiştirdikten sonra şimdi de 40 yıllık parti bayrağını değiştiriyor. Parti bayrağındaki değişim, dün MHP’nin Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği, ‘Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat’ mitingine yansıdı. Mitingde, MHP’nin mevcut bayrağı ve yeni bayrağı, Türk bayrağı ile meydandaydı. MHP’nin mevcut bayrağı, kırmızı zemin üzerinde, beyaz üç hilalden oluşuyordu. Yeni dizayn edilen parti bayrağı ise beyaz zemin üzerinde kırmızı üç hilalden oluşuyor.

Mevlana Törenleri sona erdi
Konya'da, Mevlana'nın 736. Vuslat Yıl Dönümü etkinlikleri Şeb-i Arus töreniyle sona erdi.
7 Aralık'ta başlayan etkinliklerin son gününde akşam gerçekleştirilen Şeb-i Arus törenine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi Haris Slajdziç, Devlet Bakanı Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, çok sayıda ülkenin Ankara büyükelçileri ile yerli, yabancı turistler katıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Şeb-i Arus töreni öncesi salon tamamen doldu. Yoğun ilgi nedeniyle salona takviye sandalyeler getirildi.
Programa geç kalan ve Kültür ve Turizm Bakanı Günay'ın konuşması sırasında salona giren Baykal, Erdoğan ile tokalaştı.
Protokol konuşmalarıyla başlayan gecede, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Ahmet Özhan, Türk Tasavvuf Müziği konseri verdi.
Konserin ardından İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Müdürü Ömer Tuğrul İnançer Mesnevi'den seçmeler sundu.
Törenler Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nun sema ayinini icra etmesinin ardından yapılan dua ile sona erdi.

Yine kahpe siyaset, yine "kim vurdu"ya şehid gittiler!...

Şehidlerimize sıkılan hain kurşunlar DHA muhabirinin ellerinde...

AKP'nin bölge bakanı İçişleri Bakanına güvenmek zorundayız...

Siste çapraz pusu: 7 şehid, 3 yaralı
Tokat'ın Reşadiye ilçesinde dün öğleden sonra jandarma aracı pusuya düşürüldü. Çatışmada biri uzman çavuş, 7 asker şehid oldu, 3 asker yaralandı Tokat'tan gelen 7 şehit haberi Türkiye'yi sarstı. Dün saat 15.20 sıralarında Tokat'ın Reşadiye ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki Sazak köyü yakınlarında teröristler, jandarma aracına ateş açtı. İlçe jandarma karakolundan Sazak jandarma karakoluna giden askeri araç ormanlık alanda pusuya düşürüldü. Teröristler 2 bin rakımlı ve yoğun sisin hâkim olduğu bölgede yaklaşık 5 dakika boyunca askeri aracı çapraz ateşe tuttu. 10 askerin bulunduğu askeri cip delik deşik olurken, cipteki askerlerden uzman çavuş Harun Aslanbay (Adana) ile erler Onur Bozdemir (Adıyaman), Kemal Pide (Ordu), Ferit Demir (Muş), Yakup Mutlu (Muş), Cengiz Sarıbaş (Giresun) ve Fatih Yonca (Hatay) şehit oldu. Saldırıda Uzman Çavuş Yusuf Öztürk ile erler Emrah Mandıralı ve Arif Temel de yaralandı. Yaralı askerler Niksar ve Reşadiye'deki hastanelere kaldırıldı.

Bulgaristan'daki patlamada 3 Türk çocuğu öldü

Bulgaristan'da Türklerin yoğunlukta yaşadığı Kırcaali bölgesindeki Koşukavak (Krumovgrad) kasabasında çocuk esirgeme kurumu yurdunda meydana gelen patlamada 13, 15 ve 16 yaşlarında üç Türk çocuğu hayatını kaybetti. Koşukavak Belediye Başkanı Sabahattin Mehmed, patlamanın kimin tarafından yapıldığı henüz tespit edilemeyen el yapımı bir bombadan kaynaklandığını açıkladı.
Bombanın patlaması sonucu çocuklardan birinin olay yerinde diğer ikisinin ise kaldırıldıkları hastanelerde can verdiği bildirildi. Emniyet yetkilileri el yapımı bombanın kimin tarafından imal edildiğinin ve çocukların eline nasıl geçtiğinin araştırıldığını açıkladı. Çalışma ve Sosyal Bakanı Totü Mladenov olay üzerine incelemelerde bulunmak üzere Koşukavak'a gitti. Çocuk Esirgeme Kurumu, patlamada ölen çocukların ailelerine psikolojik destek vermek üzere 3 uzmanın görevlendirildiğini bildirdi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Bombalı cezaya dokuz yıl hapis

