 |
|
İÇ HABERLER |
|
|
|
BAYRAĞA SARILDI!


*
Sitemizin hazırladığı
ve İzmir Bilboardlarını dolduran AKP afişlerini yorumsuz veriyoruz. MEB
tabelalarından (Türkiye Cumhuriyeti) ibaresini kaldıran, Kürt açılımı
altında, tüm yurdu barut fıçısına çeviren AKP'nin ve AKP başının sırt
sırta nasıl da 360derece çark ettiğini, bu Müslüman Necip Türk Milleti
elbette idrak etti. Şimdi hem AKP'yi ve hem de başını siyaset mezarlığına
gömmenin tam zamanı. Ama kim gömecek? Zaman ola, hayır ola!.. |
|
Psikolojik savaşa devam!...
HORTLADILAR
TC Hükümetini devirmeye,
İktidardaki, Ak Partiyi kapatmaya yönelik; İnternet yoluyla, Psikolojik
savaş tam hızıyla sürdürülüyor. Yayınlarımız ve 2. ihbar mektubundan sonra
paniğe kapılan bazı siteler ve arkadaşlık grupları, sahip ve isim
değiştirerek tekrar yayına başladılar. Gazetecilik terimiyle; Hortladılar...
HER GÜN 10 MİLYON KİŞİYE HABER VE YORUM SERVİS EDİLİYOR
DARBENİN POSTAL SESLERİ DUYULUYOR!..
Yaklaşık üç yıldır internet imkanları ve
kaynakları kullanılarak: Cumhuriyetimize, Kurucusu Gazi Mustafa Kemal
Atatürk'e, ailesine, nesebine, silah arkadaşlarına, Türk ırkına, Türk
büyüklerine ve Türk tarihine, CHP'ye, Kızılbaş-Alevi ve Kürt
vatandaşlarımıza yönelik olarak sürdürülen saldırıları ve
Ergenekoncu-Ümraniyeci sunumuyla tanınan, İşçi Partisi yandaşı grupların
arkasında Odaların, Kamu Kurumu niteliğindeki birliklerin, Federasyon ve
derneklerin olduğunu ilk kez sitemiz belgelemeyi başarmıştı. İzmir'de
faaliyet gösteren EBSO üyesi bir A.Ş. nin kanunsuz olarak kurup işlettiği
www.gizlibelge.com sitesini yine
sitemiz tamamen susturmayı başarmıştı. 2. ihbar mektubunun gönderilmesinin
ardından, sayıları 60'ı bulan internet sitesi ve 500'ün üzerinde mail grubu
yayınlarını durdurmuşlardı. Deşifre olan gruplar, kendilerini derleyip
toplayarak, isim ve sahip değiştirerek saldırı yayınlarını tekrar
başlattılar. Her gün yaklaşık 10 milyon kişiye, mail yoluyla ulaşılarak,
sayısız makaleler ve haberler servis ediliyor. Konuyla ilgili görüşlerini
aldığımız Sitemiz sahibi, Başyazarı ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel
Başkanı Hakkı DEDELER şunları söyledi: "Bugüne kadar sayısız kez darbeye
şahit oldum. Her darbe öncesinde, anormal gelişmeler oldu. 1 Mayıs olayları,
Sivas ve Kahraman Maraş olayları, Kıbrıs ve Cumhuriyet mitinglerinde
yaklaşan darbelerin postal seslerini duyup hissettim. Yaklaşık üç yıldır,
İşçi Partisi güdümlü sivil ve muvazzafların, Odaların, birliklerin,
federasyon ve derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının şer faaliyetlerini
yakından izliyorum. 2. İhbar Mektubuyla deşifre olan siteler ve mail
grupları, benim de gayretlerimle sus pus oldular. Yaklaşık iki-üç aydır
suskun kaldılar. Kendilerine bu suskun kaldıkları dönemde, bazı hakim ve
savcılar, emniyet mensupları, muvazzaf askerler destek verdiler. Bilhassa
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ve bazı savcılar suç delillerini
karartıp, yok etmeye çalıştılar. Deliller karartıldı. Şimdi tekrar
hortladılar. Bir kısmı sahip değiştirdi, isim değiştirdi ve yollarına devam
ediyorlar. Eski TBMM'i başkanı Sayın Bülent Arınç'a yönelik ortaya
çıkartılan olay suikasta yönelik değil, bana göre;darbe sırasında
tutuklanabileceği adreslerin tespitine yöneliktir. Cumhuriyetimize ve
Kurucusu Gazi Paşamıza saygılı, bağlı olan sitemin ve şahsımın
yaklaşık olarak 5 yıldır dinlenmesi ve izlenmesi bizi yıldırmadı. Biz tek
tek bu şer yuvalarını tespit edip, yargıya yeterli belgeleri verdik"
|
|
DTP
KAPATILDI
Ahmet TÜRK ve
Aysel Tuğluk'un milletvekilliği düşürüldü...
Anayasa
Mahkememiz DTP'nin kapatılmasına, Milletvekilleri Ahmet Türk ve Aysel
TUĞLUK'un milletvekilliklerinin düşürülmesine karar verdi.
İşte
Kılıç'ın açıklamasıyla yasaklı 37 isim:
- Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan Abdulkadir Fırat,
Abdullah
İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz
Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz
Yeşilyurt,i Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hatice
Adıbelli, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İzzet Belge, Kemal Aktaş,
Leyla Zana, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa
Farisoğlulları, Necdet Atalayı, Nurettin Demirtaş ve Selim Sadak’ın
Anayasa’nın 69. maddesinin 9. fıkrası gereğinde, gerekçeli kararın Remi
5 yıl süreyle, bir başka partinin kurucusu, yönetici denetçisi
olamayacaklarına.
– Beyan ve eylemlerle partinin kapatılmasına neden olan Mardin Mile Ahmet
Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerinin, gerekçeli kararın resmi
gazete’de yayınlanmasından sonra, sona ermesine. Parti tüzel kişiliğinin
kapatma kararı verildiği tarihte son verilmesine gereğinin yerine
getirilmesi için karar örneğinin Başbakanlığa ve Yargıtay’a gönderilmesine
karar verilmiştir. |
|

Arbedeyi
İzmir İl Emniyet Müdürü ve MHP İl başkanı önledi
İZMİR EMNİYET MÜDÜRÜ: "Her şey vatan için" diye slogan atan
vatandaşlara, "Lütfen vatan için dağılın" dedi.
MHP
İL BAŞKANI: "Türkiye çok büyüktür, ucuz ve küçük adamların
tezgahına düşmeyecektir"
AKP'nin
Kürt açılımı projesine, tüm yurtta olduğu gibi, İzmir'de de
tepkiler artarak patlama noktasına geldi. Zafer kazanmış
halk edasıyla; PKK ve Bölücü başı pankartları, posterleri
açarak, konvoy yapan DTP denilen bölücü şer partiye; İzmirli
öfkesini münferit olarak göstermek amacıyla, konvoya
müdahale etti. MHP'den gelecek bir işaret veya
provakatif bir işaret İzmir'i kana bulayabilirdi. Ama sağ
duyu galip geldi ve bu ucuz gruba daha fazla engel olunmadan
arbede önlenmiş oldu. Peki ama; bu güne kadar 86 yıldır
polisine ve askerine kurşun sıkmayan, çalışmalarına engel
olmayan, hep destek veren Müslüman Türk Milleti ne oldu da
polisini yaralayıp aracının taşla camlarını kırdı? Sağ
duyuyla düşünenler, bunu yapanın Müslüman Necip Türk Milleti
olmadığını görmüştür her halde... Mahalli bir
gazetenin konuyla ilgili haberi:
İzmir'de meydan savaşı yaşandı
Üçyol'da DTP'lilerle halk arasında taşlı ve sopalı çıkan
olayda, dördü polis 11 kişi yaralandı. Çok sayıda otomobil
ve belediye otobüsünün de camı kırıldı
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün İzmir'de partililerle
buluşmasına Üçyol semtinde çıkan olaylar damgasını vurdu.
Çeşitli ilçelerden konvoylar halinde gelen DTP'liler ile
vatandaşlar arasında taşlı ve sopalı kavga çıktı. Emniyet
yetkililerinin müdahale ettiği olaylarda, dördü polis memuru
11 kişi yaralandı, çok sayıda araç da hasar gördü.
Yaralananlar arasında Yeni Asır muhabiri Tolga Tekin de
bulunuyor. Ayağına atılan taştan yaralanan Tekin, hastanede
ayakta tedavi edildi, ayrıca başına taş gelen bir kişinin de
hastanede müşaade altında tutulduğu belirtildi.
Çıkan olaylarda çok sayıda otomobil ve belediye otobüsünün
de camları karıldı.
SLOGAN ATTILAR
Üçyol Kavşağı'nda toplanan vatandaşlar, konvoydakilere tepki
göstererek, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" şeklinde slogan
attı ve İstiklal Marşı okudu. Bu sırada bazı vatandaşların
konvoydakilerin üzerine yürümesi üzerine, polis havaya ateş
açtı. Olay yerine gelen İl Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, "Herşey
vatan için" diye slogan atan vatandaşlara, "Lütfen vatan
için dağılın" dedi.
Bu arada olayların olduğu yere MHP Karabağlar İlçe
Teşkilatı'nın üyeleri de gelerek slogan attı. Olay yerine
gelen MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise, "Partimiz
bu provakasyonlara alet olmayacaktır ve problemlerin
çaresini TBMM'de iktidar olarak arayacaktır. Kimse faydacı,
fırsatçı bakış açısıyla teşkilat mensuplarımızı kışkırtmaya
kalkmasın. Bu olay sözde açılımın İzmir'de yarattığı
krizdir. Herkes ders almalı. Türkiye çok büyüktür, ucuz ve
küçük adamların tezgahına düşmeyecektir" diye konuştu. Bu
arada apartmanlara dev Türk bayrakları asılırken,
vatandaşlar bir süre yolu trafiğe kapattı. Öte yandan,
olayları yatıştırmaya çalışan emniyet yetkilileri,
Halilrıfatpaşa yolundan sahile doğru yürümek isteyen
vatandaşlara izin vermedi.
CHP'YE TEPKİ
Bu arada Çankaya'ya gelen Ahmet Türk, Üçyol'daki olayları
eleştirerek başladığı konuşmasında, CHP'nin Türkiye'de
seçkin ve elit kesimi temsil ettiğini belirtti. Türk, "CHP
bugün Dersim katliamını savunacak bir pozisyon
göstermektedir" dedi. Dersim'in bir isyan değil, insanların
haksızlığa ve zulme karşı duruşları olduğunu kaydeden Türk,
"1935 ile başlayan süreçte, o onurlu halk nasıl susturulur,
bunun hesabını yaptılar ve olayları bir katliama
dönüştürdüler. Seçkin ve elit kesimi temsil eden CHP, o
katliamı savunacak bir pozisyon göstermektedir." diye
konuştu. (Y.Asır) |
|

Sitemizin
sahibi, yazı işleri müdürü ve Büyük Turan Partisi Kurucu
Genel Başkanı Hakkı DEDELER:
"TSK'mizin bizi
izlemesinden ve Türkiye'nin tek; Büyük Turancı ve Milliyetçi
sitesi olmaktan şeref duyduk. Atatürk'e ve Cumhuriyete
hakaret eden siteyi TSK içerisindeki cuntanın organize
ettiğini tahmin ediyorum"
Genel
Kurmay Başkanlığı, internet sitelerini izlediklerini kabul
etti. Bu izlenen siteler arasında
Bozkurt
sitemiz www.asilkan.org
' da var. Konuyla ilgili olarak, sitemizin sahibi, yazı
işleri müdürü ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı
Hakkı DEDELER şunları söyledi: "Kürt açılımı yapılarak,
bölücülere, bebek katili teröristlere adeta madalya
verildiği bir dönemde, Atatürk'e, Türkiye Cumhuriyeti'ne
hakaretler yapıldığı, memur savcılarının olayın üzerine
gitmekten imtina ettiği günümüzde, bölücü, yıkıcı,
Fethullahçı, irticacı sitelerin yanı sıra, Dünyanın en büyük ve tek,
Büyük Turan sevdalısı Bozkurt sitemizin TSK tarafından
izlenmesi bize şeref vermiştir. Biz vatanımızı, Müslüman
Necip Türk Milleti'ni, Türkiye Cumhuriyeti'ni, kurum ve
kuruluşlarını canımız kadar çok seviyoruz. Toz kondurtmadık,
kondurtmayız da... Ama, EBSO davamıza konu olan, Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyeti'ne saldıran
şer odaklı sitelerin TSK'li tarafından desteklendiğini
tahmin ediyorum. Şanlı ordumuza sızan bir kısım Marksist,
Leninist ve Materyalist eğitim almış, beyinleri yıkanmış
subaylarımız olabilir.
Bu subayların TSK'lerden
atılması gerekiyor. Bu
hassasiyetle yapılmalıdır.
Çürük yumurtalar ayıklanmak
istenirken, Kümes
yakılmamalıdır. Şanlı
ordumuza halel
getirilmemelidir. Türkiye
Cumhuriyeti kurulduğu günden
beri, 86 yıldır Müslüman
Necip Türk Milleti daima
ordusunun yanında olmuştur.
Bu güne kadar kendisini
Müslüman Türk hisseden tek
bir kişinin polisimize ve
askerimize kurşun sıktığı
vaki değildir. Ne yazık ki;
kendisine Marksist,
Leninist, Materyalist ve
Komünist eğitim verilen,
beyni yıkanan bir takım
cunta heveslisi subaylar
şanlı ordumuz içerisine
yabancı desteğiyle sızmayı
başarmışlardır. Bunların
yaptığı zelil davranışları
ordumuza mal edemeyiz.
"Oğlum terhis ol" dediğimiz
gün, kışlalar boşalır. Bu
tip yabancı güdümlü üç-beş
haddini bilmez subay kabak
gibi içtima alanında dikili
kalır. Şanlı ordumuzun bel
kemiği Müslüman Necip
milletimizdir. Şanlı ordumuz
her dakika inisiyatifimiz
altındadır. Türkiye'de Türk
vardır, Türkiyeliliği kabul
etmiyoruz. Tekrar
söylüyorum, Gazi Mustafa
Kemal Atatürk'e ve
Cumhuriyetimize küfür
ettiren sivil ve askeri
şahsiyetler derhal ortaya
çıkartılmalı, Atatürk
suçlarını araştıran "memur"
savcılarımız görevlerini
savsaklamadan yapmalıdır.
Aksi halde, biz soramasak
bile, bizden sonrakiler
bunun hesabını mutlaka
soracaktır. Geçtiğimiz
senelerde İstiklal Madalyası
taşıyan gazilerimiz
dilenirken zabıtalarca
yakalanıp, dövüldüler.
Açlıktan ölen gazimiz vardı.
Şimdi bugün okuduğum bir
haberde, Kore gazimizin
açlık ve sefaletten öldüğünü
esefle karşıladım. Şehidine
ve gazisine sahip
çıkmayarak, terörist
isyancılara adeta madalya
üstüne madalya vermek
isteyenleri biz Türkiyeli
olarak kabul etsek bile,
kanı düzgün bir asilkan Türk
olarak göremeyiz. Bugüne
kadar şehid edilen her
polisi ve askeri kalbimize
kazıdık. Onların aile
fertleriyle birlikte
ağladık, öfkelendik ve diş
biledik. Ben tekrar
söylüyorum TSK'nin bizi
izlemesinden şeref duydum.
Aksi amaçlı takip edenleri
de yakından biliyoruz. Henüz
kanatlanamadık. Kanatlarımız
çıktığında, tepesine
ineceğimiz tek grup Müslüman
Necip Türk Milleti'ne ihanet
eden soysuzlar olacaktır.
Hesap mutlaka asilkan'la
sorulacaktır" Değerli
okuyucularımız, bu satırları
güncellediğimiz saatlerde
EBSO'nun sitemizi susturmak
için 12. davasını açtığını
öğrendik. Bozkurt sitemizi
tamamen susturmayı
amaçlayan, Gazi Mustafa
Kemal Atatürk'e ve Türkiye
Cumhuriyeti'ne küfredenlere
26 Mayıs'tan bu yana işlem
yapmayanların tutum ve
davranışlarını kınıyoruz.
Gün ola, devran döne, harman
ola!... |
|
ADALET
BAKANINI CEVAP VERMEYE DAVET
EDİYORUZ!
Adalet yine yerine
getirilmedi...
ŞOK ŞOKÇU yine korunup
kollandı!...
ŞOK ŞOKÇUYA VERİLEN CEZAYI
TÜRK MİLLETİ ADINA
TAKDİRLERİNİZE BIRAKIYORUZ:
BU İŞTE CIA'NİN PARMAĞI VAR
MI?
EBSO Üyesi A.Ş. tarafından
organize bir şekilde,
Türkiye Cumhuriyetine,
Kurucusu Gazi Mustafa Kemal
Atatürk'e, silah
arkadaşlarına, aile
fertlerine, Kızılbaş ve Kürt
vatandaşlarımıza, CHP'ye ve
Türk büyüklerine yaklaşık 5
yıldır hakaret ve küfürler
içeren saldırılar yapıldı.
Askeri savcılık ve sitemiz
tarafından, bu saldırıların
İzmir'de faaliyet gösteren
Aytaş Tarım Ürünleri A.Ş.
tarafından yapıldığını
belgeleriyle sivil savcılara
iletildiği halde, tamı
tamına 2 milyon kez yapılan
saldırıların cezası yine
şahsa kesildi. Şahıs korunup
kollanarak suçla orantılı
olmayan bir şekilde sözüm
ona cezalandırıldı. 13
yaşındaki bir çocuk kazaen
bir Atatürk büstünü kırsaydı
2 yıl ceza alacaktı. Ama;
gelin görün ki; 2 milyon kez
saldırı yapan şirkete ve
yöneticilerine hemen hemen
hiç bir ceza verilmedi.
EBSO ve adı geçen şirket
hakkında İzmir Cum.
Savcılığına 26 Mayıs 2009
tarihinde TÜRK MİLLETİ adına
verdiğimiz dilekçe, bu
güne kadar
neticelendirilmedi. Buna
karşılık yayınlarımızı EBSO
Y.Kurulu Başkanı Ender
Yorgancılar jet hızıyla tek
taraflı, savunma bile
alınmadan durdurtabildi.
Yine, Hakkı DEDELER'e karşı
jet hızıyla davalar açıp,
ifadeleri korkutup yıldırmak
gayesiyle Gasp Masası Büro
Amirliği marifetiyle
yaptırdı. Tam 22 kez
DEDELER'e ait işyerine
maliyecileri göndertti. Ve
son yargılamada da adı geçen
A.Ş. korunup kollanarak,
yargılama dışında
bıraktırıldı. Adalet yanıldı
mı, yanıltıldı mı? HSYK'na
yaptığımız şikayetimizden de
bu güne kadar bir sonuç
alamadık. Bu kurumun başkanı
AKP'li Adalet Bakanı. Bakın
mahalli gazetede
yargılamayla ilgili haberin
verilişi ve sanığa verilen
ceza:
İzmir siyaset ve iş
dünyasının da yakından
tanıdığı Ege Bölgesi Sanayi
Odası eski Başkanı ve halen
EBSO Meclis üyesi Kani
Aydoğdu'nun oğlu Gökten Mert
Aydoğdu, İzmir 2.
Asliye Ceza Mahkemesi'nde
sanık olarak hakim karşısına
çıktı. Gökten Mert Aydoğdu
hakkında hazırlanan
iddianamede, kendisine ait
olan internet sitesinde,
Atatürk'e karşı hakaret
içeren sözlerin olduğunu
belirtilerek, sanığın
cezalandırılması istendi.
Duruşmada avukatıyla
birlikte savunma yapan
Aydoğdu, suçlamaları kabul
etmeyip, savcının internette
olduğu iddia edilen
yazılarının altında kendi
yazılarının olduğunu ve
eleştiri boyutunda baktığını
belirterek beraatini istedi.
Aydoğdu, daha önce davada
yaptığı savunmalarda
suçlandığı yazıları başka
yerlerden alıntı yaptığını
ve kendisinin sadece bu
alıntıların altında kendi
yorumlarına yer verdiğini
söylemiş ve bu yorumlarında
da bir suç unsuru olmadığını
savunmuştu.
Yargıç, duruşma sonunda
Gökten Mert Aydoğdu'nu,
Atatürk Aleyhine İşlenen
Suçlar kapsamında suçlu
bularak öncek 18 ay hapis
cezasına çarptırdı. Daha
sonra sanığın pişmanlık
duymasından dolayı hapis
cezasını 15 aya indiren
yargıç, hükmün
açıklanmasının sonraya
bırakılmasına karar verdiği
gibi, Aydoğdu'nun 5 yıl
süreyle denetim altında
tutulmasına karar verdi.
Daha önce de ceza almıştı
Gökten Mert Aydoğdu, daha
önce de yine internet
sitesinde yayınladığı
yazılar nedeniyle, "Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti'ni,
devletin yargı organlarını,
askeri veya emniyet
teşkilatını aşağılamak"
suçundan 6 ay 7 gün hapis
cezasına çarptırılmıştı.
Aydoğdu, yine aynı davada
ayrıca "Halkı askerlikten
soğutmak" suçlamasıyla da
yargılanmış ve bu davadan
ise 9 ay 10 gün hapis cezası
almıştı. Ancak, bu hapis
cezaları, para cezasına
çevrilmişti. Oğul Aydoğdu,
geçtiğimiz günlerde babası
Kani Aydoğdu'yu da kendisini
silahla tehdit ettiği
iddasıyla karakola şikayet
etmişti.(Yeni Asır İZMİR)
NOT: BU TÜR HABERLERİ
DİNLİSİYLE, DONSUZUYLA KANI
BOZUK TÜRKİYE BASININDAN
OKUYAMAZSINIZ. ONLAR
KENDİLERİNİ 79 REKLAM VEREN
ERMENİ VE YAHUDİ ŞİRKETLERE
SATTILAR. ONLAR BİRER
MÜTEVEFFA... TEK MASA
ÜRÜNÜDÜRLER... |
|
EBSO
Yönetim Kurulu dava üstüne
dava yağdırıyor!
Büyük Turan Partisi Kurucu
Genel Başkanı, 41 Bozkurt
sitemizin sahibi, Yazı
İşleri Müdürü ve Başyazarı
Hakkı DEDELER: “Ender
Yorgancılar’ın, açtığı
davalarda, TÜRK MİLLETİ
adına davalı olarak
yargılanmaktan şeref
duyuyorum” dedi.
(Bu bir haber yayınıdır.
Yayınlanma tarihi:
23/08/2009)
Hiç alakası olmayan
mahkemelerden, yayın
durdurma kararını jet
hızıyla çıkartan,
Cumhuriyetimizin temeline
dinamit koyan üyesi yerine,
TÜRK MİLLETİ adına yayın
yapan Bozkurt sitelerimize
saldıran EBSO Yönetim Kurulu
Başkanı Ender YORGANCILAR,
bu kez sadece haber yayını
yapan, www.ahiskaninsesi.com
Bozkurt
sitemizi hedef aldı.
Ayrıca, İzmir 1. Asliye
Ticaret Mahkemesi’nde Hakkı
DEDELER aleyhine 20 bin
TL’lik tazminat davası
açarak,
www.asilkan.org
sitemizin
süreli olarak yayınının
durdurulması talebinde
bulundu.
Kendisiyle
konuştuğumuz Büyük Turan
Partisi Kurucu Genel Başkan,
41 Bozkurt sitemizin
sahibi, yazı işleri müdürü
ve Bozkurt sitelerimizin
başyazarı Hakkı DEDELER
konuyla ilgili olarak
şunları söyledi: “Biz EBSO
Başkanı Ender
Yorgancılar’dan sadece ve
sadece; Cumhuriyetimizin
temellerine dinamit koymak
isteyen, Cumhuriyetimizin 85
yıllı kazanımı olan
değerlere saldıran üyesi
şirket yöneticileri
hakkında, bağlı bulunduğu
5174 Sayılı yasaya göre
işlem yapmasını talep ettik.
Büyük bir organize saldırı
şebekesinin EBSO tarafından
korunup kollanmaması
konusunda şikayet ve ihbarda
bulunduk. Ama, Ender
Yorgancılar tarafını
Cumhuriyetten yana değil,
aynı zamanda saldırıları
yapan Şirketin Yönetim
Kurulu Başkanının EBSO
Meclis üyesi olması
nedeniyle, bize saldırılar
yapmayı, yargıda nüfus ve
gücünü kullanarak, bizi
sindirmeyi, yıldırmayı,
korkutmayı, yok etmeyi
hedefledi. Hızını alamayan
Ender Yorgancılar, sadece
şahsıma yönelmedi. Bozkurt
sitelerimizi de susturmayı
kafasına koydu. Ele aldığım
bu dosya basit bir dosya
değil. Ucunda Ümraniye –
Ergenekon adıyla tanınan
dosya kadar teferruatlı bir
yapılanma var. Ama, ne yazık
ki; 26 Mayıs tarihinde İzmir
Cumhuriyet Savcılığına
verdiğim A:Ş Yönetim Kurulu
ve EBSO Yönetim Kurulu
üyeleri hakkındaki suç
duyuruma henüz savcı bile
tayin edilemezken, EBSO
Yönetim Kurulu, nüfusunu
kullanarak mahkemelerden ve
noterlerden tebligat üstüne
tebligat yağdırıyor.
Şimdi EBSO üyelerine
soruyorum: EBSO Meclisi
sadece adı geçen A.Ş.nin ve
Kani AYDOĞDU’nun babasının
malımıdır? EBSO Yönetim
Kurulu; Cumhuriyetimize ve
Cumhuriyetimizin değerlerine
saldıranların yanında
mıdır? Yoksa, bu değerlere
saldıranları ifşa edenlerin
yanında mıdır? Ender
Yorgancılar yanlış tarafı
seçti. 41 Bozkurt sitemiz
kapatılsa bile, müebbet
hapse mahkum olsam bile, bu
dosyayı kapatmayacağım. Yüce
Türk adaletine güveniyorum.
Bu suç şebekesi EBSO’ya
rağmen, Ender Yorgancılar’a
rağmen mutlaka
çökertilecektir. Türk
adaleti birkaç savcı, hakim
ve mahkemeden ibaret
değildir. Gereken adalet
mutlaka tecelli edecektir.
Güvenim sonsuzdur. İzmir’de
yayın yapan iki adet yumuşak
mahalli gazete vardır.
İsimlerini vermek
istemiyorum. Bu Yumuşak
gazeteciler, para karşılığı
haber yaparak
susturulmuşlardır. Onlar
için Cumhuriyetimiz ve
Cumhuriyetimizin değerleri
bir şey ifade etmemektedir.
Kendilerini haberdar ettiğim
halde, susmayı, sessiz
kalmayı tercih ederek, hangi
tarafta olduklarını
göstermişlerdir. Yine,
Alevi-Kızılbaş dernekleri ve
İzmir CHP de kendilerine
yapılan saldırılar
karşısında bile suskun
kalarak, Cumhuriyetimiz ve
Cumhuriyetimizin değerlerine
yapılan saldırıları bile
görmezden gelmişlerdir. Ben
şahsen; Ender Yorgancılar’ın,
açtığı davalarda, TÜRK
MİLLETİ adına davalı olarak
yargılanmaktan şeref
duyuyorum. Suç örgütünün
kalemşoru olan A.Ş. Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı;
‘Bana bu saldırı görevlerini
devletim verdi, benim bir
suçum yok’ diyor. Simdi ben
soruyorum: ‘Kim bu devlet
dedikleri, hangi savcımız bu
‘devlet’ denen adamları
bulacak? Devletimize yapılan
saldırıları ortaya
çıkartabilecek? Zaman bize
mutlaka gösterecek ve gerçek
adalet yerini bulacak!...
EBSO Meclisi mutlaka
sesimize kulak vererek,
bizlere de kutsal bir görevi
yerine getirdiğimiz için,
teşekkürde bulunacaktır.
EBSO üyeleri üzerlerine
düşen kutsal vatandaşlık
görevlerini mutlaka ve
mutlaka yapacaklardır. Ben
Egeli ve İzmirli sanayici
ve fabrikatörlerimize
güveniyorum” Hakkı DEDELER
daha sonra, EBSO’nun ve
Ender Yorgancılar’ın
iddialarına cevap vermek
üzere, ilgili mahkemeye
müracaatta bulundu. (Not:
Bu bir haber yayınıdır.
Haber yayınlarımız şimdilik
www.ahiskaninsesi.com
Bozkurt
sitemizde de yapıl
maktadır. Basın hukukundan
anlamayanlara veya anlamak
istemeyen art niyetlilere
itham olunur…) |
|
www.asilkan.org
Yazı İşleri Müdürlüğü'nden
DUYURU
YAYINLANMA TARİHİ: 13 Ağustos 2009 Saat: 18,30
Değerli okuyucularımız;
Atatürk’e, silah arkadaşlarına,
Sevgili eşi Latife Hanım’a, Türk Büyüklerine, Türkiye Cumhuriyetine,
Cumhuriyetimizin kurum ve kuruluşlarına saldıran üyesi hakkında
gerekli soruşturmaları yapmaktan imtina eden EBSO Yönetim Kurulu
ve EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender YORGANCILAR, Mahkeme
marifetiyle yayınlarımızı tek taraflı olarak durdurtma kararı aldırttı…
Daha öncesinde, saldırıyı yapan A.Ş. Yönetim Kurulu ve EBSO Yönetim
Kurulu hakkında, 26 Mayıs 2009
tarihinde, İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na,
2009/50946 sayılı müracaatımızla, suç duyurusunda bulunduk. Şimdi
ise, yayınlarımızı tek taraflı olarak durduran mahkemeye,
yayınımızın durdurulmasıyla ilgili itirazımızı yaptık. Tüm bu
gelişmeler olurken, 'Özgür yayıncılığa zincir vurmak isteyen EBSO
Yönetim Kurulu, Noterden protesto çekerek, 'Yayınlarımızı
durdurmadığımız" iddiasıyla çok gülünç bir ihtarda daha bulundu.
Halen 41 yıldır İzmir'de, yaşayan ve görev başında olan tek
gazeteci, Sitemizin Başyazarı, sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Hakkı
DEDELER'dir. Dolayısıyla, Tekzip, Açıklama veya Yayın Durdurma
konularında olsun, Basın Ahlak İlkeleri konularında olsun, en
tecrübeli bir "ağabey" ile birlikte çalışmaktan
www.asilkan.org sitesi yazı
ailesi olarak şeref duyarız. EBSO yayınımızı durdurma
kararını alır almaz, yarım saat içerisinde, yürürlüğe koyduk.
Aynı sayfamızda, aynı sütunumuzda, aynı puntolarla ve aynı
fotoğrafla yayınımızı durdurma gerekçelerini okuyucularımıza haber
olarak verdik. Şu anda da aynı zamanı işleterek Ender Yorgancılar'ın
fotoğrafını yayınlamaya devam ediyoruz. Bu fotoğraf, zorbalıkla
değil, kin ve nefretle değil, 15 gün daha sitemizin bu sütununda,
basın ahlak ilkeleri gereğince yayınlanacaktır. Biz utanılacak,
şerefsizlik duyacak, memlekete ve millete ihanet edecek hiç bir
yalan ve yanlış habercilik hareketinin altına imza atmayız.
Sütunlarımızda, Cumhuriyetimize, Cumhuriyetimizin 85 yıllık
kazanımı olan kurum ve kuruluşlarına, Kurucusu Cennet Mekan Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan elleri ve dilleri de, kıracak -
kesecek yayınları yapmaya devam ederiz. Bunu şaşaayla, tantanayla
değil, ülkümüz ve inancımız gereği gerçekten yaparız. Ülkemiz
kanunları ve yargı organları nezdinde, Kamu Kurumu
niteliğindekilerle; "Türk Milleti" adına çalışanlar eşit değilse;
hangi şart ve koşullarda mücadele verileceğini kestirmek için
müneccim olmaya gerek yoktur!..
Değerli okuyucularımız Yayın
grubumuza ait diğer Bozkurt Sitelerimizde konuyla ilgili
yayınlarımızı devam ettireceğiz. İlk olarak
www.ahiskaninsesi.com