Elazığ’da pimi çekilmiş el bombasını cezalandırma amacıyla onbaşı İbrahim Öztürk’ün eline verip, bombanın patlaması sonucu 4 askerin şehit olmasına neden olmaktan
tutuklu yargılanan Teğmen Mehmet Tümer, `Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmaktan’ 9 yıl, 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Karakoçan İlçesi Koçyiğitler Piyade Taburu’nda iç güvenlik harekatının sürdürüldüğü 17 Ağustos günü Teğmen Tümer, emirlerini yerine getirmediği gerekçesiyle
cezalandırmak amacıyla piyade onbaşı İbrahim Öztürk’ün eline verdiği pimi çekilmiş el bombasının patlaması sonucu Öztürk ile birlikte piyade çavuş İbrahim Yaman, piyade
onbaşı Ali Osman Altın ve er Mesut Bulut, şehit olmuştu.
Mahkeme heyeti, Teğmen Tümer’e, `Taksirle ölüme neden
olmaktan’ 8 yıl, `bilinçli taksir’ 3 yıl daha olmak üzere toplam 11 yıl hapis cezası verdi. Tümer’in sabıkasız ve iyi
hali gözönünde bulundurularak, cezası 9 yıl 2 aya indirildi.

Şehit aileleri, teğmene verilen cezaya tepkili: Ülkeyi terk edeceğiz
4 askerin ölümüne yol açan Teğmen Mehmet Tümer'e verilen 9 yıl 2 ay hapis cezası, aileleri yıktı. Tümer, en fazla 6 yıl hapis yatıp çıkacak. Şehit Ali Osman Altın'ın annesi Zakire Altın, bu cezanın oğlunu kaybetmekten daha ağır olduğunu söylüyor. G.Antepli Mesut Bulut'un amcası Bedir Bulut, davayı sivil yargıya taşımaya çalışacaklarını, başarılı olamamaları halinde 70 kişilik nüfusları ile ülkeyi terk edeceklerini kaydediyor. Bulut, orduya güvenlerinin sarsıldığını belirtiyor. Samsunlu İbrahim Yaman'ın babası Adem Yaman, "Bu cezayı kabul etmiyoruz." derken, Tarsuslu İbrahim Öztürk'ün babası Hacı Öztürk, teğmenin peşini bırakmayacaklarını vurguluyor.
Elazığ 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi, Elazığ'ın Karakoçan ilçesi Nohuttepe mevkiinde pimi çekilmiş el bombasının patlaması sonucu 4 askerin şehit olmasına sebep olan Teğmen Mehmet Tümer'e sadece 9 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Teğmen Tümer, en fazla 6 yıl hapis yatacak. Haberin ulaştığı şehit ailelerinin evlerinde adeta yas ilan edildi.
Afyonkarahisar'ın Büyükkalecik beldesinde yaşayan şehit Ali Osman Altın'ın annesi Zakire Altın, oğlunu üç ay önce kaybetmesine rağmen acısının ilk günkü kadar taze olduğunu belirtti. Ancak Teğmen Tümer'e verilen cezanın bu acıdan daha ağır geldiğini kaydetti. Acılı anne, "Oğlumu askere gönderirken önce Allah'a sonra komutanlara emanet ettim. Bunun hesabını bu dünyada olmazsa öbür dünyada verecekler. Benim oğlum şehit oldu. İnşallah cennete gidecek. Ama onlar nasıl hesap verecek?" ifadelerini kullandı. Gaziantepli şehit Mesut Bulut'un amcası Bedir Bulut, davayı sivil yargıya taşımak için mücadele vereceklerini açıkladı. 4 kişiyi öldürmenin cezasının 9 yıl olamayacağını kaydeden Bulut, "Birileri adam öldürünce terörist oluyor, biz Teğmen'e hangi ismi verelim? 4 kişiyi öldürmenin cezası bu olamaz. Biz oğlumuzu devlete teslim ettik, böyle mi olmalıydı? Ciğerimiz yanıyor. Şehit aileleri olarak elimizden geleni yapacağız. Geri adım atmayacağız." dedi. Bulut, askeri mahkemenin verdiği bu kararın orduya olan güvenlerini sarstığını vurgularken, hukuk mücadelesinde sonuç alamamaları halinde 70 kişilik nüfusları ile ülkeyi terk edeceklerini dile getirdi. Samsunlu şehit İbrahim Yaman'ın babası Adem Yaman, bu cezayı kabul etmediklerini, haklarını sonuna kadar arayacaklarını belirtti. Yaman, "Nasıl bir adalet sistemimiz var? Dört insanın canı bu kadar mı önemsiz?" dedi. Tarsuslu İbrahim Öztürk'ün babası Hacı Öztürk ise şu görüşleri savundu: "Teğmen'in idamını ya da müebbet hapsini istiyoruz. Şehit aileleri olarak Teğmen'in peşini bırakmayacağız. Benim kanaatime göre Teğmen Tümer, el bombasını bilerek askerlerin üzerine attı."