sitemiz gelişmeleri okuyucularımıza duyurmaya devam ediyor. |
|
 Konya'nı
nın Sesi ve Serdişehir Haber
gazetelerinden G. Mert
Aydoğdu'ya;
Dallamanın Birisi bizim
Hakkı İle Ortakaraviranlı
Hakkı’yı birbirine
karıştırdı.
Kime nasıl ve ne şekilde
saldıracağını bilmeyen, 'Şok
Şokçu' Şarlatan Gökten Mert
AYDOĞDU, geçtiğimiz
günlerde duvara çarptı.
Aytaş A.Ş.nin tüm
imkanlarını kullanarak;
babasının ve EBSO'nun göz
yummasıyla, abuk sabuk
saldırını sürdüren
Şarlatan'a Konya'nın Sesi ve
Seydişehir Haber
gazetelerinden aydınlatma
var: (.... Belki Konyalı
ve Seydişehirli
Hemşehrilerimiz Bilmiyorlar
ama bizim
Seydişehir’li
(Ortakaraviranlı) bir başka
Hakkımız var. Onun adı.
Hakkı DEDELER. Bizim Hakkı
ise Hakkı BALCI.
www.gizlibelge.com adlı bir
site ise bizim Hakkı ile
Ortakaraviranlı Hakkı’yı
İsrail Sazanı yazısından
dolayı karıştırınca olay
mahkemede bitti ve sitesi
mahkeme kararıyla kapandı.
Bakınız: http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
Oysa Ortakarivarinlı Hakkı
ile Bizim Hakkı Kesinlikle
aynı kişi değil.
Bizim Hakkı Tek de çalışır
ve yıllardır Seydişehirde
Gazetecilik,
Televizyonculuk, köşe
yazarlığı yapar. Bütün
Seydişehir yakından tanır.
Ortakaraviranlı Hakkı İse
Büyük Turan Partisi Kurucu
Genel Başkanı ve http://www.asilkan.org/
sitesi Başyazarı . (Hakkı
Balcı (SOLDA) Hakkı Dedeler
(Sağda) gözleri deliye
dönmüş, seçmekte zorlanan
Gökten Mert Aydoğdu (altta)
Bugün Konya'nın Sesi ve
Seydişehir Haber
gazetelerinde çıkan
haberlerin tam metni;
İsrail Sazanı Hakkı’larıda
Karıştırdı! Bizim Hakkı Bu
Kardeşim!
Kısa süre önce Seydişehir
Haber Sitesinde, ve
Sitemizde İşgalci Faşist
Robot Balık İsrail Sazanı
hakkında bir köşe yazısı
kaleme alan Hakkı Balcı bu
yazı sonrasında ortalığı
karıştırdı. Pek Çok
Yetkilinin bu balığı
bilmediği ortaya çıktı. Ama
bundan çok daha ilginç bir
karıştırma yaşandı.
Dallamanın Birisi bizim
Hakkı İle Ortakaraviranlı
Hakkı’yı birbirine
karıştırdı. Belki Konyalı ve
Seydişehirli Hemşehrilerimiz
Bilmiyorlar ama bizim
Seydişehir’li (Ortakaraviranlı)
bir başka Hakkımız var. Onun
adı. Hakkı DEDELER. Bizim
Hakkı ise Hakkı BALCI.
www.gizlibelge.com adlı bir
site ise bizim Hakkı ile
Ortakaraviranlı Hakkı’yı
İsrail Sazanı yazısından
dolayı karıştırınca olay
mahkemede bitti ve sitesi
mahkeme kararıyla kapandı.
Bakınız: http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
Oysa Ortakarivarinlı Hakkı
ile Bizim Hakkı Kesinlikle
aynı kişi değil.
Bizim Hakkı Tek de çalışır
ve yıllardır Seydişehirde
Gazetecilik,
Televizyonculuk, köşe
yazarlığı yapar. Bütün
Seydişehir yakından tanır.
Ortakaraviranlı Hakkı İse
Büyük Turan Partisi Kurucu
Genel Başkanı ve http://www.asilkan.org/
sitesi Başyazarı .
Bu Komik Olayla İlgili
Linkler Ve Yazılar:
http://www.asilkan.org/ichaber.htm
http://groups.yahoo.com/group/SiyasetMeydani/message/63020
http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
MAHKEME KARARIYLA KAPANAN
SİTEDE BU HABERİ OKUMAK İÇİN
TIKLAYINIZ !
Resimlerle ispatlarızki
bizim Hakkı Bu:
Evet Hemen Alt Resimlerdeki
Hakkı Bizim Hakkı.. Daha
Aşağıdaki Resimlerdeki Hakkı
İse Diğer Hakkı.. Lütfen!
İsrail herşeyimizi
karıştırıyor! Bari
Hakkılarımızı Karıştırmasına
müsade etmeyelim. Hakkımıza
sahip çıkalım.
BUDA Büyük Turan Partisi
Kucusu Ortakaraviranlı Diğer
Hakkı:
Evet Yukarıdaki Hakkı Bizim
Hakkı.. Aşağıdaki Hakkı
Diğer Hakkı.. Lütfen! İsrail
herşeyimizi karıştırıyor!
Bari Hakkılarımızı
Karıştırmasına müsade
etmeyelim. Hakkımıza sahip
çıkalım.
http://www.konyaninsesi.com/israil-sazani-hakkilarida-karistirdi-bizim-hakki-bu-kardesim/
İsrail Sazanı Hakkı’ları da
Karıştırdı!
Kısa süre önce sitemizde
İsrail Sazanı hakkında bir
köşe yazısı kaleme alan
Hakkı Balcı bu yazı
sonrasında ortalığı
karıştırdı.
Pek Çok Yetkilinin bu balığı
bilmediği ortaya çıktı. Ama
geçen zamanda daha ilginç
bir karıştırma yaşandı. Bir
köşe yazarı bizim Hakkı ile
Ortakaraviranlı Hakkı’yı
birbirine karıştırdı.
www.gizlibelge.com adlı
internet sitesi bizim Hakkı
ile Ortakaraviranlı Hakkı’yı
İsrail Sazanı yazısından
dolayı karıştırınca olay
mahkemede bitti ve site
mahkeme kararıyla kapandı.
http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
Oysa Ortakarivarinlı Hakkı
Dedeler ile köşe yazarımız
Hakkı Balcı kesinlikle aynı
kişi değil.
Köşe yazarımız Hakkı Medaş
ta çalışır ve yıllardır
Seydişehir de Gazetecilik,
Televizyonculuk, köşe
yazarlığı yapar. Bütün
Seydişehir yakından tanır.
Ortakaraviranlı Hakkı İse
Büyük Turan Partisi Kurucu
Genel Başkanı ve http://www.asilkan.org/
sitesi Başyazarı.
Bu Komik Olayla İlgili
Linkler Ve Yazılar:
http://www.asilkan.org/ichaber.htm
http://groups.yahoo.com/group/SiyasetMeydani/message/63020
http://www.gizlibelge.com/hakkidedeler-hakkibalcimi.html
MAHKEME KARARIYLA KAPANAN
SİTEDE BU HABERİ OKUMAK İÇİN
TIKLAYINIZ !
Evet Alt Resimdeki Hakkı
Bizim Hakkı..
Aşağıdaki Resimdeki Hakkı
İse Diğer Hakkı..
Lütfen! İsrail her şeyimizi
karıştırıyor! Bari
Hakkılarımızı Karıştırmasına
müsaade etmeyelim. Hakkımıza
sahip çıkalım.
http://www.seydisehirhaber.com/2815_Israil-Sazani-Hakki’lari-da-Karistirdi!-.html |
|
EBSO
ÜYESİ,
AYTAŞ/AYTASH A.Ş. FİRMASININ
ŞARLATANI BU KEZ
SEYDİŞEHİR'İN KURUCUSU VE
SEVGİLİ
PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED
(SAV)'IN YÜCE TORUNU SEYYİD-İ
HARUN VELİ HZ.
NE HAKARET ETTİ.
ŞARLATANI FİNANSE EDEN
AYTAŞ/AYTASH AŞ VE 2006'DAN
BU YANA BU ÜYESİNE GÖZ YUMAN
EBSO YÖNETİM KURULU HAKKINDA
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA
BULUNDUK...
AYTAŞ/AYTASH AŞ'NİN
YÖNETİM KURULU BAŞKANI,
DEMİREL'İN İZMİR'DEKİ SAĞ
KOLU VE DP GENEL BAŞKAN
ADAYI KANİ AYDOĞDU...
SON SEÇİMLERDE BOZKURT
YUVASI OLDUĞUNU KANITLAYAN
SEYDİŞEHİR'E VE
SEYDİŞEHİRLİLERE ŞARLATANDAN
İFTİRALAR:
"4. IYI OKUYUN! SEYDISEHIR
KGB'NIN YUVASI! KGB
SEYDISEHIR'DE KIZILBAS
KEMALSIT ALKURT YETISTIRIYOR!
O KADAR KI! BU HABER GIBI!"
Dikkat:
Sevgili okuyucularımız,
basit bir saldırı olarak
görmeyin. Cumhuriyetimizin
Kurucusu Mustafa Kemal
Atatürk'e, Silah
Arkadaşlarına, Genelkurmay
Başkanlarımıza "Yahudi,
Ermeni, Sabetaist
yakıştırması yapan
şarlatanın arkasında kimler
var iyi okuyun... Bugün
Cumhuriyet Savcılığına Aytaş/Aytash
Aş, Yönetim Kurulu Başkan ve
üyeleri, ERSO ve Yönetim
Kurulu üyeleri hakkında suş
duyurusu yaptık.
SİTEMİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN,
HABERİN DEVAMI GELİYOR...
4 yıldır Ege Bölgesi Sanayi
Odası (EBSO) üyesi Aytaş/Aytash
A.Ş. tarafından
finanse edilerek,
hakaretlerini sistematik bir
şekilde sürdüren, Aytaş/Aytash
A.Ş. Ortağı ve Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı
Gökten Mert Aydoğdu hakkında,
Başyazarımız Hakkı DEDELER
sayısız kez yazılar yazdı.
EBSO Yönetim Kurulunu uyardı.
Ama nafile şu dakika
itibariyle, "Uyarılacak"
şeklinde verilen hiç bir söz
yerine gelmedi" İşte daha
önce yayınlanan Hakkı
DEDELER makaleleri:
CIA BU KADAR
AYAĞA MI DÜŞTÜ?
"Susturun
bu
şok-
şokçuyu"
(1)
"Susturun
bu
şok-
şokçuyu"
(2)
Atatürk kadar yakışıklı bir
Yahudi gördünüz mü?
|
|
EBSO (Ege Bölgesi Sanayi
Odası) destekli
Atatürk'e, Silah
Arkadaşlarına ve Türk
büyüklerine saldıran ŞOK
ŞOK'çu pusulasını şaşırdı
Hakkı DEDELER ile Hakkı
Balcı'yı birbirine
karıştırdı!..
Büyük
Turan Partisi Kurucu Genel
Başkanı ve Sitemiz Başyazarı
Hakkı DEDELER'e sayısız kez
saldıran, Gazi Mustafa Kemal
Atatürk'e, silah
arkadaşlarına ve Türk
büyüklerine Yahudi, Ermeni
yakıştırması yapan, hakkında
sayısız kez davalar açılan
ve siteleri mahkeme
kararıyla kapatılan, yaydığı
yazılarda kullandığı
fragmanlar yüzünden adı;"Şok
şokçu"ya çıkan G. Mert
Aydoğdu'yu, EBSO eski
başkanı babası: Kani Aydoğdu
ve EBSO yönetimi koruyup
kollamaya devam ediyor.
Hakkı DEDELER'in ele aldığı
"ERGENEKON 6" adlı dosyanın
kendisini ilgilendirdiği
duyumunu alan G. Mert
Aydoğdu, gönderdiği
e-iletilerde;
"SOK IDDA!
HAKKI DEDELER, HAKKI BALCI
MI?" gibi yalan ver
iftiradan ibaret bir
sadırıda bulundu. Bu
saldırısını binlerce kişiye
gönderdi.
EBSO üyesi Aytash Firmasının
finanse ettiği,Kurduğu
internet siteleri ve mail
gruplarıyla, sistematik bir
şekilde Gazi Mustafa Kemal'e,
Silah arkadaşlarına, Türk
büyüklerine Yahudi, Mason,
Ermeni yakıştırmaları yapan,
bu gayelerle şer sitelerde
yayınlanan haberleri
derleyip yayan, hakkında
sayısız kez davalar açılan
ve siteleri kapanan "Melek
yüzlü ŞOK ŞOKÇU bu kez
pusulasını şaşırarak Hakkı
DEDELER'e bir kez daha
saldırdı.
Bugün (25 Mayıs 2009
tarihinde, "Seydişehir Haber
gazetesinde yayınlanan "İsrail
Sazanı Seydişehir’i ve
göllerimizi İşgal Etti"
adındaki iktibas haberimizde
adı geçen Hakkı Balcı ile
Başyazarımız Hakkı Dedeler'i
bir birine karıştırdı.
Halbuki Hakkı DEDELER ile
Hakkı Balcı arasında hiç bir
benzerlik yok. Ama Şok
Şokçunun işini
kolaylaştıralım: Hakkı
DEDELER Seydişehir'e Bağlı
Ortakaraviran Kasabasında
doğdu. Ana tarafı Hatıbın
Omar'ın torunudur. Baba
tarafı Seyyid-i Harun
Veli'ye dayanmaktadır.
Seydişehir halkı, Hakkı
DEDELER'in babası Durmuş
DEDELER'i (Allah Uzun
Ömürler versin 86 yaşında)
"Solak Efe veya Seydişehir
meydanındaki eski
Hapishaneyi satın alan Solak
Efe" olarak tanır. Yani, tüm
Seydişehir havalesi, Aşağı,
Yukarı ve Ortakaraviran
halkı Hakkı DEDELER'in
soyunu sopunu yakından
tanır. Hakkı Blcı'da
Seydişehir halkının yakından
tanıdığı bir mahalli
yazardır. Şok şokçu her
zaman olduğu gibi, yalan,
iftira veya
araştırmacılıktan uzak bir
şekilde görevini icra
etmiştir. Ama, EBSO destekli
iftira kampanyalarının hiç
birisinin doğru olmadığını
Müslüman Türk evlatları
yakından görüyorlar. Hakkı
DEDELER'in "ERGENEKON-6"
konusunun aktörü EBSO'nun
Şokşokçusu bu hafta
sitemizde yayınlanacak.İşte
şokşokçunun bir birine
karıştırdığı resim ve
Hakkı'lar: |
|
|
|
İzmir'in
Kumru ve güvercinleri yok
oluyor!
Atsinekleri kumruların
kanlarını emip, ölümlerine
yol açıyor...
Naylon ipten yapılan kömür
çuvallarına takılan kumrular
ya ölüyor, ya da ayaklarını
kaybediyor...
Hayatta kalabilen kumruların
ve güvercinlerin tek bacak
perdeleri kopuk...
Günün
önemli saatlerinde, "guguk,
guguk" sesleriyle ahenkli
bir şekilde zikir yapan
İzmir'in sevimli kuşları
kumruların ilgisizlik
ve duyarsızlık nedeniyle
nesli tükeniyor. Her
halde, CHP'li yerel
yöneticiler onları da
irticacı olarak
cezalandırıyorlar!... Ah be
kumrucuklar, günde bir tek
şarap atsanız mesele kalmaz,
hayatta kalırdınız!...
www.asilkan.org
sitemizin yaptığı bir
araştırmaya göre: İzmir'de
sayıları gittikçe azalan
kumru kuşlarının, kanatları
altına yerleşen at
sineklerinin kanlarını
emerek, bir kaç ay
içerisinde ölümlerine neden
olduğunu saptadık.
Halen
İzmir semalarında uçan, her
kumru kuşunun veya
güvercinin iki kanatları
altında at sineği bulunuyor.
Ayrıca, balkonlara ve
çatılara konulan naylon
kömür çuvallarının liflerine
takılan kumrular, hayatta
kalabilmek için tek
bacaklarını feda ederek,
kurtulma şansı
bulabiliyorlar.
Kurtulamayanlar ise
ölüyor... Ayrıca sitemizin
yaptığı diğer bir
araştırmada,
şehir içerisindeki
çam ağaçlarının kanserli
olduğu, kurumamak için
şekilden şekillere girdiği
ortaya çıktı...
Yaklaşık 35 yıldır, Kürt
kedilerini beslemekle
iştigal eden İzmir
Belediyesi, İzmir'in sembolü
kumru kuşlarının
kurtarılması için parmağını
bile kıpırdatmıyor. Buna
karşılık, kokonaların
kurduğu Hayvan sever!
derneklerine milyonlarca
lira yardım ediyor... Ne
diyelim? Faaliyet başka,
niyet başka... (HD)
NOT: BU HABERİ MAHREÇ
GÖSTERMEDEN İKTİBAS
ETMEYİNİZ... |
|
Roj TV Türkiye'den yayın
yapacak!..
Uyu Necip Türk Milleti
uyu!...
Anders Fogh Rasmussen'e NATO
hediyemiz olsun
Bu
seçimlerde, özüne dönen Doğu
ve Güneydoğulu Kızılbaş
Kürtler oylarını DTP'ye ve
AKP'ye, büyükşehirlerimize
sistematik olarak
yerleştirilenler de CHP'ye
oylarını verdiler. Gelecek
seçimlerde, DTP'ye baraj
aştırmak ve CHP'yi işgal
etmek gayesiyle bir takım
projeler yapılacak.
Aldığımız sağlam
kaynaklardan gelen duyumlara
göre:
1, ROJ TV TÜRKİYE'DEN
YAYIN YAPACAK NATO Genel
Sekreterlik
makamını AKP'nin altın
tepside hediye ettiği Anders
Fogh Rasmussen, Danimarka
Skovlande'de yayın yapan
KANAL4 TV ile,
Copenhagen'den yayın yapan
ROJ TV arasında bir
mutabakat sağladı.
Mutabakata göre; Roj TV adı
tarihe karışacak. DTP
yanlısı yayın yapacak olan
KANAL4 bir süre sonra,
Türkiye'de kendi
stüdyolarını kurarak
faaliyetlerini sürdürecek.
KANAL4 TV Türkçe, Kürtçe ve
İngilizce yayın yapacak.
AKP, Genel Kurmayın da
talebi üzerine, yeni bir eve
dönüş yasasını meclisten
CHP'nin ve MHP'nin de
yardımıyla geçirecek. Hiç
bir ceza almadan nöbet
değişimi yapan PKK'lı
çapulcular evlerine huzur
içinde dönecekler. Yeni
tertipler Ağustos ayında
tekrar eylemlerine
başlayarak, askerlerimizi
şehid etmeye devam
edecekler...
2, CHP İŞGAL EDİLECEK,
BAYKAL DEVRİLECEK: CHP
içerisinde halen çoğunluğu
elinde bulunduran
Kızılbaş Kürt asıllı
milletvekilleri, Deniz
Baykal'a karşı bir kazan
kaldırma hareketi
başlatacaklar...
3, DTP FİKR-İ İĞFAL
ETTİĞİ KÜRT OLMAYAN
SEÇMENLERE YÖNELİK
POLİTİKALAR ÜRETECEK %10
Seçim barajını AKP %5'e
düşürecek. DTP, fikr-i iğfal
politikaları üreterek, Kürt
asıllı olmayan seçmenlerin
oyunu çalabilmek için
politikalar üretecek. Büyük
şehirlerde CHP'ye emaneten
verilen Kürt oyları
sistematik olarak DTP'ye
kaydırılacak. AKP'ye en az
200 Kürt asıllı milletvekili
adayı sokulacak...
4, AMA, MÜSLÜMAN NECİP TÜRK
MİLLETİ UYKUDAN UYANIP,
ERBAKAN GİBİ TAYİP'E DE SON
SEÇİMLERDE SIFIR ÇEKECEK...
NOT: BU HABERİ İLK KEZ
www.asilkan.org
SİTEMİZDE OKUYORSUNUZ.
LÜTFEN KAYNAK BELİRTMEDEN
ALINTI - İKTİBAS
YAPMAYINIZ... |
|
Allah bu
memlekete bundan sonra Türk asıllı Maliye ve
İçişleri bakanı gelmesini nasip etsin!..
ADALETE TÜRK HAKİMLERİNE GÜVENMEK YETERLİ!..
PARTİ KURMAK İSTEDİĞİ İÇİN KOPMLO BASKINLARA
UĞRAYAN HAKKI DEDELER İKİ KEZ BERAAT
ETTİ.......
Büyük
Turan Partisi’ni kurmaya karar veren
Gazeteci ve Yazar Hakkı DEDELER’in başına
gelmedik kalmadı. Önce Hırsızlık dosyalarını
açtı, hakim değişikliği yapılarak tazminata
çarptırıldı. Dava kesinleşmeden, avukat
kurnazlık yapıp kendi İstanbul adresine
tebligat çıkarttırdı… 18 sene önceki
kapatılan firmasına vergi borcu tahakkuk
ettirildi… İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin
Çapkın’ın İzmir’e tayin edilmesinden sonra;
işyerine komplo baskın düzenlendi. 229 adet
cd’ye el kondu. İki ayrı dava açıldı.
Baskını yapan polisler yalan beyanda
bulundular. Adaleti yanıltıcı ifadeler
verdiler. Bilir kişi yalan rapor düzenledi,
polis memurları yalan yere mahkemede yemin
ettiler, düzmece belgeleri mahkemeye
sundular ve……. Hem Sınayi Haklar
Mahkemesinde ve hem de Sulh Ceza
Mahkemesinde açılan davalardan Hakkı DEDELER
beraat etti. Adalete güvenmenin semeresini
DEDELER bir kez daha gördü. Ancak; İzmir
Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın
vurdumduymazlığı nedeniyle DEDELER 100 bin
YTL zarara uğradı, zaman ve itibar kaybetti.
Yine de DEDELER kendisini mağdur edenlerden
davacı olmayacağını söyledi. Kendisiyle
konuştuğumuz DEDELER şunları söyledi:
“Gazi Paşamızın kurduğu cumhuriyetimizin
kazanımı olan kurum ve kuruluşlara sahip
çıkmamız vatan görevidir. Bu kurumlarımızın
başındaki kişileri sevsek de sevmesek de o
kurumlarımıza zarar verici hareketlerden
kaçınmamız gerekir. Ama bana İzmir Emniyeti
komplo düzenlemek istemiş bunda da başarılı
olamamışlardır. Gerektiği ve ihtiyaç
duyulduğu zaman bana komplo düzenleyen
kurumlardaki görevliler hakkında siyasi
mücadeleyi vereceğim. Ben bana yapılanı 50
sene unutmam Allah bu memlekete bundan sonra
Türk asıllı Maliye ve İçişleri bakanı
gelmesini nasip etsin” |
|
|
"a minute" AKP

Kıta-i Gazza'da bebeklerin
vur emrini veren İsrail Savunma Bakanıyla, bu samimiyeti gören Müslüman
Necip Türk Milleti'nin bir ferdi, Çoban Ali, ilk seçimlerde AKP'ye "a minute"
demeyecek kadar zır cahil mi? |
|
Mehmet
Akif
özünü İslam'dan alan bir
münevverdi
İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy vefatının 73. yıldönümünde anılıyor.
ESKADER Genel Başkanı Mehmet Nuri Yardım, Akif'in ömrü
boyunca fazilet mücadelesi verdiğini söyleyerek, "O, özünü İslam'dan alan
bir münevverdi" dedi.
Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) Genel Başkanı
Mehmet Nuri Yardım, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif
Ersoy'un, 'Özünü İslam inanışından alan bir mükemmel münevver olarak hep
örnek alınması gereken bir isim olduğunu' bildirdi.
Yardım, Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 73. yılı nedeniyle yaptığı
açıklamada, Akif'in edebiyatın seçkin bir ismi, dürüst bir
aydın ve iyi bir sanatkar olduğunu belirterek, 'Her şeyden önce mükemmel bir
şairdir. Aruz veznini en iyi bilen ve uygulayan
bir şair olarak temayüz etmiştir' diye konuştu. İRFAN NUMUNESİ FAZİLET
ABİDESİ
Akif'in çok yönlü, çok cepheli bir fikir ve sanat adamı olduğunu dile
getiren Yardım, Akif'in dünyasının mükemmelliklerden,
erdemlerden, faziletlerden ve iyiliklerden örülü olduğunu belirtti. Yardım,
şunları kaydetti: 'Akif, her şeyden önce bir
fazilet abidesidir. Bir irfan numunesidir ve ahlak timsalidir. Akif, özünü
İslam inanışından alan bir mükemmel münevver
olarak zamanında örnekti, bugün de, yarın da örnek alınabilecek bir isimdir.
Özü sözü birdir. Büyük bir medeniyetin
mümessiliydi ve o üstün medeniyeti bilen, seven, tanıyan ve yaşayan bir
aydındı. Onun üstünlüğü samimiyetinden
kaynaklanıyor.'
Akif'in şaheseri 'Safahat'ın, Türkiye'de en çok okunan ve bilinen şiir
kitabı olduğunu belirten Yardım, Safahat'ın bir şiir
kitabından ziyade bir ahlak ve nasihat kitabı gibi algılandığını, o gözle
okunduğunu kaydetti.
HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL
'Bir Destan Adam Mehmet Akif Ersoy' adlı biyografi kitabının yazarı
Abdurrahman Şen de bazı kavramlar yüzünden ciddi
gerginliklerin yaşandığı bir dönemde Akif'i yeniden okumanın büyük önem
taşıdığını söyledi. Şen, Akif'i tanımlarken, 'Bir
Destan Adam' demeyi uygun gördüğünü vurgulayarak, 'Hayatının ve
özelliklerinin çok azı günümüz insanları tarafından bilinen
Akif'i, tarihi gerçekler ışığında destan gibi anlatmalı, gelecek kuşaklara
da taşımalıyız diye düşünüyorum' dedi.
Edebiyat tarihinin siyasi kamplaşmaların esiri olduğunu öne süren Şen, bu
yanlış tercihin sonucu olarak da Akif'İn başta
edebiyat tarihleri olmak üzere birçok kaynakta hak ettiği nispette yerini
alamadığını öne sürdü. 'Bugün yitirdiğimiz ve
özlemini çektiğimiz ne kadar haslet varsa üzerinde toplamış Akif. Bilgisi,
hoşgörüsü ve tevazusu beni çok etkiledi' diye
konuşan Şen, Akif'in hayatını anlatan bir de film yapmaya karar verdiğini,
senaryosu tamamladığı filmin Ocak ayından itibaren
çekimlerine başlanacağını kaydetti.
Soğuk hava dinlemediler
ESDER, Akif için vefatının 73. yılında Tacettin Dergâhı'nda bir anma töreni
düzenledi. Tacettin Camii'ndeki program, Kur'an-ı
Kerim ve Mevlid-i Şerif'in ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın
okunması ile başladı. Anma töreni, soğuğa rağmen geniş
bir katılımla gerçekleştirildi. ESDER'in her yıl düzenlediği anma töreninde
bu yılın teması Mehmet Akif'in cömertliği ve
diğerkamlığı üzerineydi. Törende Mehmet Akif'in şiirlerine de yer verildi.
Üniversite öğrencisi Mehmet Emek Akif'in "Atiyi
Karanlık Görerek Azmi Bırakmak" ve Ömer Faruk Karaçorlu "Zulmü Alkışlayamam"
şiirlerini okurken, ilköğretim 8. sınıf
öğrencisi Nur Bulat da "Necid Çöllerinde" adlı şiire ses verdi.
MEHMET AKİF ERSOY |
|