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar'ın gayesi Bozkurt sitemizi tamamen susturmak, elimize kelepçe taktırmak:
www.asilkan.org ve Hakkı DEDELER'e baskılar giderek dozunu artırıyor!..

MAHKEME KARARINA SAYGI GÖSTERİP YAYINIMIZI TAMAMEN DURDURDUĞUMUZ HALDE,  BU KİN NEDEN? HANGİ YAYINIMIZDA EBSO'YA HAKARET YAPILDI? BİZE YAPILAN BU ZULME "DUR" DİYECEK BİR MAKAM YOK MU? CUMHURİYETİMİZE VE GAZİ PAŞAMIZA YAPILAN SALDIRILAR CEZASIZ MI KALACAK?

Değerli okuyucularımız,  Islak imza ile kurulan 45-50 web sitesine ilave olarak,  Sivil toplum kuruluşlarına, Odalara ve birliklere kurdurulan 100'e yakın web sitesi, e-posta grubu, video paylaşım grubu ve arkadaşlık grupları da, yaklaşık üç yıldır Cumhuriyetimize, Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, Kürt ve Alevi vatandaşlarımıza hakaretler yaptılar. İzmir'de faaliyet gösteren EBSO üyesi Aytaş AŞ'ye ait www.gizxlibelge.com web sitesi de bunlardan bir tanesi. Biz bunu tespit ettik. Adı geçen AŞ, bu iştigal konusu dışındaki siteyi yayınlarımız sonrası başka birisine yine kanunsuz olarak devir ederek delil karartma yolunu seçti. Biz yasal yollarla EBSO Başkanı Sayın Ender Yorgancılar'dan "iştigal konusu dışında faaliyet gösteren üyesi hakkında disiplin soruşturması yapmasını resmen istedik. Ama hakkımızda sayısız davalar açtı. EBSO'nun nüfuzunu kullanarak, bizi korkutmayı, yıldırmayı, sindirmeyi tercih etti. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Bilişim suçları yanlış bilgileri göndererek, adalet yanıltıldı. Adı geçen AŞ değil, şahıs yargılanıp, çok komik para cezalarıyla paça yırtıldı. Kapımıza Gasp Masası, İcra memurları gönderildi. İstemediğimiz halde Barodan Cindoruk tipi avukat tayin ettiler. Savcılık müracaatımız 7-8 ay elden ele gezdirildi. DELİLLER KARARTILDI. Savunma hakkımız elimizden alındı.  Belli ki; bizi yargısız infaz edecekler!..

HALBUKİ BİZ TÜRK ADALETİNE TÜRK MİLLETİ OLARAK GÜVENİYORUZ.

HALBUKİ BİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİNE, KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E, KURUM VE KURULUŞLARIMIZA BAĞLIYIZ. ANAYASAMIZA VE KANUNLARIMIZA BAĞLIYIZ. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE, EMİR BUYURULURSA, ÖLÜMÜNE GÜVENİP, SİLAH ALTINA TERKRAR TEKRAR GİTMEYE HAZIRIZ. ÖYLEYSE BU ZULÜM KİMİN İÇİN , NEYİN İÇİN, "TÜRK MİLLETİ" ADINA HİÇ Mİ ARKAMIZDA BİZE EL UZATACAK MAKAM YOK!