Bölünme söz konusu olamaz

Genelkurmay Başkanı,
Trabzon Valiliği önünde kendisini bekleyen vatandaşlarla sohbet etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, beraberindeki kuvvet
komutanlarıyla Trabzon Valisi Recep Kızılcık’a ziyarette bulunduktan sonra,
valilik binası önünde bekleyen vatandaşlarla bir süre sohbet etti. Bu sırada
bazı vatandaşlar Orgeneral Başbuğ’a görüşlerini aktarırken, bazılarının ona
sarıldığı ve ağladığı, bazılarının da alkışladığı gözlendi. Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Başbuğ, “Size güveniyoruz” diyen vatandaşlara, “Biz
sizlere güveniyoruz, bizim güvencemiz de sizlersiniz. Hepimizin birbirine
ihtiyacı var. Zor günlerdeyiz. Birlik, bütünlüğümüz, beraberliğimiz olduğu
müddetçe her türlü sorun gelir geçer, Türkiye bütün sorunları çözecek. Yeter
ki birlik, bütünlük, beraberliğimize zarar vermeyelim. Tahriklere
katılmayalım, tahriklere uymayalım. Bazıları tahrik etmek isteyebilirler”
şeklinde seslendi.
Siz olduğunuz sürece...
Başbuğ, “Trabzonlulara güvenin, milletimizi böldürtmeyiz” diyen başka bir
vatandaşa da, “Kimse bölemez. Öyle bir şey söz konusu değil. Bizim
isteğimiz, kardeş kanı dökülmesin” yanıtını verdi. Orgeneral Başbuğ,
“Türkiye ne ciddi sorunlarla karşılaşmış. Türkiye bölünmez. Siz olduğunuz,
biz olduğumuz müddetçe kimse Türkiye’yi bölemez” diye konuştu. |
|

Bahçeli özüne dönüyor:
Asıl Bölücü hükümette
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bölücüyü dağda aramaya gerek olmadığını
belirterek, “Bölücü hükümettedir, iktidardadır. Tehlike ve tehdit budur”
diye konuştu. Başbakana inat ülkeyi böldürmeyeceklerini söyleyen Bahçeli,
dün Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen, ‘Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat’
mitinginde AK Parti kadrolarından hesap soracaklarını ifade ederek,
“Açılımlarını açtıkları gibi kapayacaklar” dedi.
Demokratik açılımı yıkım projesine, açılımı başlatan hükümeti ise taşerona
benzeten Bahçeli, özetle şöyle konuştu:
ABD’nin emrinde. * Bu manzara, Türk milletinin dirilişi. Milli davalarımız
ver- kurtul anlayışına feda edildi. Çıkarlarımız tehlikeye atıldı. ‘Sıfır
sorun’ denilerek onurumuz ayaklar altına alındı. Ülkemiz, yabancı
başkentlerin güdümüne, ABD projelerinin emrine sokuldu. AB ile hastalıklı
ilişkiler kuruldu. Türkiye, Kıbrıs’ta Rum’un, Irak’ta Barzani’nin,
Kafkasya’da Ermenilerin peşinden koştu.
Söğütözü titresin
* Birliğimizi öyle bir inançla haykıralım ki, ders almayanların suratına
şamar gibi insin. Washington, Erbil, Erivan, Kandil, İmralı ve Söğütözü (AK
Parti Genel Merkezi’nin bulunduğu yer) titresin. Bu vesile ile buradan
Başbakan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Ülkenin güvenlik ve esenliğinden
sorumlu sensin. Tüyü bitmemiş yetimin hakkından sorumlusun. Dökülen kanın,
kırılan gururun sorumlusu sensin. Kefil olman gereken kanlı teröristler
değil. Terörle mücadele senin görevin. Başbakansan gereğini yap ve açılım
denen yıkımdan vazgeç. Eşkıyayı masaya davet ettin. İmralı ile işbirliği
yaptın. Teröristi Habur’da törenle karşıladın. Kimliğimizi sorguladın. Bizi
36’ya bölmeye çabaladın. PKK’nın yapamadığını sen yaptın. Kanlı terörü hoş
gördün ve bizi utanmadan, kanla beslenmekle suçladın.
Tahriklere dikkat
* Açılım dedikçe, bölücüler azıyor. Fırsat dedikçe, İmralı canisi ile
Başbakan el ele veriyor. Bin yıllık kardeşliğimiz tehdit altında. Elbette ki
bozulan kardeşliğin bedelini Başbakan ve kadroları ödeyecek. MHP’nin nefesi
enselerinde olacak. Bu milletin adı, Başbakana ve bölmeye uğraşan Avrupa’ya
inat ‘Türk milleti’dir. Camileri, okulları, televizyonları ayırmaya hakkınız
yok. Van’lıyı İzmir’den, Mardinli’yi İstanbul’dan, kopartmaya hakkınız yok.
Bizim gönlümüzde herkese yer var. Biz başkaları sokakta iken, iktidarda
olacağız ve terörü devlet gücü ile yeneceğiz. Bizi bu hedeften
uzaklaştıracak, bozgunculara fırsat vermeyeceksiniz. İstismarcılara itibar
etmeyeceksiniz. Tahrik ve tertiplere dikkat edeceksiniz. Küçük bir kıvılcım,
telafisi mümkün olmayan hadiselere neden olur.
Yağmura rağmen Tandoğan
MHP’nin Ankara’nın Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği miting yağmura rağmen
ilgi gördü. Mitingde dershaneden çocuklarını alıp gelen anneler, öğrenciler
ve gaziler yanında yüzlerine üç hilal çizen genç katıldı. Pankart
açılmasının yasaklandığı mitingde Türk bayrakları ve MHP bayrakları yanında
şehit aileleri çocuklarının fotoğraflarını taşıdı. Bir partilinin taşıdığı
cumhuriyet tapusu göze çarptı. Devlet Bahçeli’nin konuşması sırasında bazı
partililer gözyaşlarını tutamadı. Nutuk’un dinletildiği mitingde konser ve
tiyatro gösterileri yapıldı. Mitingde Kore Gazisi Kemal Öcalan “80
yaşındayım vatana sahip çıkanların peşindeyim” dedi.
Yeni bayrak |
|

Kara elmas 19 can aldı... Şu ana
kadar 10 ceset çıkartıldı...
Bursa'da grizu patlaması
Bursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesi’ndeki kömür madeninde metan gazı
sıkışmasından meydana gelen grizu patlamasında toprak altında kalan
19 işçiden 10'unun cesedine ulaşıldı. Mustafakemalpaşa İlçesi’ne 30
kilometre uzaklıktaki Alpagut Köyü yakınlarında bulunan Bükköy
Madencilik İşletmesi´ne ait kömür ocağında, dün akşam 19.30’da, 32
işçinin çalıştığı sırada şiddetli bir patlama meydana geldi.
Yaklaşık 300 metre derinlikteki patlamanın ardından 19 işçi toprak
altında sıkıştı. 13 işçi ise kendi imkanlarıyla dışarı çıktı.
Kurtarma amaçlı ocağa giren 5 işçi, içerideki gazdan zehirlenince
güçlükle dışarı geri dönebildi. Müdahalede sıkıntı. 1985’den beri
faaliyette olan ve daha önce meydana gelen grizu patlamasında 4
işçinin öldüğü ocaktaki patlamadan sonra bölgeye jandarmanın yanı
sıra Balıkesir´den 10, Dursunbey Şen Madencilik´ten 10, AKUT
Bursa´dan 20, Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı´ndan
20 kişi ile Bursa Sivil Savunma´dan çok sayıda ekip sevk edildi.
Bursa Valisi Şahabettin Harput, Zonguldak ve Tunçbilek’ten takviye
ekiplerin de bölgeye hareket etmesinin sağlandığını açıkladı. Yoğun
gaz kokusu nedeniyle müdahalede güçlük çeken ekipler, ocağa sürekli
olarak hava verdi. Ekiplerin sürdürdüğü çalışmalar sırasında 7 kişi
yoğun gazdan zehirlenerek olay yerindeki ambulanslarda tedaviye
alındı.
Milletvekilinin iddiası
Mahsur kalan işçilerin kurtarılması için Zonguldak´tan gelecek
ekiplerin olay yerine ulaşması beklenirken, CHP Bursa Milletvekili
Abdullah Özer 19 işçinin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Özer,
Zonguldak´tan beklenen ekibin saatlerce beklendiğini belirtti.
Zonguldak Valisi Erdal Ata helikopterle yola çıkan ekiplerin hava
muhalefeti nedeniyle yarı yoldan döndüklerini açıkladı.
Allah yardım etsin, işleri çok zor
Kömür ocağında çalışan Hüseyin Ayyıldız, ocaktan çıkarılan kömürü
yakınlardaki silolara nakletmekle görevli olduğunu belirterek, “Tam
ocaktan çıktığımda patlama sesi duydum. İçim acıdı ama yapacak bir
şey yoktu. Aşağıya kadar indim. Yakında olan bazı arkadaşlarım
kurtuldu. Çok sayıda arkadaşım patlamanın olduğu yerde. Allah yardım
etsin, ama işleri çok zor’’
İşçilerin isimleri belirlendi
Alınan bilgilere göre ocakta mahsur kalan 19 işçinin ismi şöyle:
Şenol Kurt, Ali Kazan, İzzet Kuşoğlu, Murat Aydın, Emir Ali Turhan,
Murat Hanay, Mehmet Banbal, Seyit Ali Akduman, Mehmet Kuşoğlu, Yusuf
Karaca, Erol Boran, Yunis Arçiçek, Ramazan Baştepe, Ertuğrul Demiray,
Yahya Arabozan, Erol İkiz, Muammer Aktaş, Ahmet Çetin ve Mehmet
Çetin.
6 işçinin cesedine ulaşıldı
Şu ana kadar cesedine ulaşılan işçilerden ikisinin ismi Ali Kazan ve
İzzet Kuşoğlu... Mahsur kalan 13 işçiye ulaşılmaya çalışılıyor. |
|

PKK'nın eylemlerinde hedef kamu
binaları
Bayramın ilk gününden itibaren terör
örgütü PKK'nın kuruluş yıldönümünü bahane eden örgüt sempatizanları
Diyarbakır, Batman, İstanbul ve Mersin'deki eylemlerinin ardından,
dün de Yüksekova'yı karıştırdı.
Ateşlerin
yakıldığı ve teröristbaşı lehine sloganların atıldığı gösteride,
yürüyüşe geçen eylemcilere polis müdahale etti. Emniyet güçlerine
karşı taş ve molotofkokteyli ile saldıran örgüt yandaşları, bir
polis aracı ve bir banka şubesine de molotofkokteyli attı. Polis,
eylemcileri tazyikli su ve gaz bombaları ile dağıtmaya çalıştı.
Karakollara ve sivil halka yönelik provokasyonlarda, kamu binaları
ve bankaların hedef seçilmesi dikkat çekti.
Hakkari'nin
Yüksekova ilçesinde terör örgütü PKK'nın kuruluş yıldönümünü bahane
ederek yürüyüş yapmak isteyen gruba polis biber gazı ve tazyikli
suyla müdahale etti. Taş ve molotofkokteyliyle karşılık veren
göstericiler, Türk Telekom Yüksekova işletme binasının camlarını
kırdıktan sonra ara sokaklara kaçarak dağıldı. Mersin'de önceki
akşam saatlerinde Siteler Polis Karakolu'na yönelik eylem yapan
terör örgütü yandaşları, dün gündüz saatlerinde aynı karakola ikinci
kez saldırdı. Molotofkokteylleri kullanan eylemcilerin attıkları taş
ve havai fişeklerden engelli bir çocuk zor kurtuldu. Karakol önünde
daha önceden tedbir alan Çevik Kuvvet ekipleri örgüt yandaşlarına
gaz bombası atarak karşılık verince mahalle savaş alanına döndü.
Panzerler su sıkarak grubu dağıtırken, sonrasında toplanan örgüt
yandaşları yine molotofkokteylleri attı.
İstanbul'da
Esenyurt, Ataşehir ve Beyoğlu ilçelerinde de izinsiz gösteri yapan
gruplara polis müdahale etti. Esenyurt'ta toplanan bir grup, terör
örgütü lehine sloganlar attı. Yanlarındaki molotofkokteyllerini bir
markete fırlatan saldırganlar, olay yerinden kaçtı. Markette çıkan
yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Polis, maddi zarara
yol açan saldırıyla ilgili soruşturma başlattı. Bu arada, Ataşehir
ve Beyoğlu ilçelerinde de terör örgütü lehine sloganlar atan
gruplar, kendilerine müdahale eden polis ekiplerine taş ve
molotofkokteyli attı. Polisin, basınçlı su ve gaz bombasıyla
müdahalesi sonucu göstericiler ara sokaklara dağıldı.
Zeytinburnu'nda ise 1 saat içinde 3 ayrı noktada ses bombası
patlatıldı. |
|

Türkiye, İsrail'e 50 gün süre
verdi
Türkiye'nin 10 adet insansız hava uçağını teslimi için İsrail'e 50
gün mühlet verdiği belirtildi.
Jerusalem Post gazetesinin İsrail Radyosu'na dayandırdığı habere
göre Savunma Bakanı Vecdi Gönül tarafından gönderilen mektup,
araçları üreten iki İsrail şirketine ulaştı. Habere göre, mektupta
İsrail şirketlerinin 10 adet insansız uçağı belirtilen süre
içerisinde telsim etmemesi durumunda imzalanan anlaşmanın
feshedileceği belirtiliyor.
İsrail şirketlerinin ise teslimatın gecikmesinin Türk tarafının
uçakların daha ileri teknolojiyle donatılması talebinden
kaynaklandığı ifade ediliyor. Jerusalem Post'a göre, istenen
teknoloji uçakların taşıma kapasitesini aşıyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Diyalog
Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi
köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak
alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe
yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir. |
|
İhbarcı
SUBAY'ın gönderdiği iddia edilen İnternet andacı'nın 17. sırasında biz de varız
TEK SUÇUMUZ VAR O DA:
VATANIMIZI MÜSLÜMAN
NECİP TÜRK MİLLETİNİ VE TSK BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM KURUM VE
KURULUŞLARIMIZI CANIMIZDAN ÇOK SEVMEK!
EBSO üyesi A.Ş. İle
bunların bağlantısı var.
İhbarcı subay mubay değil, Şok
Şokçunun ta kendisi
Hakkı DEDELER: "Biz 2005'ten
beri takip altındayız"
Albay
Dursun Çiçek tarafından yazıldığı iddia edilen 'İrtica ile mücadele
eylem planı'nın ıslak imzalı orijinal belgesini gönderen gizemini
halen koruyan ihbarcı subayın ikinci bir ihbar belgesi de savcılığa
ulaştı. Ulaştırılan belgenin "takibe alınan İnternet siteleri"
listesinin 17. sırasında
www.asilkan.org Bozkurt Sitemiz de
var..
Konuyla ilgili bir açıklama yapan
Sitemiz Başyazarı, sahibi ve Büyük Turan Partisi Kurucu Genel
Başkanı Hakkı DEDELER şunları söyledi: "Biz 2005 yılından bu yana
teknik ve görsel takip altındayız. 17 yıl öncesine ait uydurma vergi
borcumuz çıkartıldı, tefeciye verdiğimiz seneti araştırmadan hapse
attılar, kapımıza hırsızlık masası, cd baskını yapan polisler, gasp
masası dedektifleri ve icra memurları gönderildi. Telefonlarımız ve
işyerlerimiz dinlendi. Bir işyerine bir ayda 22 kez maliye memurları
gönderilir mi? Yılmadık, yılmayacağız. Her şeyimizi kaybettik ama,
Ülkücülüğümüzden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz. EBSO ile davamız
devam ediyor. Yargımız ikiye bölünmüş durumda, Atatürk'e,
Cumhuriyetimize ve Necip Milletimize küfredenleri şikayet ettik.
İfademizi Gasp masası aldı. Kapımıza icra memurları gönderildi. Kimi
gasp ettik, kimin gırtlağına çöküp gasp ettik. Tek suçumuz var,
Vatanımızı, Müslüman Necip Türk Milletini ve TSK başta olmak üzere,
Tük kurum ve kuruluşlarımızı canımızdan çok sevmek EBSO davalarımız
devam ediyor. ŞOK,ŞOKÇU adını verdiğimiz, EBSO Üyesi AŞ'nin Yönetim
Kurulu Başkan vekili; 'Bize bu görevi devletimiz verdi' diyor Kim bu
devlet dedikleri yakında EBSO Başkanı Ender YORGANCILAR'dan
öğreneceğiz"
...
İŞTE O OLAY MEKTUP: |
|
www.asilkan.org
Aleyhimize onlarca dava açılmasına, tutuklanmamıza, komplo
baskınlar yapılmasına, dinlenmemize rağmen;
Bozkurt postuna bürünen Marksist-Materyalist
ALKURTLARIN ÇAKALLARIN
HEPSİNİ SUSTURDUK!..
SIRADA TUTUKLANMASI GEREKEN DAİRE BAŞKANLARI-
SAVCILAR- HAKİMLER- PARTİ İL BAŞKANLARI- GAZETECİLER- ODA VE
BİRLİK BAŞKANLARI- EMNİYET MÜDÜRLERİ- POLİSLER MALİYECİLER-
FEDERASYON VE DERNEK BAŞKANLARI VAR!..
Islak İmza ile kurulan tüm siteler, arkadaşlık,
e-posta grupları, video paylaşım sitelerinin tamamı
yayınlarımız sonrasında deşifre olunca; kendi kendilerini
lağvettiler.
79 reklam veren Siyonist ve Ermeni şirketin tek
masadan yönettiği Siyonist işbirlikçi şer basınımız
saptırmaya, yalan haberler vermeye devam ediyor. Bize gelip,
telefon edip röportaj yapıyorlar, masalarında oturan
Salamonlar, Simonlar ve Zurnikyan'lar çöpe atıyorlar.
www.asilkan.org
ve
Hakkı DEDELER'den
ayrılmayınız...
Haber yayınımızın soluk kesen devamı geliyor...
|
|

'Perinçek neyse Öcalan da odur,
beraber eylem yapmayız'
İşçi Partisi (İP) ve benzeri düşüncedeki kuruluşlar tarafından
'demokratik açılım'a karşı İzmir'de düzenlenecek miting, kan
kaybetmeye devam ediyor. Düzenleme komitesinde yer alan İzmir Şehit
Aileleri Derneği'nden sonra Türkiye-Bosna Hersek Kültür Dernekleri
Federasyonu da eyleme katılmayacaklarını açıkladı. Federasyon
Başkanı Cemal Şenel, "Ergenekon sanıklarından İP Genel Başkanı Doğu
Perinçek ve takımının da işin içinde olduğu söylenince mitingden
çekilme kararı aldık. Perinçek ve Öcalan, benim nazarımda aynıdır.
Bunlar, Türkiye'nin karışmasını isteyen kişiler." şeklinde sert
açıklamalar yaptı.
Federasyon'un, 8 Kasım'da yapılacak, "İhanet açılımlarına hayır!
Millete birlik, vatana bütünlük" mitingine katılacağı duyurulmuştu.
Ancak Cemal Şenel, mitingin şehit aileleri, gaziler ve cumhuriyete
destek amacıyla düzenleneceği söylendiği için önce katılacaklarını
duyurduklarını belirtti. Daha sonra amacın farklı olduğunu
öğrendiklerini ifade eden Şenel, "Bu tür olaylara karışmak
istemiyoruz." diyerek, organizasyondan çekildiklerini açıkladı.
İzmir Barosu'nda önceki gün yapılan toplantıya katıldığını ve
düşüncelerini orada da açıkladığını bildiren Şenel, dernek
üyelerinin de kendisini arayarak mitinge yönelik tepkilerini dile
getirdiklerini aktardı. "Benim yaşım 50, 1980 öncesini yaşayan
biriyim. Neyin ne olduğunu biliyorum." diyen Federasyon Başkanı,
"İşin içinde Türkiye'yi bölmeye, parçalamaya yönelik girişim varsa
biz yokuz. Federasyon başkanı olarak mitinge imza koymam, destek
vermem." vurgusunu yaptı.
"Cumhuriyet İçin Güçbirliği" adı altında toplanan 30'a yakın sivil
toplum kuruluşu, Gündoğdu Meydanı'nda, eski cumhuriyet mitinglerine
benzer bir organizasyon yapacaklarını duyurmuştu. Organizasyonu
İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, İzmir Eczacı Odası, İP, Emekli
Subay Eşleri Derneği gibi kuruluşların üstlendiği ilan edildi. Şehit
Aileleri Derneği, toplantılarda gündeme getirilmeyen konuların basın
bültenine konulduğunu görünce organizasyondan çekildiğini ilan
etmişti. |
|

Buca
Cezaevinde mahkumlar yerlerde çifter çifter yatıyor!..
AKP HÜKÜMETİ BORCUNU
ÖDEYEMEYENİ DAVETİYE BİLE ÇIKARTMADAN HAPSE TIKTIRIYOR!..
SAVCILAR VE POLİSLERE YAKALADIKLARI SANIK BAŞINA PİRİM VERİLİYOR...
AKP Hükümetinin
uyguladığı ekonomik politikalar nedeniyle, ekonomik suçlarda
patlamalar oldu. Kredi kartı borçları, çek ve senet borçları,
taahhüdü ihlal ve icra davaları nedeniyle, borçlular tazyik hapsine
mahkum oldular. İşi bozulan, mekanını kaybeden alacaklıların ve
çapulcu mafyalarının kucağına itilen, borçlarını ödeyemeyecek duruma
düşen küçük esnafın boğazına ve paçasına önce devlet güçleri
yapıştı. Maliyeye mal beyanında bulunmayan, borçlarını beyana rağmen
ödemeyenler, icraya taahhütte bulunanlar, çek ve senet davasından
yargılananlar, borçlarını ödeyemedikleri için tazyik hapsine mahkum
edilerek, davetiye bile gönderilmeden, yaka paça dikta devletlerde
olduğu gibi hapishanelere tıkılmaya başladılar. İzmir Buca Ceza
evinden çıkan bir tutuklu sitemize şu açıklamalarda bulundu:
"tefeciye olan borcum nedeniyle icraya taahhütte bulundum. Ancak
işlerimin bozuk gitmesi nedeniyle borcumu zamanında ödeyemediğim
için, 90 gün tazyik hapsine çarptırıldım. Ben teslim olmam için
mahkemeden davetiye beklerken, polisler tarafından yaka-paça Buca
cezaevine sevk edildim. Cezaevi koğuşu 60 kişilik olduğu halde,
koğuşlarda 85-90 kişi yerlere serilen tek kişilik yataklarda ikişer
ikişer yatıyorlar. Polislere ve savcılara yakalanan sanıklarla
ilgili pirim verilmesi sayıyı daha da artırıyor. Davet çıkarılmadan
tutuklama yapmak demokratik bir ülkeye yakışmıyor 14. Koğuşta
ben çıkarken, 84 mahkum yatıyordu" dedi.
|
|
|
|
HIRSIZLAR 5 MİLYAR DOLARI DEVLET ve TÜRSAB ELİYLE İÇ ETTİLER...
Bunları TÜRSAB üyesi ve devletimizin
yetki verdiği acenteler yaptı!..
Başaran ULUSOY derhal
istifa etmelidir...
Umreciler: 'Suudi Arabistan’da
dövüldük'
20 GÜNLÜK VİZE İLE 120
GÜN KALINIR MI? BU VİZELERİ
DEVLETİMİZDEN BEDAVA ALANLAR 3000-5.000 DOLARDAN SATTILAR