Yüz elli bin  esnaf karşılıksız çek mağduru

Karşılıksız çek kesenler için yapılan düzenleme, komisyonlardaki tartışmalar yüzünden yeni yasama dönemine kaldı Bu yılın ilk beş ayında 876 bin 121 adet karşılıksız çek, yaklaşık 150 bin kişi tarafından kesilmiş bulunuyor. 90 bin civarında çekten dolayı kaçak durumda ticaret erbabı bulunurken, 65 bin civarında insan da hapishanede cezasını çekiyor. Hükümetin, piyasada yarattığı tıkanıklığın aşılması için hazırladığı Çek Yasa Tasarısı 8 Mayıs'ta TBMM'ye sunuldu. Tasarı, karşılıksız çekten dolayı sicilleri bozulduğu için kredi alamayanlar ve borçlarını ödemeyenler için sicil affı getirilmesini içeriyordu. Tasarı alt komisyondan çıkıp, Plan Bütçe'ye gelmeyince önümüzdeki hafta tatile girecek olan TBMM Genel Kurulu'na sunulamayacak. Çek mağdurları adına Yeni Şafak'a konuşan Burhan İşcan, çek tasarının bir önce yasalaşmasını istediklerini belirterek tasarının yasalaşmasını finans sektörünün istemediğini savundu. GÜNLÜĞÜ 100 LİRAYA HAPİS
Karşılıksız çekten dolayı hapis cezasının bulunmadığını kaydeden İşcan, “Ancak, mahkeme çek miktarı kadar idari para cezası veriyor. Örneğin: 1000 TL karşılıksız çek yüzünden 1000 TL'de idari para cezası veriliyor. Toplam 2 bin TL'yi bir ay içinde ödemesi şartı getiriliyor. Para ödenmezse, günlüğü 100 liradan hapse giriliyor” dedi. Beklentilerinin af olmadığını vurgulayan İşcan, “Yanlışın düzeltilmesini bekliyoruz” dedi.
Tam 65 bin kişi hapis cezası aldı
İşcan, yaptıkları tespitlerde 65 bin kişinin karşılıksız çekten dolayı hapis cezası aldığını, bin 500 kişininde içeride olduğunu belirterek, 70 bin dosyanın da Yargıtay'da beklediğini söyledi. İşcan, bugün mağdur durumuna düşenlerin toplam sayısının bunlarla beraber 150 bini bulduğunu belirtti. İşcan şöyle devam etti: “Çek Yasası'nın da içinde bulunduğu 'ceza içeren özel kanunlarda' gerekli değişiklik ve uyumların 31 Aralık 2008 tarihine kadar yapılması gerekiyordu. Ancak, Çek Kanunu'nda gerekli değişiklikler yapılmadığından zımnen yürürlükten kaldırılmış bulunuyor.”

''Türk Milleti, başına geçireceğin insanların damarlarındaki cevher-i asliye - asilkan'a dikkat etmelidir. Sözü açık anlamı ile ''Türk ırkından olmayanları başına geçirme'' demektir...

Hüseyin

Nihal Atsız

Eğer, seçilmişlerin önünde atanmışlar olmasaydı, seçtiklerimizi atanmışlar atamış olmasaydı, Müslüman Necip Türk Milleti'nin önünde hangi kuvvet durabilirdi? Bizi tüm dünyada esir ve köle olarak yöneten kanı bozukların hangisi bugünkü görevlerinde olabilirdi? Türkiyeli mi,  Türk mü yoksa; bu vatanın halen yüzde 89'unu teşkil eden, Gazi Paşamızın işaret ettiği Asilkanlar, Cevher-i asliyeler;

 Müslüman Necip Türk Milleti mi? Hangi Ermenicik Paris seyahati sırasında kendisine sorulunca; "Ben Türküm" der? Paşa, paşa güldürme kendini de bizleri de!...

Oğuzoğulları
Gafil hangi üç asır,hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylemiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak.
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak,
Yalan tarihi görüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuzoğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları.

Doğudan çıkan biz, batıdan yine biz,
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler
Bilinir o zaman,ki hep biziz.
Türk sadece bir ulusun adı değil,
Türk, bütün adamların birliğidir.

Ey birbirine diş bileyen yığınlar
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde
Dünya o zaman görecek hakikat nerde, hakikat nerede?
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

Orhan Gazi tarafından Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde yapılan Fetih Camii harabeye döndü.

TOPLADIĞI TRİLYONLUK BÜTÇELERİ, RUM EVLERİNİ TAMİR EDEREK HARCAYAN TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) BAŞKANI BAŞARAN ULUSOY'A İTHAF OLUNUR...