OLAY MAHKEMEDE:
SİTEMİZ BAŞYAZARI HAKKI DEDELER BU BİLGİLERİ VERMEYE BAŞLAYINCA,
BAŞARAN ULUSOY TARAFINDAN DAVA EDİLDİ. DAVA 1.5 YILDIR DEVAM EDİYOR...
DEDELER DİĞER HIRSIZLIK DOSYALARINI YAZMAYA ÇEKİNDİĞİNİ AMA
KORKMADIĞINI VE YILMADIĞINI SÖYLÜYOR... İŞTE BELGELER - İŞTE DEVLET
ELİYLE İŞLENEN SUÇLAR... BİR ALLAH'IN KULU DURDURAMIYOR BU
HIRSIZLARI...
Umre ziyareti için gittikleri Suudi Arabistan’da vize süreleri
bittikten sonra dönmeyip, hac görevini de yapmak için beklerken
gözaltına alınan Türk vatandaşları günlerce zor şartlarda kaldıkları
cezaevinde dövüldüklerini ve eşyalarının çalındığını iddia ettiler.
Umreciler ayrıca kendilerini dolandırdıklarını ileri sürdükleri tur
şirketi yetkililerinden davacı olacaklarını söylediler.
Vize süreleri bittiği için Suudi
Arabistan Hava yolları’nın tarifeli seferiyle dün Cidde’den İstanbul’a
gönderilen 84 kişilik kafile, Atatürk Havalimanı’nda, yaşadıkları zor
günleri anlattı. Adanalı Hacı Bekir Bolat,şöyle dedi:
"Bütün eşyamız otelde kaldı. Almamıza izin vermediler. Karşı çıkanları
dövdüler. 3 gün boyunca bizi kötü şartlarda tuttular. Yanımızda olan
eşyamızı da dışarıya bıraktırdılar. Çıktığımızda bütün çantalarımız
karıştırılmış ve içindeki değerli eşyalarımız çalınmıştı."
Mevcut Hac ve Umre mevzuatına göre; Umre ve hac vizesi verilecek
acenteleri Devlet yetkilileri ve TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acenteleri
Birliği) belirliyor. Bu belirlemelerin yapılabilmesi için TÜRSAB
tarafından Suudi Arabistan Büyükelçiliği'ne başka acentelere vize
verilmemesi, Başka hava yollarına bilet satılmaması, Sınır kapılarına
geçiş izni verilmemesi ve Valilik/Emniyet Müdürlükleri birimlerine
Anayasamıza aykırı olarak baskılar yapılıyor ve TÜRSAB eliyle
yukarıdaki hırsızların cebine 15 yıl içinde 5 milyar dolar giriyor.
|
 |
|
|
|
|

Askere
sivil yargı’ iptal
Anayasa Mahkemesi, askerlere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi iptal etti.
Bu durum siviller tarafından sürdürülen ve askerleri kapsayan soruşturmaları
etkileyebilecek.
ANAYASA Mahkemesi, askerlere darbe, cunta gibi “Anayasal düzene karşı
suçlar”, “terör” ve “çete” suçlarını işlemeleri halinde sivil yargılama
yolunu açan CMK’nın 250. maddesindeki düzenlemeyi oybirliğiyle iptal etti.
Anayasa’nın askeri yargının görev alanını belirleyen 145. maddesine aykırı
bulunan düzenlemenin yürürlüğü durduruldu.
Balyoz Darbe Planı, Albay Dursun Çiçek hakkındaki “İrtica ile Mücadele Eylem
Planı” gibi soruşturmaları asker kişiler tarafından, askeri mahalde
işlendiği ve askeri görevle ilgili olduğu için iptal kararından
etkilenebilecek. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiası
üzerine başlatılan ve kozmik odadaki aramayla şekillenecek Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı önündeki soruşturma da yetki tartışmasına konu olacak.
Şüphelileri asker olan kişilerin bu soruşturmasının da iptal kararı
çerçevesinde askeri yargıya gönderilmesi gerekebilecek. Sivil savcılık ve
mahkemelerin, CMK 250. madde kapsamındaki muvazzaf subaylara ilişkin
askerlik göreviyle ilgili, askeri mahalde işlenmiş eylemlere ilişkin
soruşturma ve davaları “görevsizlikle” askeri yargıya göndermeleri
gerekecek. İptal kararı çerçevesinde Şemdinli davası ve Özel Kuvvetler
davasının askeri yargıda görülmesine devam edilecek.
Ergenekon savcıları, darbe teşebbüsü soruşturmasını CMK’daki bu düzenleme
öncesinde başlatmışlardı. Ergenekon savcıları iptale rağmen bu dosyalarda
yetki iddialarını sürdürürse, anlaşmazlık Yargıtay’a taşınacak. İptal
kararının gerekçesi yetki çatışmasına ışık tutacak. Ergenekon davasından
yargılanan emekli generallerin dosyası bu iptalden etkilenmeyecek. Askeri
Ceza Kanunu hükümleri gereği sivil mahkemede yargılamaları sürecek.
CHP’nin açtığı davada mahkeme gece yarısı CMK’nın 250. maddesine eklenen
“halinde” sözcüğü ile askerlere sivil yargı yolunun açılmasını oybirliği ile
iptal etti. Mahkeme, “savaş ve sıkıyönetim” hali ibaresini ise Anayasa
Mahkemesi Kanunu’na göre “uygulama olanağı” olmadığı için iptal etti.
Mahkeme, barış zamanı uygulanmayan bir maddenin savaşta zaten
uygulanamayacağı değerlendirmesi yaptı. Geçici 1 maddedeki “ve 250. madde”
maddedeki ibaresi ise “usül”e ilişkin olduğu ve esası etkilemediği için
iptal talebi oybirliği ile reddedildi. Kararla ilgili ilk değerlendirmeler
şöyle:
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay:
Türkiye’de sivilleşmenin önünü tıkamak konusunda eskimiş yapılar elinden
geleni ardına koymuyor.
CHP Sözcüsü ve Genel Sayman Mustafa Özyürek:
Anayasa’ya aykırı bir durum iptal edilmiştir. Biz CHP olarak inanarak
verdiğimiz bir dilekçenin kabul edilmiş olmasından memnun olduk.
Kayacan: Görünen köy klavuz istemez
ASKERİ Yargıtay Onursal üyesi Ali Fahir Kayacan, kararı şöyle değerlendirdi:
“Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından her olayın işleniş şekline
bakılacak. Her soruşturma ve davada bu suç askeri hizmet ve göreviyle
ilişkili mi asker kişiye karşı mı işlenmiş, askeri mahalde mi işlenmiş
bakılacak. Şablon yapılmayacak. Askeri suçsa askeri yargıda değilse, sivilde
yargılama yapılacak. Emekli generallerin Ergenekon’dan yargılandıkları
davalar sivil yargıda sürecek. Anayasa çok açık. Bu karar da gösteriyor ki,
görünen köy klavuz istemez.” |
|
MHP
Amblem değişikliği yapacak
MHP,
8 Kasım’daki olağan büyük kurultayında parti programı ve tüzüğünü
değiştirdikten sonra şimdi
de 40 yıllık parti bayrağını değiştiriyor. Parti
bayrağındaki değişim, dün MHP’nin Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği,
‘Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat’ mitingine yansıdı. Mitingde, MHP’nin
mevcut bayrağı ve yeni bayrağı, Türk bayrağı ile meydandaydı. MHP’nin mevcut
bayrağı, kırmızı zemin üzerinde, beyaz üç hilalden oluşuyordu. Yeni dizayn
edilen parti bayrağı ise beyaz zemin üzerinde kırmızı üç hilalden oluşuyor.
|
|

Mevlana Törenleri sona
erdi
Konya'da, Mevlana'nın 736. Vuslat Yıl Dönümü etkinlikleri
Şeb-i Arus töreniyle sona erdi.
7 Aralık'ta başlayan etkinliklerin son gününde akşam
gerçekleştirilen Şeb-i Arus törenine, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Bosna Hersek
Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi Haris Slajdziç, Devlet Bakanı
Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz,
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Sanayi ve Ticaret
Bakanı Nihat Ergün, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, çok
sayıda ülkenin Ankara büyükelçileri ile yerli, yabancı
turistler katıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Şeb-i
Arus töreni öncesi salon tamamen doldu. Yoğun ilgi nedeniyle
salona takviye sandalyeler getirildi.
Programa geç kalan ve Kültür ve Turizm Bakanı Günay'ın
konuşması sırasında salona giren Baykal, Erdoğan ile
tokalaştı.
Protokol konuşmalarıyla başlayan gecede, Kültür ve Turizm
Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Tarihi
Türk Müziği Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Ahmet Özhan,
Türk Tasavvuf Müziği konseri verdi.
Konserin ardından İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu
Müdürü Ömer Tuğrul İnançer Mesnevi'den seçmeler sundu.
Törenler Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nun sema
ayinini icra etmesinin ardından yapılan dua ile sona erdi.
|
|


Yine kahpe siyaset, yine
"kim vurdu"ya şehid gittiler!...
Şehidlerimize sıkılan hain
kurşunlar DHA muhabirinin ellerinde...
AKP'nin bölge bakanı
İçişleri Bakanına güvenmek zorundayız...
Siste çapraz pusu: 7 şehid,
3 yaralı
Tokat'ın Reşadiye ilçesinde dün öğleden sonra jandarma aracı pusuya
düşürüldü. Çatışmada biri uzman çavuş, 7 asker şehid oldu, 3 asker yaralandı
Tokat'tan gelen 7 şehit haberi Türkiye'yi sarstı. Dün saat 15.20 sıralarında
Tokat'ın Reşadiye ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki Sazak köyü yakınlarında
teröristler, jandarma aracına ateş açtı. İlçe jandarma karakolundan Sazak
jandarma karakoluna giden askeri araç ormanlık alanda pusuya düşürüldü.
Teröristler 2 bin rakımlı ve yoğun sisin hâkim olduğu bölgede yaklaşık 5
dakika boyunca askeri aracı çapraz ateşe tuttu. 10 askerin bulunduğu askeri
cip delik deşik olurken, cipteki askerlerden uzman çavuş Harun Aslanbay
(Adana) ile erler Onur Bozdemir (Adıyaman), Kemal Pide (Ordu), Ferit Demir
(Muş), Yakup Mutlu (Muş), Cengiz Sarıbaş (Giresun) ve Fatih Yonca (Hatay)
şehit oldu. Saldırıda Uzman Çavuş Yusuf Öztürk ile erler Emrah Mandıralı ve
Arif Temel de yaralandı. Yaralı askerler Niksar ve Reşadiye'deki hastanelere
kaldırıldı. |
|
Bulgaristan'daki patlamada
3 Türk çocuğu öldü

Bulgaristan'da
Türklerin yoğunlukta yaşadığı Kırcaali bölgesindeki Koşukavak (Krumovgrad)
kasabasında çocuk esirgeme kurumu yurdunda meydana gelen patlamada 13, 15 ve
16 yaşlarında üç Türk çocuğu hayatını kaybetti. Koşukavak Belediye Başkanı
Sabahattin Mehmed, patlamanın kimin tarafından yapıldığı henüz tespit
edilemeyen el yapımı bir bombadan kaynaklandığını açıkladı.
Bombanın patlaması sonucu çocuklardan birinin olay yerinde diğer ikisinin
ise kaldırıldıkları hastanelerde can verdiği bildirildi. Emniyet yetkilileri
el yapımı bombanın kimin tarafından imal edildiğinin ve çocukların eline
nasıl geçtiğinin araştırıldığını açıkladı. Çalışma ve Sosyal Bakanı Totü
Mladenov olay üzerine incelemelerde bulunmak üzere Koşukavak'a gitti. Çocuk
Esirgeme Kurumu, patlamada ölen çocukların ailelerine psikolojik destek
vermek üzere 3 uzmanın görevlendirildiğini bildirdi. Olayla ilgili
soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. |
|
Bombalı
cezaya dokuz yıl hapis

Elazığ’da pimi çekilmiş el bombasını cezalandırma amacıyla onbaşı İbrahim
Öztürk’ün eline verip, bombanın patlaması sonucu 4 askerin şehit olmasına
neden olmaktan
tutuklu yargılanan Teğmen Mehmet Tümer, `Bilinçli taksirle birden fazla
kişinin ölümüne neden olmaktan’ 9 yıl, 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Karakoçan İlçesi Koçyiğitler Piyade Taburu’nda iç güvenlik harekatının
sürdürüldüğü 17 Ağustos günü Teğmen Tümer, emirlerini yerine getirmediği
gerekçesiyle
cezalandırmak amacıyla piyade onbaşı İbrahim Öztürk’ün eline verdiği pimi
çekilmiş el bombasının patlaması sonucu Öztürk ile birlikte piyade çavuş
İbrahim Yaman, piyade
onbaşı Ali Osman Altın ve er Mesut Bulut, şehit olmuştu.
Mahkeme heyeti, Teğmen Tümer’e, `Taksirle ölüme neden olmaktan’ 8 yıl,
`bilinçli taksir’ 3 yıl daha olmak üzere toplam 11 yıl hapis cezası verdi.
Tümer’in sabıkasız ve iyi
hali gözönünde bulundurularak, cezası 9 yıl 2 aya indirildi.

Şehit aileleri, teğmene
verilen cezaya tepkili: Ülkeyi terk edeceğiz
4 askerin ölümüne yol açan Teğmen Mehmet Tümer'e verilen 9
yıl 2 ay hapis cezası, aileleri yıktı. Tümer, en fazla 6 yıl
hapis yatıp çıkacak. Şehit Ali Osman Altın'ın annesi Zakire
Altın, bu cezanın oğlunu kaybetmekten daha ağır olduğunu
söylüyor. G.Antepli Mesut Bulut'un amcası Bedir Bulut,
davayı sivil yargıya taşımaya çalışacaklarını, başarılı
olamamaları halinde 70 kişilik nüfusları ile ülkeyi terk
edeceklerini kaydediyor. Bulut, orduya güvenlerinin
sarsıldığını belirtiyor. Samsunlu İbrahim Yaman'ın babası
Adem Yaman, "Bu cezayı kabul etmiyoruz." derken, Tarsuslu
İbrahim Öztürk'ün babası Hacı Öztürk, teğmenin peşini
bırakmayacaklarını vurguluyor.
Elazığ 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi, Elazığ'ın
Karakoçan ilçesi Nohuttepe mevkiinde pimi çekilmiş el
bombasının patlaması sonucu 4 askerin şehit olmasına sebep
olan Teğmen Mehmet Tümer'e sadece 9 yıl 2 ay hapis cezası
verdi. Teğmen Tümer, en fazla 6 yıl hapis yatacak. Haberin
ulaştığı şehit ailelerinin evlerinde adeta yas ilan edildi.
Afyonkarahisar'ın Büyükkalecik beldesinde yaşayan şehit Ali
Osman Altın'ın annesi Zakire Altın, oğlunu üç ay önce
kaybetmesine rağmen acısının ilk günkü kadar taze olduğunu
belirtti. Ancak Teğmen Tümer'e verilen cezanın bu acıdan
daha ağır geldiğini kaydetti. Acılı anne, "Oğlumu askere
gönderirken önce Allah'a sonra komutanlara emanet ettim.
Bunun hesabını bu dünyada olmazsa öbür dünyada verecekler.
Benim oğlum şehit oldu. İnşallah cennete gidecek. Ama onlar
nasıl hesap verecek?" ifadelerini kullandı. Gaziantepli
şehit Mesut Bulut'un amcası Bedir Bulut, davayı sivil
yargıya taşımak için mücadele vereceklerini açıkladı. 4
kişiyi öldürmenin cezasının 9 yıl olamayacağını kaydeden
Bulut, "Birileri adam öldürünce terörist oluyor, biz
Teğmen'e hangi ismi verelim? 4 kişiyi öldürmenin cezası bu
olamaz. Biz oğlumuzu devlete teslim ettik, böyle mi
olmalıydı? Ciğerimiz yanıyor. Şehit aileleri olarak
elimizden geleni yapacağız. Geri adım atmayacağız." dedi.
Bulut, askeri mahkemenin verdiği bu kararın orduya olan
güvenlerini sarstığını vurgularken, hukuk mücadelesinde
sonuç alamamaları halinde 70 kişilik nüfusları ile ülkeyi
terk edeceklerini dile getirdi. Samsunlu şehit İbrahim
Yaman'ın babası Adem Yaman, bu cezayı kabul etmediklerini,
haklarını sonuna kadar arayacaklarını belirtti. Yaman,
"Nasıl bir adalet sistemimiz var? Dört insanın canı bu kadar
mı önemsiz?" dedi. Tarsuslu İbrahim Öztürk'ün babası Hacı
Öztürk ise şu görüşleri savundu: "Teğmen'in idamını ya da
müebbet hapsini istiyoruz. Şehit aileleri olarak Teğmen'in
peşini bırakmayacağız. Benim kanaatime göre Teğmen Tümer, el
bombasını bilerek askerlerin üzerine attı."
|
|

EBSO
Başkanı Ender Yorgancılar'ın gayesi Bozkurt sitemizi tamamen
susturmak, elimize kelepçe taktırmak:
www.asilkan.org ve Hakkı
DEDELER'e baskılar giderek dozunu artırıyor!..

MAHKEME KARARINA SAYGI GÖSTERİP
YAYINIMIZI TAMAMEN DURDURDUĞUMUZ HALDE, BU KİN NEDEN?
HANGİ YAYINIMIZDA EBSO'YA HAKARET YAPILDI? BİZE YAPILAN BU
ZULME "DUR" DİYECEK BİR MAKAM YOK MU? CUMHURİYETİMİZE VE
GAZİ PAŞAMIZA YAPILAN SALDIRILAR CEZASIZ MI KALACAK?
Değerli okuyucularımız,
Islak imza ile kurulan 45-50 web sitesine ilave olarak,
Sivil toplum kuruluşlarına, Odalara ve birliklere kurdurulan
100'e yakın web sitesi, e-posta grubu, video paylaşım grubu
ve arkadaşlık grupları da, yaklaşık üç yıldır
Cumhuriyetimize, Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, Kürt
ve Alevi vatandaşlarımıza hakaretler yaptılar. İzmir'de
faaliyet gösteren EBSO üyesi Aytaş AŞ'ye ait
www.gizxlibelge.com
web sitesi de bunlardan bir tanesi. Biz bunu tespit ettik.
Adı geçen AŞ, bu iştigal konusu dışındaki siteyi
yayınlarımız sonrası başka birisine yine kanunsuz olarak
devir ederek delil karartma yolunu seçti. Biz yasal yollarla
EBSO Başkanı Sayın Ender Yorgancılar'dan "iştigal konusu
dışında faaliyet gösteren üyesi hakkında disiplin
soruşturması yapmasını resmen istedik. Ama hakkımızda
sayısız davalar açtı. EBSO'nun nüfuzunu kullanarak, bizi
korkutmayı, yıldırmayı, sindirmeyi tercih etti.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Bilişim suçları yanlış
bilgileri göndererek, adalet yanıltıldı. Adı geçen AŞ değil,
şahıs yargılanıp, çok komik para cezalarıyla paça yırtıldı.
Kapımıza Gasp Masası, İcra memurları gönderildi.
İstemediğimiz halde Barodan Cindoruk tipi avukat tayin
ettiler. Savcılık müracaatımız 7-8 ay elden ele gezdirildi.
DELİLLER KARARTILDI. Savunma hakkımız elimizden alındı.
Belli ki; bizi yargısız infaz edecekler!..
HALBUKİ BİZ TÜRK ADALETİNE TÜRK
MİLLETİ OLARAK GÜVENİYORUZ.
HALBUKİ BİZ TÜRKİYE
CUMHURİYETİNE, KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E, KURUM
VE KURULUŞLARIMIZA BAĞLIYIZ. ANAYASAMIZA VE KANUNLARIMIZA
BAĞLIYIZ. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE, EMİR BUYURULURSA,
ÖLÜMÜNE GÜVENİP, SİLAH ALTINA TERKRAR TEKRAR GİTMEYE
HAZIRIZ. ÖYLEYSE BU ZULÜM KİMİN İÇİN , NEYİN İÇİN, "TÜRK
MİLLETİ" ADINA HİÇ Mİ ARKAMIZDA BİZE EL UZATACAK MAKAM YOK!
|
|

Yüz elli bin esnaf karşılıksız çek mağduru
Karşılıksız çek
kesenler için yapılan düzenleme, komisyonlardaki tartışmalar yüzünden
yeni yasama dönemine kaldı Bu yılın ilk beş ayında 876 bin 121 adet
karşılıksız çek, yaklaşık 150 bin kişi tarafından kesilmiş bulunuyor. 90
bin civarında çekten dolayı kaçak durumda ticaret erbabı bulunurken, 65
bin civarında insan da hapishanede cezasını çekiyor. Hükümetin, piyasada
yarattığı tıkanıklığın aşılması için hazırladığı Çek Yasa Tasarısı 8
Mayıs'ta TBMM'ye sunuldu. Tasarı, karşılıksız çekten dolayı sicilleri
bozulduğu için kredi alamayanlar ve borçlarını ödemeyenler için sicil
affı getirilmesini içeriyordu. Tasarı alt komisyondan çıkıp, Plan
Bütçe'ye gelmeyince önümüzdeki hafta tatile girecek olan TBMM Genel
Kurulu'na sunulamayacak. Çek mağdurları adına Yeni Şafak'a konuşan
Burhan İşcan, çek tasarının bir önce yasalaşmasını istediklerini
belirterek tasarının yasalaşmasını finans sektörünün istemediğini
savundu. GÜNLÜĞÜ 100 LİRAYA HAPİS
Karşılıksız çekten dolayı hapis cezasının bulunmadığını kaydeden İşcan,
“Ancak, mahkeme çek miktarı kadar idari para cezası veriyor. Örneğin:
1000 TL karşılıksız çek yüzünden 1000 TL'de idari para cezası veriliyor.
Toplam 2 bin TL'yi bir ay içinde ödemesi şartı getiriliyor. Para
ödenmezse, günlüğü 100 liradan hapse giriliyor” dedi. Beklentilerinin af
olmadığını vurgulayan İşcan, “Yanlışın düzeltilmesini bekliyoruz” dedi.
Tam 65 bin kişi hapis cezası aldı
İşcan, yaptıkları tespitlerde 65 bin kişinin karşılıksız çekten dolayı
hapis cezası aldığını, bin 500 kişininde içeride olduğunu belirterek, 70
bin dosyanın da Yargıtay'da beklediğini söyledi. İşcan, bugün mağdur
durumuna düşenlerin toplam sayısının bunlarla beraber 150 bini bulduğunu
belirtti. İşcan şöyle devam etti: “Çek Yasası'nın da içinde bulunduğu
'ceza içeren özel kanunlarda' gerekli değişiklik ve uyumların 31 Aralık
2008 tarihine kadar yapılması gerekiyordu. Ancak, Çek Kanunu'nda gerekli
değişiklikler yapılmadığından zımnen yürürlükten kaldırılmış bulunuyor.” |
|

''Türk
Milleti, başına geçireceğin insanların damarlarındaki cevher-i asliye -
asilkan'a dikkat etmelidir. Sözü açık anlamı ile
''Türk ırkından olmayanları başına geçirme'' demektir...
Hüseyin
Nihal Atsız
Eğer, seçilmişlerin önünde atanmışlar
olmasaydı, seçtiklerimizi atanmışlar atamış olmasaydı, Müslüman
Necip Türk Milleti'nin önünde hangi kuvvet durabilirdi? Bizi tüm dünyada
esir ve köle olarak yöneten kanı bozukların hangisi bugünkü görevlerinde
olabilirdi? Türkiyeli mi, Türk mü yoksa; bu vatanın halen yüzde
89'unu teşkil eden, Gazi Paşamızın işaret ettiği Asilkanlar, Cevher-i
asliyeler;
Müslüman
Necip Türk Milleti mi? Hangi
Ermenicik Paris seyahati sırasında kendisine sorulunca; "Ben Türküm"
der? Paşa, paşa güldürme kendini de bizleri de!...
Oğuzoğulları
Gafil hangi üç asır,hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylemiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak.
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak,
Yalan tarihi görüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuzoğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları.
Doğudan çıkan biz, batıdan yine biz,
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler
Bilinir o zaman,ki hep biziz.
Türk sadece bir ulusun adı değil,
Türk, bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde
Dünya o zaman görecek hakikat nerde, hakikat nerede?
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
|
|
|
|
Orhan Gazi tarafından Kocaeli’nin
Kandıra ilçesinde yapılan Fetih Camii harabeye döndü.
TOPLADIĞI
TRİLYONLUK BÜTÇELERİ, RUM EVLERİNİ TAMİR EDEREK HARCAYAN TÜRSAB
(Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) BAŞKANI BAŞARAN ULUSOY'A
İTHAF OLUNUR...

Orhan Gazi, 1302 yılında Kandıra’yı fethedince, bir cami
yaptırarak, silah arkadaşlarıyla birlikte burada cuma namazı
kıldı. Fetih sırasında şehit olanlar cami bahçesine ve yakınında
bulunan şehitliğe defnedilirken, camide 15 yıl öncesine kadar
ibadet edilebiliyordu. Yaklaşık 15 köyün merkezi durumunda olan
cami şimdilerde içler acısı bir durumda.
Caminin Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yapılan 4 fetih camisinden
biri olduğunu söyleyen Döngeli Keçili köyü sakinlerinden Mehmet
Ali Zengin, “Çevre köyler 15 yıl öncesine kadar buraya cuma namazı
kılmaya gelirdi. Müftülük imamı Fetih Camii’ne tayin ederdi. 15
yıl önce bazı çökmeler oldu. Ağaçlar çürümeye başladı. Cami terk
edildi ve tamamen çöktü. Çevresinde bulunan şehitleri ait mezarlar
ise tamamen kayboldu. Cami kullanılmamaya başladığı günden beri
köyümüzün bereketi kalmadı. 30 hanelik köy 3 haneye kadar düştü.
Bir arkadaşımızın rüyası üzerine caminin çevresinde bulunan şehit
mezarlarını yeniden ortaya çıkardık. Orman içinde kalan diğer
fetih şehitlerinin bakımsız mezarları onarıldı, ancak bu sefer de
define avcılarının hedefi olduk. Mezarlar defineciler tarafından
açıldı. Bir gecede 2 ya da 3 metrelik çukurlar açılmış, mezar
taşları çalınmış. Biz şimdi yetkililerden bu ecdat yadigarının
onarılmasını istiyoruz. Vakıflar’da bu caminin kayıtları var.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’ndan
bize yardımcı olmasını istiyoruz” dedi.
Kiliselere gelince para
gani
Rıfat Dursun isimli köylü ise, yıllardır namaz kıldıkları caminin
şimdilerde içler acısı durumunun kendilerini çok üzdüğünü
belirterek, “Burada yatan şehitler bu toprakları bize vatan olarak
hediye etti. Ancak bizler onların mezar taşlarına bile sahip
çıkamadık. |
 |
|
ORTALIK ÇAKAL-ALKURT KAYNIYORDU
AYTAŞ/3
hepsi sus pus oldular!..

Tüm
çakal-alkurt siteleri , gruplar sustular. Sus-pus oldular.
Kış geldi. Çakallar kardeşleri ayılar gibi inlerine
çekildiler. Acaba mı?
Yarın sabah uyandığımda, üç
haberden birini mutlaka duyacağım:
1. Başbakan veya Cumhurbaşkanı
suikast sonucu öldürüldü.
2. Başbakanla Genel Kurmay
Başkanımız birlikte çiğ köfte partisinde buluşup, TBMM'nin
tavanına çiğ köfte fırlatıp yapıştırdılar.
3. Genel Kurmay Başkanımız
baskılara dayanamadı ve istifa etti.
Hangisi olabilir sizce? Ama
mutlaka birisi olacak. Ama mutlaka olacak. Ya öyle olacak,
ya böyle olacak!... Bu güne kadar ne yazdımsa hepsi oldu ve
gerçekleşti.
Beni hiç düşünmeyin. Ellerim
kelepçeye, vücudum beyaz kefene çoktanalıştı -
hazırlıklı. Bırakın yarınımı, gelecek saatlerimi bile Allah
(cc) ye havale ettim. Hayırlısını versin. Vatanımın Ve
Müslüman Necip Milletimin elbette başka sahipleri vardır ve
sahip çıkacaktır. İki gün sonra, yine duruşmam var. İşimi
gücümü bırakıp, Atatürk'e ve Cumhuriyetimize hakaret
edenlerin açtığı davalara gideceğim. Bu ne biçim devlet
idaresi, mutlaka göreceğiz. Bedeli hayatıma mal olsa da
göreceğiz. Ne de olsa, bana komplo baskınlar yaptıran
Hüseyin Çapkın şu anda İstanbul'da zafer çağını yaşıyor.
Bana komplo yapanlar ödüle doymuyor!.. İnanmazsanız sizler
de bana komplo yapabilirsiniz. Beni dinleyebilir,
izleyebilirsiniz.
Not: Bu tür haberleri 79 reklam veren Siyonist ve Ermeni
şirketine ruhlarını satan, tek masadan yönetilen Türkiyeli
basınında okuyamazsınız.
|
|