Orhan Gazi, 1302 yılında Kandıra’yı fethedince, bir cami yaptırarak, silah arkadaşlarıyla birlikte burada cuma namazı kıldı. Fetih sırasında şehit olanlar cami bahçesine ve yakınında bulunan şehitliğe defnedilirken, camide 15 yıl öncesine kadar ibadet edilebiliyordu. Yaklaşık 15 köyün merkezi durumunda olan cami şimdilerde içler acısı bir durumda.

Caminin Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yapılan 4 fetih camisinden biri olduğunu söyleyen Döngeli Keçili köyü sakinlerinden Mehmet Ali Zengin, “Çevre köyler 15 yıl öncesine kadar buraya cuma namazı kılmaya gelirdi. Müftülük imamı Fetih Camii’ne tayin ederdi. 15 yıl önce bazı çökmeler oldu. Ağaçlar çürümeye başladı. Cami terk edildi ve tamamen çöktü. Çevresinde bulunan şehitleri ait mezarlar ise tamamen kayboldu. Cami kullanılmamaya başladığı günden beri köyümüzün bereketi kalmadı. 30 hanelik köy 3 haneye kadar düştü. Bir arkadaşımızın rüyası üzerine caminin çevresinde bulunan şehit mezarlarını yeniden ortaya çıkardık. Orman içinde kalan diğer fetih şehitlerinin bakımsız mezarları onarıldı, ancak bu sefer de define avcılarının hedefi olduk. Mezarlar defineciler tarafından açıldı. Bir gecede 2 ya da 3 metrelik çukurlar açılmış, mezar taşları çalınmış. Biz şimdi yetkililerden bu ecdat yadigarının onarılmasını istiyoruz. Vakıflar’da bu caminin kayıtları var. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’ndan bize yardımcı olmasını istiyoruz” dedi.
Kiliselere gelince para gani
Rıfat Dursun isimli köylü ise, yıllardır namaz kıldıkları caminin şimdilerde içler acısı durumunun kendilerini çok üzdüğünü belirterek, “Burada yatan şehitler bu toprakları bize vatan olarak hediye etti. Ancak bizler onların mezar taşlarına bile sahip çıkamadık.

ORTALIK ÇAKAL-ALKURT KAYNIYORDU

AYTAŞ/3

hepsi sus pus oldular!..

Tüm çakal-alkurt siteleri , gruplar sustular. Sus-pus oldular. Kış geldi. Çakallar kardeşleri ayılar gibi  inlerine çekildiler. Acaba mı?

Yarın sabah uyandığımda, üç haberden birini mutlaka duyacağım:

1. Başbakan veya Cumhurbaşkanı suikast sonucu öldürüldü.

2. Başbakanla Genel Kurmay Başkanımız birlikte çiğ köfte partisinde buluşup, TBMM'nin tavanına çiğ köfte fırlatıp yapıştırdılar.

3. Genel Kurmay Başkanımız baskılara dayanamadı ve istifa etti.

Hangisi olabilir sizce? Ama mutlaka birisi olacak. Ama mutlaka olacak. Ya öyle olacak, ya böyle olacak!... Bu güne kadar ne yazdımsa hepsi oldu ve gerçekleşti.

Beni hiç düşünmeyin. Ellerim kelepçeye, vücudum beyaz kefene çoktanalıştı -  hazırlıklı. Bırakın yarınımı, gelecek saatlerimi bile Allah (cc) ye havale ettim. Hayırlısını versin. Vatanımın Ve Müslüman Necip Milletimin elbette başka sahipleri vardır ve sahip çıkacaktır. İki gün sonra, yine duruşmam var. İşimi gücümü bırakıp, Atatürk'e ve Cumhuriyetimize hakaret edenlerin açtığı davalara gideceğim. Bu ne biçim devlet idaresi, mutlaka göreceğiz. Bedeli hayatıma mal olsa da göreceğiz. Ne de olsa, bana komplo baskınlar yaptıran Hüseyin Çapkın şu anda İstanbul'da zafer çağını yaşıyor. Bana komplo yapanlar ödüle doymuyor!.. İnanmazsanız sizler de bana komplo yapabilirsiniz. Beni dinleyebilir, izleyebilirsiniz.

Not: Bu tür haberleri 79 reklam veren Siyonist ve Ermeni şirketine ruhlarını satan, tek masadan yönetilen Türkiyeli basınında okuyamazsınız.

  

  

  

Google

Copyrights (c) 2004  karun@karunpc.com   

www.karunpc.com